Selahattin Gürkan kemeri tam sıkamamış!

Yerel seçimlerin hemen ardından ilk defa mazbata alanların çoğu devraldığı belediyelerin borçlarını açıkladı.

E tabii bu kervana bizim Malatya Büyükşehir Belediyemiz de dahil oldu.

Büyük Şehir Belediye Başkanı Samir Er, devraldığı belediyenin (bağlı olduğu kurumlar dahil) 17 Katrilyon borcu olduğunu açıkladı.

Sayın Gürkan ilk mazbatayı aldığında, önceki yönetimi aşağılar gibi egosu ile açıklamalar yaparken durumu daha vahim göstermek maksatı ile “eski parayla” diye sıfırları çoğaltarak, altını çizerek açıklamalar yapıyordu.

Kendisinin bıraktığı rakama sıfır atmaya (eski para ile bakmaya) da lüzum yok!

Hatta kemer sıkma politikasına gideceğinden falan bahsediyordu.

Hatta bunlardan bahsederken olası bir aksi durumda bunu bahane edebilir diye joker kart gibi kullanmak maksatı ile yan cebine koyduğunu dahi düşünmüştüm.

Bunlarla birlikte Yeşilyurt Belediyesinin de batakta olduğuna ya da olma yolunda olduğuna dair birtakım laflar dolanmıyor değil.

Büyükşehir Belediyesinin bu ay ki işçi maaşlarının ödenebilmesi için 82 Milyon gibi bir kredi çekildiğini belediye meclisinde Büyükşehir Belediye Başkanı açıkladı.

İnsanları eleştirip daha iyisiymişim gibi davranıp da daha kötü bir hale getirdiğim bir durumdan benim yüzüm kızarırdı. Ancak egoist olduğum için egoistliğim bunun üzerini örtüştürürdü.

Ha gerçi doğru ya, ben siyasetçiyim. Utanmamam lazım ki ayakta kalabileyim. O pastadaki payımdan olmamalıyım.

Belediyeleri devredenlerin iyi bir hayat yaşayacağından da şüphemiz yok. Öyle ya, ülkemizde siyasete giren köşeyi dönüyor.

Bizdekilerde de defineci olanlar oldu, çeşit çeşit şirketlerini kuranlar, kasasını dolduranlar oldu. Hanımını bakanlıklara aldıranlar oldu. Ama bir isim var onu söylemeyeceğim. Çok göze batmayan bir isimdi. Bana kalırsa o yalnızca ceketini alıp çıktı.

Kendi halindeydi. Bir de konuşurken şivesi vardı, öyle samimiydi ki (şu zaman olmuş hâlâ telefonları açmaz!) O da elbette ki bir şeyler almıştır. Ancak görünen o değildi. Oldu - bitti fukaraydı, biçarem.

Yeniden Selahattin Gürkan’a gelecek olursak son olarak şunları ifade etmek isterim.

Rahmetli Kemal Sunal’ın “Üçkağıtçı” adında filmi vardı. Hatırlarsanız eğer şöyle bir sahne geçiyor:

Kemal Sunal, Belediye Başkan koltuğundan ölmesine kalan süreyi geriye doğru saymayı bitirdiğinde masanın altına doğru kayıyor. Ve o meşhur sözünü söylüyor.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Semih Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.



Anket Malatya'da yerinde dönüşümü kim yapmalı?