Malatya’da yeni kampanya dönemine hazırlanan Malatya Şeker Fabrikası bu kez üretim değil, konum tartışmalarıyla gündemde. Şehrin büyümesiyle birlikte adeta kent merkezinde kalan fabrikanın özellikle pancar işleme döneminde oluşan kokular nedeniyle vatandaşları rahatsız ettiği iddiaları yeniden alevlendi. Kamuoyunda “Şeker Fabrikası şehir dışına taşınmalı mı?” sorusu tartışılırken, konuyla ilgili busabahmalatya.com’a konuşan Şeker-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Nuri Murat önemli açıklamalarda bulundu.
Şeker Fabrikasının şehrin içerisinde olabileceğini dile getiren Şeker-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Nuri Murat, eğer fabrikanın kömürle çalışan bir fabrika olsaydı şehir içinde olamayacağını söyledi.
“BU FABRİKA 1955–1956 YILLARINDA YAPILAN BİR FABRİKA”
“Fabrikanın çevreye herhangi bir kimyasal atığı, zararlı bir atığı olsaydı olmazdı” diyen Murat
“Bunların hiçbiri yok. Fabrikamız tamamen çevre dostu, çevreyle uyumlu ve doğal gaz dönüşümü yapılmış. Biyolojik arıtma tesisi, çamursuzlaştırma ünitesi yapılmış. Çevreye en ufak bir zarar vermiyor. Tabii taşınma noktasında da bu fabrikanın taşınacak gibi bir durumu olmaz. Mümkün değil. Çünkü bu fabrika 1955–1956 yıllarında yapılan bir fabrika. Bunun taşınacak hiçbir tarafı yok. Ancak bizim yıllardır savunduğumuz tek bir şey var: Yeni fabrika yapılır, oraya taşınılır. Ama şu anki şartlarda yeni bir fabrikanın yapılmasını ben mümkün görmüyorum”
diye konuştu.
“50-60 BİN İNSANIN EKMEĞİ ELİNDEN ALINIR”
Malatya Şeker Fabrikası’nın taşınması gündeme gelirse fabrikanın kapanabileceğini söyleyen Murat,
“Taşıma gündeme gelirse bu fabrika kapanır. 50-60 bin insanın ekmeği elinden alınır, başka da bir şey olmaz. Gerçekten geçmiş yıllarda bu fabrikanın satılması, özelleşmesi ve kapanması için çok emek veren insanlar vardı. Ama şu anda geldiğimiz noktada onlar da bizimle hemfikir oldular. ‘İyi ki bu fabrika kalmış, iyi ki kapatılmamış, iyi ki satılmamış’ diyorlar. Sebebine gelince; başta söylediğim gibi 50-60 bin insana ekmek sağlıyor. Yarattığı katma değer çok büyük. Malatya’da şunu iddia ediyoruz: Kayısıdan sonra en büyük girdi pancar ve şeker fabrikasıdır. Gerçekten sanayinin ve bölgenin en büyük kamu iktisadi kurumu. Bundan başka kamunun böyle büyük ve geniş kapsamlı bir kurumu yok”
ifadelerini kullandı.
“BU FABRİKANIN TAŞINACAK HİÇBİR TARAFI YOK”
Geçmiş yıllarda küspe kokusundan dolayı bazı sıkıntıların yaşandığını hatırlatan Murat şunları kaydetti:
“Bir de en basitinden pandemide gıda ve ihtiyaç sıkıntısı yaşanırken Türkşeker bu işin imdadına yetişti. Şu anda geldiğimiz noktada, asrın felaketini yaşadığımız depremde de ilk dakikalardan itibaren yaklaşık 15 bin Malatyalıya 6-7 ay boyunca ev sahipliği yaptı. Ayrıca orada lojistik görev gördü. Depolarımız gelen yardımların dağıtım noktası olarak kullanıldı. Kaldı ki fabrikanın çevreye en ufak bir zararı yok. Geçmiş yıllarda küspe kokusundan dolayı bazı sıkıntılar olmuştu. Son 2 yıldır çok şükür bununla ilgili de gerekli önlemler alındı. Bu sene 155 bin ton küspe çıktı. Altın gibi, aynı gününde satıldı gitti. Hayvancılık ve besicilik için de çok önemli bir gelir kaynağı. Samanın tonu 10 bin lirayken biz küspeyi 9 liradan sattık. Hayvancılık için ne kadar gerekli olduğu ortada. Onun için Malatyalıların bu fabrikaya el birliğiyle sahip çıkması gerekiyor. Burası Malatya’nın geleceği. Taşıma noktasında dediğim gibi; yeni fabrika yapılır, biter, personel oraya taşınır. Yoksa ‘biz fabrikayı taşıyacağız’ gibi bir şey olamaz. Çünkü bu fabrikanın taşınacak hiçbir tarafı yok.”