Bir Kurban Bayramı’nı geride bırakmanın sevinci yerine hüznünü yaşayan toplumumuzun tatili kısa olduğu için “Aaa ne çabuk geçti…” tarzı söylemlerin çok olduğu bir günde “Geçmiş bayramın kutlu olsun” kalıbı gün boyunca sürerken kaç kişi yitirdik bu Bayram izninde diye kafa yormaya başladım.

Yeni Türkiye’nin “kafa yormaları” da bir başka oluyor çünkü bu tür beyin jimnastiği yaptığın zaman bayramların artık çok farklılaştığını hem yaşıyorsun hem de haberlerden Yeni Türkiye Bayramı’nı bir daha idrak ediyorsun.

Bizim neslin babaları çocuk şekerini ayrı alır büyüklerin şekerini ayrı alırdı. Yani iki farklı şeker alınırdı bayramlarda…

Bu bayram kapınıza kaç çocuk geldi?

Kaç çocuk grubu gürültü çıkararak elindeki naylon poşetlerle evinizi neşelendirdi?

Çocuksuz geçen bir bayram daha geçirdik ve her geçen gün çocuk sayısı azalmaktadır.

Ayaklarımız su toplayana kadar şeker toplardık…

Bayram demek bizim zamanımızda (ki ben 35 yaşındayım, çok eski değil yani) birazda “çocuk” demekti.

Çocukların sevinmediği bir bayrama doğru gidiyoruz.

Belki “güvenlik” kavramı çok değişti o yüzden insanlar çocuklarını bırakmıyor ama o çocuklar yakınlarına da gitmiyor maalesef!

Bayramın bu yüzyıldaki tanımı, tatil yapmak ve bulunduğun ortamdan uzaklaşmaktır.

Çevresinden uzaklaştığın veya yakınlarından uzaklaştığın bir uygulamaya bayram haricinde her şey denir.

Tatil denir, kafa dinlenme denir, hava değişikliği denir…

Ne derseniz deyin ama “Bayram” demeyin lütfen!

İş o hale geldi ki Kurban Bayramı’nın sadece “kurban kesmek” olduğunu zanneden ve kan dökmek olduğuna inanan insanların veya ünlülerin algısını bizim gibi kurban kesen Müslümanlar bırakıyor.

Çünkü biz de sadece o şekilde yapıyoruz artık…

Her konuda teknolojinin faydalarından yararlanan Müslüman kardeşlerimin “Kurban” konusunda halen 1400 yıl geride kalmaları gariptir. Elindeki telefonun fiyatı belki dört kurban parası eder ama o kurbanlık koyunu kendi kesmeye çalışır.

Her konuda değişime uğrayan memleketimin insanları hatta “Bayram” dediğimiz dini sevincimizi “tatil” diye algılayan Müslümanların kurbanlık koyun gibi kendilerini kesmesi acayiptir. Bu tür kazazedelerin çokluğu bizi daha geriye götürmüyor ama dini bayramımızı sadece “hayvan kesmek” olarak idrak edenlerin algısını biz veriyoruz maalesef.

Yaptığımız uygulamaların toplamını hesaplarken sağlamasını karşı taraf yapıyor. Karşı çıkıyoruz ama icraatımız çok da insani değil maalesef…