3 : Zina

‘’Zinaya yaklaşmayın. Şüphesiz o hayâsızlıktır ve ne kötü bir yoldur.’’

 Bakın kardeşler zina (yapmayın demiyor), zinaya (yaklaşmayın diyor). Çünkü zinaya yaklaşan onu yaparda.

Allah azze ve celle kudsi bir hadiste şöyle buyuruyor: ‘’Ben tağutları helak eden, zinakârları fakir bırakan Allah’ım.’’

‘’Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüzer sopa vurun. Eğer Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız onlara acıyacağınız tutmasın. Mü’minlerden bir topluluk da onların cezalarına şahit olsun. Zina eden erkek ancak zina eden veya müşrik bir kadınla evlenir, zina eden kadında ancak zina eden veya müşrik bir erkekle evlenir. Bu davranış mü’minlere haram kılınmıştır.’’

Böyle iken İslâm şeriatı zina yapan birine bu kadar kötü muamele yapar. Ve bununla kalmayıp onu bir yıl sürgün eder. Ve bu zinayı yapanlar bütün Müslümanlara gösterilir ve o herkes tarafından namussuz ve zina yapan biri olarak tanınlır. Ve ona kimsenin güveni kalmaz. İşte Rabbimiz bize böylesine güzel ve her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünen bir din şeriat seçmiştir. Fakat bugünkü tâğûti düzenler Allah (c.c.)’nun koyduğu bu güzel hükümlerle hükmetmeyip, kendi güzel zannettikleri ve çok aciz olarak yaratılan beşerin koyduğu kanunlarla yönetiyorlar.

Zinanın zararlarını İbni Kayyım (r.h.) şöyle sıralıyor:

Zina, dine bağlılığın azalması, takvanın gitmesi, kişiliğin yok olması, kıskançlığın azalması gibi bütün şerleri kendisinde toplamıştır. Zina edipte takvalı, sözünde duran, doğru konuşan, dostluğunu koruyan ve ailesine tam bir kıskançlık duyan birsini bulamazsın.

Diğer zararlarını da şöyle sıralayabiliriz:

1: Yukarıda bahsettiğimiz kudsi hadisteki – Ben zinakarları fakir bırakan Allah’ım. (fakirlik)

2: Zina yapanın saygısını götürür. Ve Rabbinin gözünden düşürdüğü gibi kullarında gözünden düşürür.

3: İnsanlar ona hain gözüyle bakar. Ne haramine nede çocuklarına karşı, hiç kimse ona güven duymaz.

Bunlar kişiye dünyadaki zararları.

Birde ahiretteki zararları vardır:

1: En büyük zarar eğer dünyada tevbe etmezse, cehennem azabıdır.

2: Adn Cennetleri’ndeki güzel meskenlerde hûriler ile eğlenmeyi kaçırma riskine atar kendisini.

Allah Teâlâ, dünyada ipek giyeni kıyamet gününde onu giymekten mahrum bırakacaksa, aynı şekilde dünyâda haram suretlerle faydalanan kimseyide böyle yapacaktır.

O yüzden zina hem dünyada hem de âhirette zarardan başka hiçbir şey değildir.

Peki, zinadan nasıl korunmalıyız:

1: İmkân varsa evlenerek, eğer evlenme imkânı yoksa oruç tutar.

Abdullah b. Mesud (r.a): Hz. Peygamber (s.a.s.) ile birlikte idik: “Kim evlenebilirse, evlensin. Çünkü evlilik, gözü haramdan daha iyi çevirir, nâmusu da daha iyi korur. Ancak kim evlenemiyorsa oruç tutsun. Çünkü oruç, şehveti keser”. Buyurdu demiştir.

2: Seni o işe sürükleyecek ve hatırlatacak; her ameli ve her mekânı terk etmek.

3: (Maâzallah: Allaha sığınırım) ve (İnnî Ehâfullah: Ben Allah’tan korkuyorum) demek.

(Maâzallah): Hz. Yusuf (a.s.) bunu söylediğinde Allah (c.c.) onu korudu ve kadınların hilesini ondan uzaklaştırdı.

(İnnî Ehâfullah): Kadın onu zinaya davet ettiğinde (İnnî Ehâfullah) diyen kişi, Rahma’nın gölgesinden başka gölgenin olmadığı günde, Rahma’nın gölgesinde gölgelenir. Bu sadece kadın fuhuşsa çağırdığında değil, onu o işe sürükleyecek bir aracı gördüğünde veya dışarıda açık saçık bir kadın gördüğünde veya zina için vesvese geldiğinde (İnnî Ehâfullah) demeli ve Allah (c.c.)’nun kulun yaptıklarından haberdar olduğunu bir an bile unutmamalıdır.

Bu konuyla ilgili çok güzel iki kıssayıda burada paylaşıp konuyu bitirmek istiyorum:

Bir gün kadının biri, adamın birini evinde odaya sıkıştırmış ve demiş ki:

- Ya benimle zina edersin ya da çıkarım dışarıya bu adam bana tecavüz ediyor diye bağırırım. Adam kadından kurtulamayacağını anlamış ve demiş ki:

- Bana tuvaleti göster girip hemen gelicem demiş. (o zamanlarda tuvaletler şimdiki gibi modern değil taş veya tahtadan altını kaldırınca bütün pislik gözüküyor)

Tahtayı kaldırmış ve bütün pisliği yüzüne başına sürmüş (tabi adam bunu zinadan kurtulmak için yapıyor) kadının yanına gelince kadın onu öyle görünce hemen zina yapmaktan vaz geçiyor ve adamı evden kovuyor. Adam aceleyle arkadaşlarının yanına gelmiş ve demişki:

-Bana su verin acil yıkanmam gerekiyor. Arkadaşları sormuş hayırdır ne oldu böyle demişler Adam:

-Yıkanmam lazım işte demiş. Arkadaşları:

-Tamam, yıkan ama şu sürdüğün kokudan bize de ver demişler. Adam şaşırmış üstündeki pislikten başka bir şey değildi. Allah azze ve celle zinadan korunmak için bunu yapan gencin o pisliği çok güzel bir misk kokusuna çevirmiş.

Bir gün birden bire çok aşırı bir yağmur yağmaya başlamış. Kızın biride zor durumda kalmış ve önüne gelen ilk evin kapısını çalmış. O evde de genç bekâr bir ilim talebesi varmış oda ev de tek kalıyormuş. Talebe kapıyı açmış ve kızın yardım isteğini görünce hemen içeri almış. İlim talebesi kıza giyecek bir şeyler vermiş ve odasına geçmiş saat geç olduğu için mecbur kız evde yatmak zorunda kalmış.

Tabi ki bu sırada şeytanlar boş kalmayıp ilim talebesine alabildiğine vesvese vermeye başlamış. Adam bu vesveselerden kurtulmak için masasının üstündeki muma elini koymaya başlamış, bir süre sonra adam bayılmış. Sabah uyanınca kızın evde olmadığını görmüş. Ve kısa bir süre sonra İslâm devletinin askerleri kapıyı çalmış ve o ilim talebesini alıp kadı‘ya götürmüşler. Kadı ilim talebesine dünkü gün böyle böyle olay yaşadın mı? diye sormuş:

-İlim talebesi de evet yaşadım diye cevap vermiş. Kadı:

-O kız benim kızımdı ve bu olayı bana anlattı, eğer kabul edersen seni kızımla evlendirmek isterim demiş. İlim talebesi de kabul etmiş.

O zamanlar kadıdan kız almak çok zormuş. İşte böyle kardeşler biz ne kadar kendimizi zinadan daha doğrusu haramlardan korursak Allah (c.c.) ‘da böyle kişiyi beklemediği yönden rızıklandır.

Hatalar benden, doğrular İslâm’dandır. Davamızın başı ve sonu Âlemlerin Rabbi Allah (c.c.)’ya hamd etmektir.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Talha Toğrulca - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Malatya Busabah Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Malatya Busabah hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Malatya Busabah editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Malatya Busabah değil haberi geçen ajanstır.



Anket Malatya'da yerinde dönüşümü kim yapmalı?
Tüm anketler