Gaziantep Özel Hatem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Kalli, günümüzde giderek yaygınlaşan insülin direnci hakkında önemli açıklamalarda bulundu. İnsülin direncinin hem dünyada hem de Türkiye’de artan obezitenin en önemli nedenlerinden biri olduğunu vurgulayan Kalli, bu durumun çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini söyledi.
İNSÜLİN DİRENCİ NEDİR?
Dr. Halil Kalli, insülin direncini; kas, yağ ve karaciğer hücrelerinin pankreas tarafından üretilen insüline yeterince yanıt verememesi sonucu kan şekeri seviyesinin yükselmesiyle ortaya çıkan bir metabolik bozukluk olarak tanımladı.
BELİRTİLER ÇOĞU ZAMAN GÖZ ARDI EDİLİYOR
İnsülin direncinin ilk sinyallerinin çoğu zaman fark edilmediğini belirten Dr. Kalli, sık yaşanan tatlı krizleri, yemek sonrası uyku hali, kilo vermede zorlanma, yemekten sonra kan şekerinin ani düşmesine bağlı el titremesi ve terleme ile bel çevresinde artan genişlemenin önemli belirtiler arasında yer aldığını ifade etti.
“METABOLİK SAĞLIK YAŞAM KALİTESİNİN TEMELİDİR”
İnsülin direncini yalnızca geçici olarak baskılamanın yeterli olmadığını vurgulayan Dr. Kalli, tedavinin temelinde vücudun doğal dengesini yeniden kurmanın yattığını belirtti.
Kalli,
“İnsülin direnci tedavisinde öncelikli adım yaşam tarzı değişiklikleridir. Tıbbi beslenme tedavisi, düzenli egzersiz, fiziksel aktivitenin artırılması ve uyku düzeninin sağlanması büyük önem taşır. Beslenme planı; bireyin yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivite düzeyi ve yaşam tarzına göre kişiye özel olarak belirlenmelidir”
dedi.
ZAMANINDA MÜDAHALE HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
İnsülin direncinin başka hastalıkların gelişimini tetikleyebileceğine dikkat çeken Dr. Kalli, erken tanı ve zamanında müdahale ile bu durumun kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Bu sayede tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilebileceğini ifade etti.
HOMA-IR DEĞERİ ÖNEMLİ BİR GÖSTERGE
İnsülin direncinin tespitinde kullanılan HOMA-IR değerinin, vücudun insüline karşı duyarlılığını ölçen önemli bir parametre olduğunu belirten Kalli, normal şartlarda bu değerin 2,5’in altında olması gerektiğini, 2,5’in üzerindeki değerlerin metabolik sorunlara işaret edebileceğini söyledi.
STRES VE UYKU DÜZENİ DE ETKİLİ
Dr. Halil Kalli, insülin direncinin gelişiminde yüksek trigliserit düzeyleri, aşırı kilo, stres, fiziksel aktivite yetersizliği, polikistik over sendromu ve uyku bozukluklarının önemli rol oynadığını sözlerine ekledi.