Yeni Malatyasporumuzun kaderi kendi elindeyken, üç maçta elde ettiği maalesef tek puan tüm gidişatı zora soktu. Bu üç maçta İrfan Hocanın kumar oynarcasına kadro değişimleri ve oyun stratejisi yanlışları maalesef camiayı strese soktu. Bu süreci kötü geçirerek kendi işimizi zorlaştırdık. Göztepe galibiyeti arka arkaya oynayacağımız Bandırma, Adana Demirspor, Bolu ve Sivas maçı umut oldu. İşin kötü tarafı Bandırma ve Adana Demir küme düşmemeye-Bolu ilk altıya, Sivas şampiyonluğa oynuyor. Bunlardan maç almak zor görünüyordu. Bu üç maçta alınan 1 puan kâbusumuz olacağa benziyor.
Benim Hesabım!
Mantığım ve matematiğin söylediği, Eskişehir ve Sivas maçlarının tamamını kazanırsa, puanları 64 olur. Biz 64 olursak, Sivas’la biz çıkarız. Eskişehir’in puan silme cezası olduğundan, averaja bakılmadan bir altta olması gerekiyor. Bu senaryoya göre Sivas maçına kalmadan 64 puan için 7 puana ihtiyacımız vardı. Rakiplerin kayıpları adeta bize puan yazılmış gibi olacaktı. Sivas’ın Göztepe’ye puan kaybetmesi umudumuzdu fakat olmadı. Puan farkını artırarak ya da koruyarak sona haftalara yaklaşmak, şampiyonluğa yaklaşmak demekti.
Göztepe Maçı.
Göztepespor’un ilk iki şansını devam ettirebilmek için çıktığı maçta, Yeni Malatyaspor kendinden emin, rakibi tehlikeli bölgeden uzak tutan anlayışla golü kovalama stratejisi ile sahaya çıkmıştı. Hücumda etkili silahlara sahip takımımız gol yemediği taktirde golü bulma olasılığının yüksek olacağı herkesin malumu idi. Maçın başında Sedat’la girilen iki pozisyon, maçı çok isteyen tarafın biz olduğunu gösterdi. Hırsının dışında Sedat oyuna katkı sağlayamadı. Pareira ve Dialiba etkisizdi. Ayite’nin sakatlığı hissediliyordu. Gecikmelide olsa yapılan değişiklikler oyuna daha çok hareketlilik getirdi. Murat Akça’nın başlattığı atağı kovalaması ve Caner’in uzun bir aradan sonra yaptığı isabetli ortada golü bulmamız herkesi coşturdu.
Bandırma Maçı
Tribün de “Zafer inananlarındır.”yazıyordu. Bandırma inanmıştı. Stoperler hariç adeta sekiz kişi ile hücum yapıyorlar. Biz ise dört kişi ile savunma. Ön libero Sedat onca gol yemişiz kendi ceza sahasına girmemiş, öne top oynamamış, ikili mücadeleye girmemiş. 90 dakika oyunda kalmış. Sonuç demeki normal. Bandırma takımı ise rakibini her noktada oynatmamaya çalışıp, kaptığı toplarda hep birlikte hücum yapıyorlardı. Biz ise yardımlaşmayan, birbirine sanki küskün, bitkin bir halde, yenilgiyi kabullenmiş bir görüntüye sahiptik. Oyunu sahamızda kabullenip, sabırlı oynayıp, oyunu tutmak, rakibi oynatmamak gibi bir anlayışa sahip değil de, açık oynamayı ve önde oynamayı tercih ettik. Buda maalesef strateji hatası oldu. Rakibin kazanma isteğinin olacağı, çok adamla hızlı çıkan bir takım olduğu, çok gol yediği gerçeklerini analiz edememişiz.
Son 3 maçta 2 puan olan avantajımız bize ne kadar umut olacak bilmem. Kalan maçları alarak Sivas’ta oynanacak finale en azından avantajlı gitmek gerekir. Bu maçları almak için, öncelikle rakiplerden daha çok istemeliyiz. Bunu da sahada ki mücadele ile göstermek zorundayız. Takım tertibinde ve oyun anlayışında risk alacak değişikliklere gitmeden, sabırla oynamak zorundayız. Savunma güvenliğini elden bırakmadan, yani gol yemeden golü kovalamalıyız. Bu anlayışla maçlardan galip çıkmamamız için hiçbir sebep yok.