Toplumda çoğu zaman “duruş bozukluğu” olarak hafife alınan skolyoz, erken dönemde fark edilmediğinde hem estetik hem de ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle çocukluk çağında yapılacak basit kontrollerin hastalığın seyrini tamamen değiştirebileceğine dikkat çekiyor.
SKOLYOZ UZUN SÜRE FARK EDİLMEYEBİLİYOR
VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Omurga ve Skolyoz Cerrahisi ekibi, skolyozun omurganın kendi dengeleme mekanizmaları nedeniyle uzun süre gizli ilerleyebildiğini belirtti. Bu durumun, hastalığın geç fark edilmesine neden olabildiği vurgulandı.
HANGİ EĞRİLİK SKOLYOZ SAYILIYOR?
Skolyoz derecelerine göre tedavi yaklaşımlarını anlatan Prof. Dr. Mehmet Nuri Erdem,
“10 dereceye kadar olan eğrilikleri skolyoz olarak değil, asimetri olarak kabul ediyoruz. 10-20 derece arasındaki eğrilikler çoğu zaman tedavi gerektirmiyor ancak düzenli takip şart. 20-40 derece arasındaki eğriliklerde egzersiz ve korse tedavileri ön plana çıkıyor. 40 derecenin üzerindeki eğriliklerde ise cerrahi tedavi gündeme geliyor”
dedi.
40-50 DERECE GRİ ZON
Prof. Dr. Erdem, günümüzde 40-50 derece aralığının gri zon olarak değerlendirildiğini, ancak 50 derecenin üzerindeki eğriliklerin mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini vurguladı.
İLK FARK EDEN ÇOĞU ZAMAN ANNELER OLUYOR
Skolyozun sinsi ilerlediğine dikkat çeken Erdem, hastalığın genellikle anneler tarafından fark edildiğini belirterek,
“Omuz seviyelerinde fark, bel çukurlarında asimetri, kıyafetlerin vücuda düzgün oturmaması önemli uyarı işaretleridir”
diye konuştu.
TANI NASIL KONULUYOR?
Skolyoz tanısında ayakta çekilen röntgenin esas olduğunu ifade eden Erdem, öncesinde öne eğilme testinin hızlı ve etkili bir tarama yöntemi olarak kullanıldığını söyledi. Çocuk öne eğildiğinde kaburga ve bel bölgesindeki asimetrinin daha net görüldüğünü belirtti.
TEDAVİ YAŞA GÖRE DEĞİŞİYOR
Skolyozun başlangıç yaşının tedavi planını doğrudan etkilediğini dile getiren Prof. Dr. Erdem, 10 yaş altındaki erken başlangıçlı skolyozlarda büyüme dostu cerrahilerin tercih edildiğini, büyümesini tamamlamış çocuklarda ise omurgayı sabitleyen füzyon ameliyatlarının gündeme geldiğini ifade etti.
SADECE ESTETİK BİR SORUN DEĞİL
Skolyozun iç organları da etkileyebileceğine dikkat çeken Erdem, özellikle tedavi edilmeyen erken başlangıçlı vakalarda akciğer kapasitesinde ciddi kısıtlılıklar görülebildiğini belirterek,
“Skolyoz mutlaka tıbbi bir hastalık olarak ele alınmalıdır”
dedi.








