Yeni Malatyaspor, sezona çok iyi başladı ve 4’te 4 ile son yılların en iyi başlangıcını yaptı. İyi gidiyor. Liderlik koltuğuna kuruldu. Yakıştı da. Malatya’nın şampiyonluk umutları filizlendi. Elbette ki eksikler, sorunlar var…

Sezon başından bu yana dile getirdiğimiz hususlar var. Bunlar aynen devam ediyor. Oyuncular maça iyi başlıyor, golü buluyor, moral kazanıyor ancak bazen ilk yarıda, bazen de ikinci yarıda sıkıntılar baş gösteriyor. Temposu düşük, oyunu dengede tutacak, rölantiye alacak bir düzen yok. Ama kaliteli oyuncuların varlığı ile bunlar şu ana kadar aşıldı.

4 haftadır tılsım devam ediyor. Gerçekten de önemli bir başlangıç. Herkes bardağın dolu tarafından bakmayı ve başarıyı şimdiden sahiplenmeyi sürdürüyor. Takım kazanınca “transferleri ben yaptırdım” demeye başladı bazı “yancılar.”

İşte tam da bu noktada bazı gerçeklere değinmekte fayda var.

Takım iyi giderken, başarılı sonuçlar alırken herkesin yüzü güler, kimse sorun varsa bile dönüp bakmak, konuşmak istemez. Aslında bu çoğu zaman işe de yarar. Büyük, küçük tüm kulüplerde bu böyledir. Yeni Malatyaspor’da böyle bir süreç işliyor. Hepimiz sevinçli ve mutluyuz. Ancak unutmayalım ki madalyonun öbür yüzü de var: Gerçekler.

Sonuçlar kötüye gitmeye başladığı an gerçekler konuşulmaya başlanır. “Bu transferleri kim yaptı?”, “Yaşı geçmiş oyuncular transfer edilir mi?”, “Sahada yürüyen bu futbolcuya kaç para ödediniz?”, “Hoca oyunu okuyamıyor”, “Futbolcular iyi çalışmıyor”, “Forvet diye aldığınız oyuncu halı saha golcüsü mü?”, “Para olmayınca tabii ki sıkıntı olur” gibi çok şey yazılır, çizilir ve söylenir. Bunlar şimdilik bir kenarda duruyor.

Açık söylemek gerekirse Yeni Malatyaspor’un şampiyonluktan başka şansı da yok. Alınacak kötü sonuçlar, bütün bu gerçeklerle yüzleştirecek bizi. Bunu hoca ve oyuncuların yanı sıra herkesin bilmesi gerekir.

Her şey tılsım ve gerçekler dengesine göre şekillenir.

Temenni edelim ki tılsım bozulmasın ve bu rüyadan uyanmayalım…