Siyaset

Provokasyon değil vizyon zamanı: Malatya hak ettiği yere ulaşacak!

AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, deprem sonrası yürütülen çalışmalar ve kentin geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Malatya’nın sadece bir nüfus rakamından ibaret olmadığını vurgulayan Bakan, şehrin 1,5 milyonluk bir etki alanına sahip dev bir "çekim merkezi" olduğunu ifade etti.

Abone Ol

BUSABAH TV youtube kanalında yayınlanan “Gündem Malatya” programına konuk olan AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, Malatya vizyonunu açıklayarak, kentin eskisinden güzel bir il olacağını vurguladı. BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu’nun moderatörlüğünde yapılan programda önemli konulara değinildi.

“MALATYA DEPREMDEN SONRA BAMBAŞKA BİR KİMLİĞE BÜRÜNECEK”

Malatya’nın hak ettiği yere mutlaka ulaşacağını belirten Ali Bakan, kentin geleceğine dair iddialı bir perspektif çizdi. Provoke edici söylemlerin şehre zarar verdiğini hatırlatan Bakan,

"Malatya, emin olun depremden sonraki süreçte bambaşka bir Malatya olacaktır. Belki iddialı bir söz gibi görünebilir ama Malatya mutlaka hak ettiği yere ulaşacaktır. İnsanları provoke eden, Malatya’ya zarar veren söylemlerin bu şehre hiçbir faydası yok. Daha önce de ifade ettiğim gibi Malatya’da herkes kendi görevini yapmalıdır. Siyasetçiler görevini yapacak ancak bu yükü sadece siyasetçilere yüklemek de doğru değildir. Basının da yapıcı olması gerekir. Yapılan güzel çalışmaların görülmesi, takdir edilmesi gerekir. Çünkü marifet iltifata tabidir"

dedi.

Malatya’nın stratejik konumuna dikkat çeken Bakan, kentin hinterlandının genişliğini şu sözlerle anlattı:

“İnanıyorum ki 5–10 yıl gibi bir sürede Malatya, bölgenin yıldızı ve markası haline gelecektir. Bunu daha önce 2014 ve 2019’daki aday adaylığı süreçlerinde de dile getirmiştim. Malatya’da siyaset yapan herkesin bu şehri iyi bilmesi, iyi tanıması gerekir. Bugün Malatya’nın nüfusu 750–800 bin olarak ifade ediliyor, deprem sonrası bir miktar düşüş yaşandı. Ancak Malatya’yı sadece bu nüfus rakamlarıyla değerlendirmemeliyiz. Malatya’nın bölgedeki konumunu, tarihsel ve stratejik önemini iyi kavramamız gerekiyor.”
Malatya, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren sanayi yatırımlarının yoğunlaştığı nadir illerden biridir. 1940’lı ve 1950’li yıllarda Tekel, Mensucat, Şeker Fabrikası ve Devlet Demiryolları Bölge Müdürlüğü gibi önemli kurumların bulunduğu tek vilayet Malatya olmuştur. Demiryolları açısından da bir kavşak noktasıdır. İstanbul’dan ve batıdan gelen ekspres trenler burada Van Gölü ve Kurtalan hatlarına ayrılır. Ayrıca 17–18 ilin güzergâhında yer alan, bölgeyi birbirine bağlayan stratejik bir şehirdir.
Malatya sadece kendi nüfusuyla sınırlı bir şehir değildir. Kemaliye, Ağın, Keban, Baskil, Pülümür, Divriği, Çelikhan, Elbistan ve Adıyaman’ın büyük bir kısmı Malatya ile doğrudan etkileşim halindedir. Yaklaşık 50–60 bin Bingöllü hemşehrimiz de Malatya’da yaşamaktadır. Tüm bunlar dikkate alındığında, Malatya’da yapılan her yatırım ve çalışma en az 1,5 milyonluk bir nüfusa hitap etmektedir. Bu nedenle Malatya’ya dair atılan her adımı, bu geniş etki alanını gözeten bir vizyonla planlamak zorundayız.
Malatya; Adıyaman’ı, Kahramanmaraş’ı, Elazığ’ı, Sivas’ı ve çevresindeki birçok ili etkileyen bir çekim merkezidir. Bu değerin farkına vardığımızda; Gaziantep’i, Kahramanmaraş’ı ve Kayseri’yi aşabilecek potansiyele sahibiz. Ancak bunun için önce bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor.
Tarihi, turistik ve doğal güzellikler açısından Malatya, bölgenin en güçlü şehirlerinden biridir. Baraj gölüyle adeta denizi olan bir şehirden söz ediyoruz. Bu alanlarda önceki dönemlerde yapılan düzenlemeler ve bugün devam eden çalışmalar, Malatya’nın ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Battalgazi’deki Ulu Cami, Selçuklu döneminin en eski ve türünün tek örneği olan, yazlık ve kışlık bölümleri bulunan çok özel bir eserdir. Takaz’da çıkan suyun benzeri yalnızca Balkanlar’da, Ohri Gölü çevresinde görülmektedir.
Yemek kültürü açısından da Malatya son derece zengin bir şehir. Urfa ve Hatay bir kenara bırakıldığında, Gaziantep mutfağı birkaç kalemle anılırken; Malatya mutfağı saymakla bitmeyecek kadar çeşitlidir. Yapmamız gereken, bu değerleri ortaya çıkarmak, tanıtmak ve hayata geçirmektir. Allah Malatya’ya her türlü güzelliği vermiştir. Bizim sorumluluğumuz ise bu güzellikleri doğru şekilde değerlendirmek ve geleceğe taşımaktır.”