Yaşam

Malatya sokaklarında oynadığımız 7 nostaljik oyun

Eski oyunlar hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap eden eğlenceli kültür öğelerimizden bir tanesiydi. Teknolojiye yenik düşmeden önce bu oyunların akşam saatlerine kadar mahallelerde oynandığı bilinirdi. Mahallelerde büyüklerin de katıldığı oyunlar, zamanla unutuldu ve yerini bilgisayar oyunlarına bıraktı.

Abone Ol

Biz de BUSABAH Medya olarak mahallelerde oynanan, sosyal olarak çocukların gelişimine büyük katkı sağlayan, Malatya sokaklarında oynanan oyunları derledik. Bazıları çok nadir de olsa bazı mahallelerde oynansa dahi, çoğunluğu nostaljideki yerini aldı ve eskide kaldı. İşte Malatya’da çocukların oynadığı 7 oyun;

1-SAKLAMBAÇ

Sadece Malatya’da değil birçok ilimizde de oynanan saklambaç oyunu, hepimizde güzel anılar bırakan bir oyun. Akşam saatlerine kadar yaz kış demeden oynanan oyuna başlamadan önce bir ebe seçilir. Seçilen ebe kale olarak belirlenen bölgeye gider ve gözlerini kapatır. Belirlenen sayıya kadar gözlerini kapatarak sayar ve “Önüm, arkam, sağım, solum sobe” der. Bu sayma işlemi sırasında oyunu oynayanlar mahalle içerisinde saklanmaya çalışırlar. Ebe kaleden çok fazla uzaklaşmamaya dikkat ederek saklananları arar. Ebe saklananları bulursa kaleye doğru gider ve “sobe” der. Saklananlar ebeden önce kaleye gidip “sobe” derse, ebe tekrar ebe olur.

2-SEK SEK OYUNU

Bu oyun da birçok ilde oynanan meşhur oyunlardan bir tanesi. Oyun yere çizilen 1’den 8’e kadar numaralandırılan karelerden oluşur. Yere çizilen karelere numaralar verilir. Oyuncu eline bir taş alır ve sırayla karelere taşı atmaya çalışır. Taşın çizginin dışına çıkmaması gerekir. Eğer taş çizilen kare içerisinde kalırsa, taş atılan kareye basmamak şartıyla oyuncu, tek ayak üzerinde sekerek oyun parkuru üzerinden gider ve tekrar başlangıç yerine döner. Çizilen 8 kareyi de başarıyla geçen oyuncu kazanır. Yalnızca yan yana çizilen 3’ncü, 4’üncü ve 7’nci, 8’nci karelere oyuncu iki ayağıyla basar.

3-YAKAN TOP

Grup halinde oynanan bu oyun çocuklarda takım oyunu becerisini geliştiren oyunlardan bir tanesidir. Malatya’da sokaklarda ve okullarda da sık sık oynandığı bilinir. Oyun iki grup oluşturularak oynanır. Yazı tura ile oyuna başlayacak grup seçilir. Başlayan grup karşı grubun oyuncularını top ile vurmaya çalışır. Topu yerden atmak önemlidir çünkü eğer ortada duran oyuncu topu havada yakalarsa bir can kazanır ve top ile vurduğunuzda yenilmez, bir can kaybeder. Can kazanan oyuncu bu canı kullanarak, kendi takımından elenen bir oyuncuyu tekrar oyuna alabilir. Belirli bir sayıya ulaşan takım oyunu da kazanmış olur.

4-KÖREBE

Oyuncu sayısı isteğe bağlı olarak değişebilir. Oyuncular oyuna başlamadan önce bir ebe seçilir. Ebe olan oyuncunun gözleri bir bez ile kapatılır. Gözleri kapalı olan oyuncu, diğer oyuncuları bakmadan yakalamaya çalışır. Eğer ebe herhangi bir oyuncuyu gözü kapalı bir şekilde yakalarsa, yeni ebe o olur. Ebe sesleri dinleyerek diğer oyuncuların yerlerini tespit etmeye çalışır ve döngü bu şekilde devam eder. Gözler kapalı olduğu için bazen tehlikeli olan bir oyun olabilir.

5- DEVELEME OYUNU

Eski bakkalların raflarında tahtadan yapılmış renk renk develeme denilen topaç görevi gören tahtalar vardı. Oyun bu tahtalar ve bir ip ile oynanırdı. Artık oyuncak raflarında çok rastlamasak da köy ve mahalle bakkallarında mutlaka bulundurulan ahşap bir oyuncaktı. Bazı evlerin çatılarında saklanan kolilerde, eski eşyalar arasında karşılaştığımızda ise bu nostaljik oyuncak geçmişe götürüyor. Develemeye ip sarılır, kura çekilir ve kaybeden oyuncu develemesini yere koyar. Oyuncu yere bırakılan develemeyi kendi develemesi ile vurmaya çalışır ve başarırsa bir puan kazanmış olur.

6- BİLYE OYUNLARI

Bu oyun da eski zamanlarda bakkallarda çeşitli renklerini ve farklı malzemeden yapılmış hallerini bulabildiğimiz küçük toplardı. Herkesin ayrı ayrı bilye koleksiyonları vardı ve bazıları kolay kolay bulunamadığından dolayı değerliydi. Farklı renklerdeki bilyeler ara sıra keselerden çıkarılarak diğer oyunculara sergilenirdi. Oyuna başlamadan önce bilyeler belirlenen çizgiye dizilir. Her oyuncu aynı sayıda bilyesini çizgiye dizer ve uzaklaşarak atış yerine giderlerdi. Bazı durumlarda bilyelerin değerleri olurdu ve vurulan bilye değeri kadar puan kazanılırdı. Sıra ile yapılan atışlarda her oyuncu vurduğu bilye sayısı kadar puan kazanırdı. Eğer hiçbir bilyeyi vuramaz ise sıra diğer oyuncuya geçer, yerde bilye kalmayana kadar devam ederdi. Ayrıca mahallede herkesin “ellik” adı verdiği, diğerlerinden farklı ve değerli bir bilyesi vardı ve tüm atışlarını bu bilye ile gerçekleştirirdi.

7- YEDİ TUĞLA OYUNU

Bu oyunu oynamak için bahçelerden ve açık alanlardan tuğla aradığımız olmuştur. Oyun 7 tane tuğla ve bir top ile oynanır. Bulunan tuğla parçaları üst üste dizilir. Yedi adım geriye giden oyuncular, eşit gruplara ayrılır. Kura veya tekerleme ile oyuna başlayacak olan grup belirlenir. Oyuna başlayan grup topu alarak çizgiyi geçmeden dizilen tuğlaları top ile vurmaya çalışır. Bu sırada tuğlaların arkasında bir kaleci bekler. Atış yapan oyuncu, tuğlayı vuramazsa atış sırası diğer gruba geçer, eğer vurursa ve tuğlalar devrilirse kaledeki oyuncu top ile tuğlaları deviren grup oyuncularını vurmaya çalışır. Kaçan oyuncular ise tuğlaları top ile vurulmadan tekrar üst üste dizmeye çalışır. Bu işlemi başarırlarsa kazanırlar. Başarısız olurlarsa top ile nişan alan takım puan kazanır.