Yaşam

Unutulmaya yüz tutmuş bayram gelenekleri

Bayram günlerinde aile büyüklerinin ağzından hüzünle dökülen “Nerede o eski bayramlar” sözü, gerçekten de eski bayramların tadının bir başka olduğunu hatırlatıyor. İşte unutulmaya yüz tutmuş eski bayram gelenekleri.

Abone Ol

Günümüzde de bayram öncesi birtakım hazırlıklar yapılır, ancak eski bayramlarda bu hazırlıklar çok daha büyük bir coşku ve telaşla gerçekleşirdi. AVM’lerin yaygın olmadığı dönemlerde, aileler çocuklarını da yanlarına alarak çarşılara akın ederdi. Bayramlık alışverişi, bayramın en önemli ritüellerinden biriydi.

AVM’lerin yerine, eski bayramlarda çarşılar bayram alışverişinin merkeziydi. Aileler önce çocuklara, sonra yetişkinlere baştan ayağa yeni kıyafetler alırdı. Daha eski dönemlerde hazır kıyafetler olmadığı için terzilere ölçüler verilirdi. Her birey için özel olarak dikilen bayramlık kıyafetler için terzilerin önünde uzun kuyruklar oluşurdu. Varlıklı aileler, durumu iyi olmayan ailelerin çocuklarına da bayramlık kıyafetler diktirirdi. Bu, toplumsal dayanışmanın güzel örneklerinden biriydi.

HİÇ MENDİL İÇİNDE HARÇLIK VE ŞEKER ALDINIZ MI?

Bayramların en güzel anılarından biri de çocuklara harçlık ve şekerlerin bembeyaz bir mendil içinde verilmesiydi. Bu ince düşünceli davranış, çocukları utandırmamak için yapılırdı ve eski bayramların nezaketini yansıtırdı.

"AREFE SUYUNA GİRMEK” GELENEĞİ

Halk arasında "arefe suyuna girmek" diye bilinen bir tabir vardı. Arefe gününde çocuklar da yetişkinler de yıkanır, çocukların arefe suyuna girdiğinde bir arpa boyu uzadığına dair bir inanış vardı. Bayram arefelerinde hamamlar dolup taşar, herkes bayramın temizliği ve ferahlığına uygun şekilde hazırlanırdı.

ESKİ BAYRAM PANAYIRLARININ UNUTULMAZ COŞKUSU

Osmanlı Dönemi’nde başlayıp 90’lı yıllara kadar süren bayram panayırı geleneği, günümüzde neredeyse unutuldu. Bayram panayırları, bayram coşkusuyla dolmuş halkın sevincini doyasıya yaşadığı ve eğlenebildiği yerlerdi. Özellikle çocukların çok sevdiği bu panayırlarda, lunapark oyunları ve çeşitli eğlence alanları bulunurdu. Baloncular, simitçiler, çerezciler gibi seyyar satıcıların da olduğu panayırlarda, eğlence geç saatlere kadar sürerdi. Panayır alanlarında kurulan renkli tezgahlar ve oyun alanları, bayramın neşesini katlardı.

BAYRAMLARIN RADYOYLA GELEN COŞKUSU

Televizyonun olmadığı yıllarda radyo, halk arasında en büyük eğlence ve iletişim kaynağıydı. Bayram günlerinde, radyolar bayrama özel programlar yapar, bayram türküleri çalardı. Bu programlar, bayramın coşkusunu evlere taşır, insanları bir araya getirirdi.