Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras” projesi kapsamında yürütülen kazılar, Aksaray Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Prof. Dr. Osman Doğanay liderliğinde sürdürülüyor. M.S. 2’nci yüzyılda Hadrian ve Trajan dönemlerinde inşa edilen yapının, yapılan son kazılarla birlikte tıbbi ve dini işlevler üstlendiği ortaya çıktı.
ASKLEPİOS KÜLTÜ VE TEDAVİ İZLERİ
Kazılarda bulunan Asklepios kültüne ait sunak ve heykel parçaları, havuzun bir şifa merkezi olduğunu kanıtladı. Üzerinde yılan figürleri bulunan eserlerin sağlık tanrısı Asklepios’a adandığını belirten Doğanay,
“Doğu cephesinde ortaya çıkan kalıntılar, burada Asklepios’a adanmış bir tapınak ya da kült merkezi bulunduğunu kesinleştiriyor”
ifadelerini kullandı.
Kazılarda ele geçirilen bir kitabenin, yapının Marcus Aurelius ve Commodus dönemine ait olduğunu gösterdiğini aktaran Doğanay,
“Kitabede her iki imparatorun adı geçiyor. Bu da yapının M.S. 177-180 yılları arasında tamamlandığını ortaya koyuyor”
dedi.
KAPADOKYA ARKEOLOJİSİ İÇİN YENİ SAYFA
Bahçeli Roma Havuzu’nda yürütülen çalışmaların yalnızca Niğde için değil, Kapadokya arkeolojisi açısından da önemli olduğuna dikkat çeken Doğanay,
“Yaklaşık 80 yıl sonra yeniden yapılan bu kazılar, Roma döneminde suyla tedavi uygulamalarının Anadolu’daki örneklerinden birini ortaya çıkardı”
diye konuştu.
KAZILAR 2026’DA DA SÜRECEK
Kazıların gelecek yıl da devam edeceğini belirten Prof. Dr. Doğanay, alanın çevre düzenlemesiyle birlikte turizme kazandırılacağını ifade etti:
“Roma Havuzu’nun çevresindeki kompleksleri de gün yüzüne çıkaracağız. Burası arkeolojik bir sağlık merkezi olarak ziyaretçilere açılacak. Kazılar genişledikçe yeni ve sürpriz eserlere ulaşmayı bekliyoruz.”
Bu keşifle birlikte Bahçeli Roma Havuzu, Niğde’nin tarihsel mirasında yeni bir dönemi temsil ederken, “Antik Çağ’ın şifa merkezi” olarak arkeoloji dünyasında dikkatleri üzerine çekti.