Malatya Haberleri

Akpınar’da ekmek aslanın ağzında! Malatyalı esnaf isyan etti: "Bir kilo satmak için günde 15 defa omuzluyoruz!"

Malatya’nın kalbi Akpınar’da 20 yıldır esnaflık yapan Faik Küçük, manavlık mesleğinin perde arkasındaki ağır işçiliği Busabah Medya’ya anlattı. Deprem sonrası kura ve taşınma belirsizliğiyle boğuşan deneyimli esnaf, zorlu mesai şartlarına sitem ederek çarpıcı açıklamalarda bulundu: "Bir kilo mal satabilmek için günde 15 defa o kasaları omuzluyoruz!"

Abone Ol

Asrın felaketinin ardından büyük bir değişim ve kentsel dönüşüm sürecinden geçen Malatya’da, yerel ticaretin ve kalbinin attığı Akpınar esnafı hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bölgede hem geleceğe dair belirsizlikler hem de her geçen gün ağırlaşan çalışma şartları esnafı canından bezdirdi. Akpınar’da tam 20 yıldır manavlık yaparak geçimini sağlayan Faik Küçük, Busabah Medya’ya yaptığı özel açıklamalarda mesleğin görünmeyen acı yüzünü ve tezgahlardaki son durumu paylaştı.

20 YILLIK AKPINAR ESNAFI "ÖNÜMÜZÜ GÖREMİYORUZ"

Mesleğe 20 yıl önce giyim sektöründen radikal bir kararla geçiş yaptığını ve o günden beri Akpınar’da ekmek mücadelesi verdiğini belirten Faik Küçük, bölgedeki dönüşüm nedeniyle büyük bir belirsizlik içinde olduğunu ifade eden Küçük, geleceğine dair kaygılarını şu sözlerle dile getirdi:

"Şu an burada kiracıyım ve taşınacağımız yer henüz belli değil. Belli bir tarihte kuralar çekilecek. Herkes mal sahiplerinin mallarını alacak, biz kiracılar ise önümüzü o zaman göreceğiz. Ne olacağımız meçhul."

"GENÇLER YANINDAN BİLE GEÇMESİN GÜNDE 15 DEFA OMUZLUYORUZ!"

Manavlık mesleğinin dışarıdan sadece tezgâh başında durmaktan ibaret sanıldığını ancak arkasında insanüstü bir fiziksel güç barındırdığını vurgulayan Faik Küçük, gençlere bu mesleği asla önermediğini söyledi. Sabahın köründe başlayan ve bitmek bilmeyen o ağır mesaiyi sitem dolu sözlerle anlatan deneyimli esnaf, başlığa taşınan o sert gerçeği şu cümlelerle özetledi:

"Hale sabah saat 04.00'te gidiyoruz, 04.30'da oradayız. Halin açılışı çok erken oluyor. Bu işin zahmeti, eziyeti çok büyük. Halde kasaları kaldırıp getiriyorsun, arabaya yüklüyorsun. Sonra buraya getirip kamyondan geri aşağı indiriyorsun. Sadece 1 kilo malı satabilmek için günde en az 15 defa o ağır kasaları kaldırıp indiriyor, omuzluyoruz. Ondan sonra ancak satabiliyorsun. Bu iş çok büyük zahmet istiyor."

"ÇOCUĞUM BU İŞTEN UZAK DURSUN, GÜNLÜK ŞEYLER BUNLAR"

Ağır iş şartları nedeniyle mesleğin bir geleceği olmadığını savunan Küçük, kendi evladının da baba mesleğini devam ettirmesini istemediğini belirtti. Sektörün kaygan bir zeminde olduğunu söyleyen Akpınar esnafı, "Çocuğumun bu işi devam ettirmesini hiç sanmam ve istemem. Çünkü bunlar günlük şeyler, her an için her şey değişebilir. Bugün buradayız, yarın başka bir işe başlamak zorunda kalabiliriz" diyerek esnaflığın geldiği son noktaya dikkat çekti.

DÜNYA KAYISI BAŞKENTİNDE ŞAŞIRTAN "MERSİN" DETAYI

Röportajın sonunda tezgahlardaki ürün çeşitliliğine ve Malatya'nın simgesi olan kayısıya değinen Faik Küçük, duyanları hayrete düşüren bir gerçeği de paylaştı. Dünya kayısı başkenti olan Malatya'da şu an tezgahında yer alan kayısının yerli ürün olmadığını belirten esnaf, "Kayısı dışarıdan, Mersin’den geliyor" diyerek piyasadaki lojistik ve mevsimsel döngünün altını çizdi.

Akpınar esnafının yaşadığı hem fiziksel hem de geleceğe yönelik bu zorlu süreç, Malatya’da deprem sonrası yerel ticaretin hangi şartlar altında ayakta kalmaya çalıştığını bir kez daha gözler önüne serdi.