Rahim ağzı kanserinin dünyada kadınlarda en sık görülen dördüncü kanser türü olduğunu belirten Medicana International Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Bahtiyar Çiftci, HPV virüsünün bulaşma yolları, tarama testleri ve aşının önemi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
RAHİM AĞZI KANSERİNİN EN ÖNEMLİ NEDENİ HPV
Rahim ağzı kanserinin neredeyse tamamının HPV virüsüne bağlı geliştiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Bahtiyar Çiftci, her yıl dünyada 600 binden fazla kadına ileri evre rahim ağzı kanseri tanısı konulduğunu, yaklaşık 340 bin kadının ise bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi. Bu kanserden korunmanın mümkün olduğuna dikkat çeken Çiftci, ulusal tarama programları kapsamında yapılan HPV DNA ve pap smear testlerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
HPV DNA testinin kanseri tespit etme oranının yüzde 95 civarında olduğunu, pap smear testinde ise bu oranın yüzde 60 seviyelerinde kaldığını belirten Çiftci, erken tanının hayat kurtardığını dile getirdi.
“HPV VÜCUT DIŞINDA 10 GÜNE KADAR CANLI KALABİLİYOR”
HPV pozitif kadınların kendilerine en sık yönelttiği sorunun, virüsün evdeki çocuklara bulaşıp bulaşmayacağı olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Çiftci,
“HPV virüsünün vücut dışında 7-10 güne kadar canlı kalabildiğini biliyoruz. Bu nedenle teorik olarak çocuğa bulaşma riski vardır. Genel hijyen kurallarına uyulması ve aşılanmanın yapılması bu riski azaltır”
dedi.
Virüsün çocukluk çağında belirti vermeyebileceğini vurgulayan Çiftci,
“HPV çocuklara bulaşırsa, bu virüs 25 yıl sonra rahim ağzı kanserine ya da boğaz lezyonlarına dönüşebilir. Ayrıca HPV sadece genital bölgeyle sınırlı değildir; orofaringeal yani boğaz ve yutma kaslarını tutan hastalıklara da neden olabilir”
diye konuştu.
SİNSİ İLERLİYOR, TARAMA HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Rahim ağzı kanserinin sinsi ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Çiftci, ilk belirtilerin vajinal kanama, kötü kokulu veya yoğun akıntı olabileceğini söyledi. Tarama testleri sayesinde henüz belirti vermeyen HPV enfeksiyonlarının tespit edilebildiğini belirten Çiftci, bu sayede hastaların kanser gelişmeden korunabildiğini ifade etti.
AŞI YÜKSEK ORANDA KORUYUCU
HPV aşısının rahim ağzı kanserine karşı güçlü bir koruma sağladığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Bahtiyar Çiftci,
“26 yaşına kadar yapılan aşılamalar yüzde 90’ın üzerinde koruyuculuk sağlar. Aşılar 9-45 yaş arası kadın ve erkeklere uygulanabilir. Üst yaş sınırı yoktur, riskli gruplarda 45 yaş sonrası için de aşı önerebiliriz”
dedi.
HPV pozitif bireylerin de aşı olabileceğini vurgulayan Çiftci, aşı takviminin 9-15 yaş arasında 2 doz, 15 yaşından sonra ise 3 doz şeklinde uygulandığını sözlerine ekledi.
CERRAHİ TEDAVİ HER ZAMAN RAHMİN ALINMASI DEMEK DEĞİL
Şüpheli lezyonlarda ilk aşamada rahmin alınmasının gerekmediğini belirten Çiftci, rahim ağzındaki riskli bölgenin çıkarılmasının çoğu zaman yeterli olduğunu söyledi. Bu işlemin gebeliğe engel olmadığını ancak erken doğum ve rahim ağzı yetmezliği gibi riskler açısından hastaların bilgilendirilmesi gerektiğini kaydetti.






