Sağlık

Gebelikte yapılan RSV aşısı yenidoğanları ağır enfeksiyonlardan koruyor

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, gebelikte uygulanan RSV aşısının bebeği anne karnındayken koruma altına aldığını belirterek, özellikle prematüre bebekler için büyük avantaj sağladığını söyledi.

Abone Ol

Yenidoğan döneminde görülen ağır solunum yolu enfeksiyonlarının en önemli nedenlerinden biri olan RSV’ye karşı geliştirilen gebelik aşısı, bebeğin henüz doğmadan korunmasını hedefliyor. Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, son yıllarda bu alanda umut verici gelişmeler yaşandığını vurguladı.

RSV BEBEKLERDE AĞIR SEYREDEBİLİYOR

RSV’nin (Respiratuvar Sinsityal Virüs) bebeklerde alt solunum yollarını tutarak bronşiolit ve pnömoniye yol açabildiğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, özellikle yaşamın ilk 6 ayında enfeksiyonun ağır seyrettiğini ifade etti. Işık,

“Bu dönemde solunum sıkıntısı, apne atakları ve hastaneye yatış ihtiyacı sık görülüyor. Prematüre bebekler ile kalp ve akciğer hastalığı olanlar en yüksek risk grubunda yer alıyor”

dedi.

PASİF BAĞIŞIKLIK SAĞLIYOR

Gebelikte yapılan RSV aşısının yalnızca anne adayını değil, doğacak bebeği de korumayı amaçladığını vurgulayan Işık,

“Aşılanan annede oluşan RSV’ye özgü IgG antikorları plasenta yoluyla bebeğe geçiyor. Böylece bebek, doğduğu anda pasif bağışıklık kazanmış oluyor. Bu yöntem tetanoz ve grip aşılarında da uzun yıllardır başarıyla uygulanıyor”

diye konuştu.

Pasif bağışıklığın doğumdan sonra yaklaşık 4-6 ay sürdüğünü belirten Işık, bu sürenin RSV enfeksiyonlarının en sık ve ağır seyrettiği dönem olması açısından kritik önemde olduğunu söyledi.

EN SAVUNMASIZ GRUP PREMATÜRE BEBEKLER

RSV aşısının gebeliğin 32-36’ncı haftaları arasında uygulanmasının önerildiğini aktaran Uzm. Dr. Işık, bu dönemde yapılan aşının yenidoğanlarda RSV’ye bağlı alt solunum yolu enfeksiyonlarını, hastaneye ve yoğun bakıma yatış oranlarını anlamlı şekilde azalttığını dile getirdi. Işık,

“Bilimsel veriler anne ve bebek açısından ciddi bir güvenlik sorunu olmadığını gösteriyor. Özellikle prematüre bebekler RSV açısından en savunmasız grupta. Gebelikte yapılan aşı sayesinde, erken doğsa bile bebek koruyucu antikorlarla dünyaya geliyor”

dedi.

Daha önce RSV enfeksiyonu geçirmenin kalıcı bağışıklık sağlamadığını belirten Işık, bu nedenle geçmişte RSV geçirmiş anne adaylarında da aşının önerildiğini ifade etti.

BEBEĞİ KORUMADA EN ETKİLİ YÖNTEM

Anne adaylarının aşıyla ilgili tereddüt yaşadığını belirten Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık,

“Mevcut veriler, gebelikte yapılan RSV aşısının bebeği korumada en etkili yöntem olduğunu ortaya koyuyor. Aşı, grip ve Covid-19 aşılarıyla aynı dönemde farklı enjeksiyon bölgelerinden uygulanabiliyor. Türkiye’de RSV aşısının rutin gebelik aşı takvimine girişiyle ilgili süreç devam ediyor. Anne adaylarının bireysel risk durumlarına göre kadın doğum ve göğüs hastalıkları uzmanlarına danışmaları önemli”

diye konuştu.

Uzm. Dr. Işık, gebelikte RSV aşısının, yenidoğanları hayatlarının en savunmasız döneminde ciddi solunum yolu enfeksiyonlarından korumayı amaçlayan, bilimsel temeli güçlü ve umut verici bir uygulama olduğunu sözlerine ekledi.