Sayılı turizm ülkeleri arasında yer alan Türkiye, her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor. Yerli ve yabancı turistlerin en çok merak ettiği yerlerden biri de Frig Vadisi. Peki, bu vadi nerede ve nasıl gidilir? Hangi öneme sahiptir?

Kütahya, Afyonkarahisar, Eskişehir üçgeninde, “phrygia Epiktetus” (Küçük Frigya) dağlık yerleşimi olarak tanımlanan bölge, bugün “Frig Vadisi” adıyla anılıyor. Kütahya il sınırları içerisinde, merkeze 7 kilometre uzaklıktaki Yeni Bosna Köyü'nden başlayıp, Kütahya’ya 54 kilometre uzaklıktaki Ovacık Köyü'ne kadar ilin doğusu boyunca uzanan alan; Sabuncupınar, Söğüt, İnli, Sökmen, Fındık ve İncik mağaralarının bulunduğu kuzey bölüm ile daha güneydeki Ovacık köyü, İnlice Mahallesi ve çevresini kapsıyor.

DOĞAL KALELER YER ALIYOR

Kütahya Kültür ve Turizm Müdürlüğü “Kütahya Tanıtım Broşürü”nde geçen ifadelere göre, Kütahya’nın doğusunda eski bir yanardağ olan Türkmen Dağı'nın tüfleriyle örtülü olan Frig yaylaları; M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler tarafından iskan edilmiş. Volkan tüfünün kolay işlenebilir bir kayaç olması Friglerin bunları oyma ve yontma yoluyla çeşitli amaçlarla kullanmalarını sağlamış. O dönemden ana tanrıça Kybele’ye adanmış açık hava tapınakları, sunaklar ve kaya mezarları ile savunma ve barınma amaçlı pek çok yapı günümüze ulaşmış. Daha sonra Roma ve Bizanslıların da yerleştiği bölgedeki kilise ve şapellerde, kök boyalı haçlar, meander motifleri, yazı ve fresk izleri hala seçilebiliyor. Frigler ve Bizanslar tarafından kayalar oyularak yapılan, ‘Deliktaş Kalesi’ ve ‘Penteser Kalesi’ denilen doğal kaleler yer alıyor.

KAPADOKYA’YI ANDIRAN DOĞAL KAYA YAPISI

Frigler Hint-Avrupa kökenli oldukları halde kısa bir süre içinde Anadolululaşmışlar ve bir yandan İon öbür yandan Geç Hitit etkileri altında kalmış olmakla birlikte özgün ve Anadolulu bir kültür oluşturmuşlar. Friglerin maden ve ağaç işçiliğinde, dokumacılıkta ürettikleri eserler İon piyasasında beğeni kazanmış ve bu ustalar tarafından taklit edilmişler. Makara, kulplu bronz tabaklar ve bronz kazanlar, dönemin ‘teknolojik’ bir başarısı olan altın, gümüş ve bronzlardan yaylı çengelli iğneler (fibulalar), değerli madenlerden giysi kemerleri, tokalar ve zengin bezemeli tekstil ürünleri, geometrik desenlerle süslü mobilya eşyası bunlar arasında. Topates denilen kilim sanatı, sonraki Anadolu uygarlıklarının kilim ve halı sanatlarını etkilemişler. Bölge Kapadokya’yı andıran doğal kaya yapısının yanı sıra çam ormanları ile kaplı ilgi çekici bakir bir yer.

Muhabir: Haber Merkezi