Son günlerde yurdun büyük bölümünde etkili olan kuvvetli lodos, günlük yaşamı olduğu kadar insan sağlığını da olumsuz etkiliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, lodosun hava basıncında ani değişimlere neden olarak birçok sağlık sorununu beraberinde getirdiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.
“LODOS ÇARPTI” ŞİKÂYETLERİ ARTIYOR
Kuvvetli lodosun pek çok kişide baş ağrısı ve halsizlik gibi şikâyetlere yol açtığını belirten Prof. Dr. Şevket Özkaya, bu durumun halk arasında “lodos çarptı” şeklinde tanımlandığını söyledi. Özkaya, lodosun yalnızca fiziksel değil, psikolojik etkiler de oluşturduğunu vurgulayarak,
“Lodos hormonal dengeyi bozarak yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk, çalışma isteğinde azalma, göz kanlanması, ağrı, mide bulantısı, nefes darlığı, uyuşukluk, iştah değişiklikleri ve çeşitli psikolojik sorunlara neden olabiliyor”
dedi.
KAN BASINCI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNE DİKKAT
Lodos ve soğuk hava gibi mevsimsel değişikliklerin kan basıncını doğrudan etkilediğini ifade eden Özkaya, kan basıncının genellikle kış aylarında daha yüksek, yaz aylarında ise daha düşük seyrettiğini söyledi. Bunun nedeninin, soğuk havanın kan damarlarında geçici daralmaya yol açması olduğunu belirten Özkaya,
“Daralan damarlardan kanı geçirmek için daha fazla basınç gerekir ve bu da tansiyonun yükselmesine neden olur”
diye konuştu.
Ani hava değişimleri, fırtınalar ve hava cephelerinin de tansiyonu etkileyebileceğine dikkat çeken Özkaya, vücudun nem, atmosfer basıncı ve rüzgârdaki ani değişimlere benzer tepkiler verdiğini kaydetti. Bu tür tansiyon değişikliklerinin özellikle 65 yaş ve üzerindeki kişilerde daha sık görüldüğünü söyledi.
TANSİYON HASTALARINA ÖNEMLİ UYARILAR
Yüksek tansiyonu olan kişilerin mevsim geçişlerinde daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Şevket Özkaya,
“Mevsimler değiştikçe kan basıncı ölçümlerinizi düzenli olarak yapın ve not alın. Kilo alımı, tuzlu gıdaların artması ve soğuk havaya bağlı fiziksel aktivitenin azalması da tansiyonu yükseltebilir”
dedi.
Kan basıncında belirgin değişiklikler yaşanması durumunda mutlaka sağlık uzmanına başvurulması gerektiğini belirten Özkaya, ilaç dozlarının ya da türlerinin doktor kontrolü olmadan kesinlikle değiştirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.