Öncelikle, Malatyalıların konuşma tarzı oldukça kendine özgü olmakla birlikte Malatya yöresine özgü aksan ve bazı kelime kullanımları, Malatyalıları hemen belli eder. Malatyalıları diğerlerinden ayırt etmek oldukça kolaylaşır. Onların benzersiz konuşma tarzı, yöresel lezzetlere olan tutkuları, geleneksel giyim tarzları ve misafirperverlikleri, Malatya'nın özgün kimliğini ve kültürel zenginliğini yansıtır.
SALÇAYA "EŞGİ" DİYSE SU KATILMAMIŞ MALATYALIDIR
Malatya'nın özgün aksanı ve bazı kelime kullanımları, Malatyalıları hemen belli eder. İşte Malatyalıların kendine has konuşma tarzlarından birkaç örnek:
Denemesi bedava, "dut meyvesine tut, hit filine de dut" diyen birine nereli olduğunu sorun kesin Malatyalı çıkacaktır. Kışlık bulgura "zarğha", zarğhayı koyduğu yere de "hızna" diyen nereli olabilir? Bir parça yerine "bi gırtik", kerpiç evlerdeki tavan direklerine "hezen", tahta rendelenirken çıkan talaşa "hğızırik", baca kapağına "hgapenk", ondan sonra yerine de "andana" gözetlemeye "kişifleme", diyse, sana defalarca söyledim telaş etme yerine "sana on yol söledim, taşgala etme", sincaba "deyin", bir de salçaya "eşgi" diyse emin olun, su katılmamış Malatyalıdır.
TABAĞA "SAHEN" DİYİSE O MALATYALIDIR
Ana hiçbir şey ders olmuyor yerine "sana heç bi şey dafar olmuyu", beddua ederken, "cigerin ağzından gele", "yegin yanın yere gele" diyise, bir de "anam bu yaştan soyna irafa sahen mi dizeceyikh", "sizin pisik bizim çağaya çeynağh (tırmak) atmış bacım", hele de solucana "söhülcan", lahanaya "nahna", düdüğe "sübsübü", tabağa "sahen", rafa da "iraf", şehriyeye de "sare", keçi yavrusuna "gıdik", duvara monteli tahta rafa da "tahtıbek" diyise kalıbımı basarım o Malatyalıdır.