Acıbadem Kent Hastanesi Endokrinolog Dr. Arzu Jalilova, ergen beyninin sosyal medya ve dijital uyaranlara yetişkinlerden çok daha duyarlı olduğunu vurguladı. Jalilova, ekran süresinden ziyade, gençlerin sosyal medyayı hangi amaçla ve hangi duygusal ihtiyaçla kullandıklarının önem taşıdığını ifade etti.
BEYİN GELİŞİMİ, HORMONLAR VE DİJİTAL DÜNYA
Jalilova, ergenlik döneminin beynin yeniden yapılanmasının en yoğun yaşandığı bir süreç olduğunu belirterek, gençlerin hem fiziksel hem de nörobiyolojik ve psikolojik açıdan dönüşüm geçirdiğini söyledi. Limbik sistemin yetişkinlere göre daha hızlı olgunlaştığını hatırlatan Jalilova,
“Dikkat, planlama, özdenetim ve karar verme işlevleri prefrontal kortekste ancak 20’li yaşların ortasında tamamlanıyor. Bu fark, gençleri risk almaya ve sosyal geri bildirimlere daha duyarlı kılıyor”
dedi.
SOSYAL MEDYA DOPAMİN VE OKSİTOSİNİ ETKİLİYOR
Sosyal medya ve dijital oyunların, ergen beynindeki dopamin sistemini tetiklediğini vurgulayan Jalilova, bildirimler, beğeniler ve paylaşımların görünürlüğünün beynin ödül mekanizmasını hızlı biçimde uyardığını anlattı. Ayrıca sosyal medyanın, bağlılık ve güven hissiyle ilişkili oksitosin hormonunu da etkileyebileceğini belirten Jalilova, dijital ortamın gençlerde aidiyet ve güven duygusu geliştirdiğini ifade etti.
DUYGUSAL VE DAVRANIŞSAL ETKİLER
Jalilova, sosyal medyanın ergenlerde öz-değer kaybı, kaygı artışı ve beden algısı bozukluğu gibi psikolojik riskler yaratabileceğini söyledi. Bildirim sesleri, hızlı video akışı ve çoklu ekran kullanımıyla dikkatin sürekli bölünmesinin, uzun süreli odaklanmayı ve sabırlı çalışmayı zorlaştırdığını ekledi.
DOĞRU KULLANIM YARAR SAĞLAYABİLİR
Öte yandan, doğru ve bilinçli kullanımın yaratıcılığı artırabileceğini, bilgiye erişimi kolaylaştırabileceğini ve gençlerin toplumsal farkındalık geliştirmesine katkı sağlayabileceğini belirten Jalilova, sözlerini şöyle tamamladı:
“Dijital dünyanın etkisi iyi ya da kötü değil; ne amaçla, nasıl ve hangi ihtiyaca yönelik kullanıldığıyla ilgilidir. Bu nedenle temel soru gencin ne kadar ekran kullandığı değil, ekranı ne için ve hangi duygusal ihtiyaçla kullandığı olmalıdır.”





