Sağlık

Kalp krizinde ilk müdahale nasıl olmalı? Kalp krizi geçiren birine kalp masajı yapılır mı?

Giderek yaygınlaşan kalp krizine karşı uyarılar devam ederken Kardiyoloji Uzmanı Dr. Güney Sarıoğlu, önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Sarıoğlu, kendisinde olmayan ve kalp krizi geçiren birisine 112 acil müdahale ekipleri gelene kadar kalp masajı yapılmasının önemine dikkat çekti.

Abone Ol

Günümüzün en yaygın hastalıklarından birisi olan kalp krizi giderek 30’lu yaşlara kadar indi. Göğüste şiddetli bir ağrıyla ortaya çıkan ve kişilerin ölümüne bile neden olan bu hastalıkla ilgili BUSABAH Medya’ya konuşan Battalgazi Devlet Hastanesi hekimlerinden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Güney Sarıoğlu, göğüs ağrısında ağrının türünün çok önemli olduğunu söyledi.

“BİR AĞRI VE HUZURSUZLUK HİSSİ OLUR”

Genellikle göğüs ağrısının türlerine baktıklarını dile getiren Dr. Sarıoğlu,

 “Kalp-damar tıkanıklığıyla ilgili ağrılar daha çok baskı şeklinde, göğüste bir huzursuzluk, baskı, özellikle mengeneyle sıkıştırıyormuş, eziyormuş gibi hatta halkımız bunu daha çok ‘Göğsüme öküz oturmuş veya birisi göğsüme oturdu ve kalmıyor’ derler. Bunun gibi göğüste bir ağrı ve huzursuzluk hissi olur. Bu daha çok 2 dakikadan, kalp krizinde de 20-30 dakikadan uzun sürer. Biz genellikle göğüs ağırsıyla gelen hastalardaki ağrının türüne, ağrının hangi koşullarda ortaya çıktığına bakıyoruz. Nasıl hangi koşullar derken kastımız şu: Eforlar yani yürürken, merdiven çıkarken, efor sırasında işte çok soğuk bir havada örneğin, çok ağır bir yemek sonrası, bir kavga sonrası, duygusal bir yoğun üzüntü sonrası mı ortaya çıkıyor ya da istirahatte mi ortaya çıkıyor, buna bakarız. Eğer ağrısı oturduğu, yattığı, dinlendiği sırada oluşuyorsa kalp hastalıklarını daha az düşünüyoruz. Bu durumda daha çok kas hastalıkları yani kas romatizmaları, boyun fıtığı, sinir sıkışmaları, memede bazen kistler olabiliyor iyi huylu da olsa, bunların ağrıları olabiliyor, önce buralara odaklanıyoruz.  2 dakikadan kısa süren ağrılarda kalp krizini dışlamış oluyoruz”

 şeklinde konuştu.

“KİŞİNİN KOLESTEROL DÜZEYİNE BAKIYORUZ”

Hastanın risk faktörlerinden bahseden Dr. Sarıoğlu,

 “2 dakikadan kısa süren ağrılarda, hastanın risk faktörleri nedir? Şeker hastalığının, yüksek tansiyonun olması, sigara kullanıyor olması, anne-baba, kardeşlerinde birinci derece akraba dediğimiz kişilerde ani ölüm, özellikle erkek akrabalarını ele alırsak 55 yaşından küçük kişilerde kalp krizi, damar tıkanıklığı geçirmiş olması, ani ölüm, felç, bacak damar tıkanıklığı bunların varlığı ya da kadınlarda 65 yaş altında bunlar oluyorsa erken ortaya çıktığını düşünüp, bunu da risk faktörü olduğunu kabul ediyoruz. Kişinin kolesterol düzeyine bakıyoruz. Boyuna oranlayarak aşırı kilosu olup olmadığını ölçüyoruz. Kalp hastası olabilir diye bu faktörlere daha çok odaklanıyoruz. Bunun üzerine ileri tetkikler dediğimiz işte koşu bantları, efor testleri, ekokardiyografi testleriyle veya nükleer tıp dediğimiz ilaçlı damar testleriyle hastada damar tıkanıklığı var mı yok mu diye bakıyoruz”

 ifadelerini kulandı.

“GÜNÜMÜZDE GÜZEL SEÇENEKLER VAR”

Kalp krizinin belirtilerini de anlatan Dr. Sarıoğlu,

“Kalp krizinde önce şiddetli bir göğüs ağrısı olur. Bu ağrı en çok sol kola uzanır bu. Nadiren sağ kola da uzanabilir. Genelde çeneye, alt dişlere vurabilir. Bu belirtileri olan hastalar mutlaka acil servise başvursunlar. Günümüzde tedavide müdahale konusunda çok güzel seçenekler var. Anjiyografide hastayı hemen anjiyoyla damarları değerlendirilip, tıkanıklığı tespit edip aynı seansta bir birkaç dakika sonra hemen buraya ince bir tel gönderip bir balon vasıtasıyla o tıkanık damarı genişletip açabiliyoruz. Böylelikle kalbi kurtarabiliyoruz”

dedi.

“HEPİMİZİN KALP MASAJI YAPMAYI ÖĞRENMESİ GEREKİYOR”

Dışarıda kalp krizi geçiren birisine acil müdahale ekibi gelene kadar nasıl müdahale edilebileceğini dile getiren Dr. Sarıoğlu,

“Vatandaş dışarıda birisinin kalp krizi geçirdiğini gördük. Şiddetli göğüs ağrısı var.  İlk yapacağımız iş hastayı kontrol ederek hayati fonksiyonlarının yerinde olup olmadığını kontrol etmek gerekiyor. Hastanın iyi olup olmadığını anlamak için konuşmaya çalışmak gerekiyor. Eğer hasta kendisindeyse hızlı bir şekilde 112 ekibini arayarak hastanın durumunu bildirmek gerekiyor. Eğer hasta baygınsa, bize yanıt vermiyorsa kalp masajı uygulamak gerekiyor. Aslında hepimizin kalp masajı yapmayı öğrenmesi gerekiyor. Suni teneffüsten ziyade kalp masajı çok önemli. kalp masajını ne kadar yapabilirsek hastaya o kadar zaman kazandırırız. Kalp masajı sayesinde kan akışını bir süre sürdürebiliyoruz, hastanın ölüm ihtimalini azaltıyoruz, anjiyodan göreceği faydayı artırıyoruz. Bunun dışında çok yapacağımız bir şey yok. Ben insanlarımızın kalp masajı eğitimi almalarını tavsiye ediyorum”

 ifadelerine yer verdi.

“KALP KRİZİ GEÇİREN BİRİSİNE BİR ŞEY YEDİRİP, İÇİRMEYİN”

Kalp krizi geçiren birisine bir şey yedirip içirmenin doğru olmadığını söyleyen Dr. Sarıoğlu,

“Kalp krizi geçiren birisine asla bir şey vermemek gerekiyor. Hatta bu anjiyoyu da etkiler. Anjiyo sırasında hasta kusup kusmuğunu akciğerlerine kaçırabilir. Bir şey yedirip içirmememiz gerekiyor. Varsa bir aspirin verilebilir. Artık çoğumuzun evinde yaygın olarak bulunuyor. Kan cıvıltıcılar. 100 miligramlık aspirinler yoksa 500’lük standart aspirinler verilebilir, çiğnetilebilir. Bir aspirin çok etkili. Hayat kurtarması açısından temel yaklaşımdan önce bir aspirin vermek ondan sonra hastayı hava alabileceği, sakin bir yere yatırmak, üstünü sıkan bir nesne varsa üzerinde bunları gevşetmek, bir kravat olabilir, gömleği olabilir, biraz açmak, etrafını boşaltmak, hava alıp ambulans gelene kadar hastanın yanından ayrılmamak gerekiyor. Onun dışında, vatandaşımızın kalp masajı dışında yapabilecekleri bir şey yok”

diye konuştu.

“ERKEKLERDE DAHA ÇOK GÖRÜLÜYOR”

Kalp krizinin erkekte mi yoksa kadınlarda mı daha çok görüldüğünü anlatan Dr. Sarıoğlu,

 “Kalp krizinde erkekler daha çok risk altında. Bu kadınlardaki östrojenle ilgili bulunuyor. Hani bahsettiğim gibi ne demiştim, birinci derece akrabalarında erkekte 55 yaş altı, kadında 65 yaş altı buradan da aslında anlayabiliyoruz. Kalp krizi geçirme süresi olarak kadınlar erkeklerden bir 10 yıl daha avantajlı diyebiliriz. Evet, erkeklerde daha çok görülüyor ama ölümcüllüğü aynı”

 dedi.

DOKTOR KONTROLÜ ÖNEMLİ

Spor yapanlarda ve gençlerinde kalp krizi geçirdiğine dikkat eden Dr. Sarıoğlu önemli tavsiyelerde bulundu. Dr. Sarıoğlu, şunları kaydetti:

“Birinci derece akrabalarında bahsettiğim gibi erkekte 55 yaş, kadında 65 yaş altı erken bir kalp krizi, damar tıkanıklığı, felç, ani ölüm durumu varsa 40 yaşına kadar 5 yılda bir, mutlaka kardiyoloji kontrolüne gitmelerini tavsiye ediyoruz. 20 yaşını dolduran bireylerin bir aile hekiminde de olabilir, bir kolesterollerine, genel olarak baktırmalarını tavsiye ediyoruz. Ailesel kolesterol yüksekliği olabiliyor, bunlarda erken damar tıkanıklıkları oluşuyor. Nadiren 30’lu yaşlarda da kalp krizi görmeye başladık. Bu da daha çok genetik, kolesterol yüksekliği, bazen uyuşturucu maddeler kullanımı, yoğun sigara içimi gibi maddeler kullanımına bağlı da kalp krizini erken yaşlarda maalesef görüyoruz. Dediğim gibi 40 yaşına kadar 5 yılda bir, 40 yaşından 50 yaşına kadar 2i yılda bir, 50 yaşından sonra da yılda bir kardiyolojik kontrolüne gitmesi gerekiyor. Beslenmemiz önemli. Beslenmemizde yağları, kakı yağı ve sıvı yağ hepsini azaltmak, özellikle hayvansal yağları daha az tüketmek gerekiyor. Mesela iç yağ, sana yağ, margarin, kuyruk yağı, tereyağı bunları tüketmemek gerekiyor. Zeytinyağını az tüketmek gerekiyor. O da zararlı. Haftada 2 gün yağlı balıklardan yemeyi tavsiye ediyoruz. Ama çok fazla tüketmemek kaydıyla. Çünkü çinko birikimi olup, beyin hücrelerinde birikip, erken Parkinson bulgularına neden olabiliyor. Yeşilliği daha çok arttırmalarını, daha çok marul, maydanoz, nane, roka gibi yeşillik yemelerini, baklagilleri biraz daha arttırmalarını tavsiye ediyoruz. Süt içiyorlarsa, yoğurt yiyorlarsa, kaymaksız yemelerini, yağ alınmış, yağsız yoğurt, süt tüketmelerini tavsiye ediyoruz.”