Malatya’da yapılan ilk hasar tespit çalışmalarının ardından yapılan ikinci hasar tespit çalışmaları sonucunda birçok binanın hasar durumu değişti. Özellikle orta hasarlı binaların yıkılıp yıkılmayacağı konusunda tereddütler devam ederken, Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, binalara performans analizi yapılarak özellikle orta hasarlı binaların güçlendirilip güçlendirilemeyeceğine karar verilmesi gerektiğini söyledi.

PERFORMANS ANALİZİNE GÖRE YIKIM YAPILMALI
Performans analizi yapılmasını özellikle vurgulayan Türk, “Binalara performans analizi yapılarak karar verilmesi lazım. Öyle orta hasarlı binalar var ki az maliyet ve teknik açıdan çok zor olmayan güçlendirme yöntemi ile güçlendirilip güvenle oturulabilecek binalarımız var. Binaların yaşına göre değil de performans analizine göre yıkılmasına karar verilmesi lazım. Eğer beton dayanımı yeterli ve sıfırdan yapılan maliyetinin yüzde 40’nı geçmiyorsa güçlendirme yapılmalı” ifadelerini kullandı.
“ORTA HASARLILARA GÜÇLENDİRME YAPILABİLİR”
Her orta hasarlı bir bina kesinlikle yıkılacak, diye bir düşüncenin çok yanlış olduğunu belirten Türk, “Bir binayı yapmak çok ciddi bir masraf, çok ciddi malzemeler gerektiriyor. Yani bir binayı orta hasarlı diye yıkmak demek mühendisliğe de aykırı, ekonomiye de aykırı bir durum. Performans analizi sonucunda çıkan rapora göre mutlaka hareket edilmeli. Orta hasarlı diye hemen yıkalım demek çok yanlış bir düşünce. Bildiğim öyle orta hasarlı binalar var ki güçlendirilmemiş mevcut haliyle bile 6,5 büyüklüğündeki bir depremde can güvenliğini sağlayabilecek durumda. Ama orta hasarlı bir binanın beton sınıfı C10’un altında, mesela C7, C8, C9 gibi, ve binanın kolon/perde yoğunluğu yeterli değil ise kesinlikle o binanın yıkılması gerekiyor” diye konuştu.

“AĞIR HASARLI BİNALAR KESİNLİKLE YIKILSIN”
Ağır hasarlı binaların mutlaka yıkılması gerektiğini dile getiren Türk, “Ağır hasarlı binaların kesinlikle yıkılması gerekiyor. Ama orta hasarlılar Bostanbaşı bölgesinde olsa bile güçlendirme ile güvenli hale getirilebiliyorsa güçlendirilmeli. Zemin dikkate alınarak, binaya deprem perdeleri eklenerek yapılabilir. Deprem perdeleri temelden itibaren başlayarak son kata kadar, en az genişlik/kalınlık oranı 6 olan deprem perdeleri eklenerek bu binalar kurtarılabilir. Yoksa bütün orta hasarlı binaları yıkmaya kalksalar ekonomik olarak bunun altından da kalkılamaz. Çünkü çok büyük maliyetler gerektiren işler bunlar. Aynı zamanda doğaya da zarar veriyor. Çünkü 1 ton çimento 1 ton karbondioksit gazı salınımına sebep oluyor. Yine demirin üretimi de büyük miktarlarda enerji gerektirdiği gibi karbondioksit gazı salınımına da neden oluyor” şeklinde konuştu.

“İLK HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI SIRASINDA YANLIŞ KARARLAR ALINDI”
Depremlerin hemen ardından başlayan hasar tespit çalışmaları sırasında yanlış kararlar alındığını söyleyen Türk, “Ağır hasarlı binaların orta hasarlıya çevrilmesi doğru bir şey değil, etik değil. Burada ilgili yetkili kurumlara çok işler düşmektedir. Bu tür binaların bir şekilde ağır hasarlıdan orta hasarlıya dönüştürülmesinin mesleki açıdan etik olmadığı açıktır. Maddi menfaat için özellikle Bostanbaşı’ndaki gerçekten ağır hasarlı binaların orta hasarlıya çevrilmesi hiçbir şekilde kabul edilebilir bir durum değildir. Bir de ilk hasar tespit çalışmalarının yapıldığı zaman yanlış kararlar da oldu. Mesela bir binaya hafif hasar verilmiş ama bu binada boyuna donatıları burkulmuş kolon olduğunu da gördüm. Ağır hasarlı olan binaya az hasarlıya yakın rapor verilmiş. Bir de bazı kişilerin gelip, ağır hasarlı binamızı orta hasarlıya çevirip güçlendirme yapsak olur mu? söylemi ile karşılaşılabiliyor. Bu kesinlikle çok yanlış bir düşünce. Burada bu konuda yetkin kişilerin mesleki ahlakı, vicdanı ve kişiliği devreye giriyor. Çok iyi kontrol mekanizmaları kurulabilir bence” sözlerine ekledi.