Malatya’nın köklü yerleşimlerinden Arapgir, Osmanlı İmparatorluğu döneminde yalnızca bir taşra kazası değil; devletin askerî, idarî ve siyasî kademelerinde söz sahibi olmuş birçok önemli ismi yetiştiren bir merkez olarak öne çıktı. Arapgirli paşalar, vezirler ve komutanlar; İstanbul’dan Mısır’a, Balkanlar’dan Anadolu’nun farklı eyaletlerine uzanan görevleriyle Osmanlı yönetim tarihinde iz bıraktı.

SARAYDAN VALİLİĞE UZANAN KARİYER

Osmanlı arşivlerinde Arapgirli olarak kayda geçen en dikkat çekici isimlerden biri Hacı İbrahim Paşa oldu. Kapıcıbaşılıkla başlayan kariyeri; kapıcılar kethüdalığı, vezirlik, Kandiye muhafızlığı ve Mısır valiliğine kadar uzandı. İstanbul’da yaptırdığı hayratlarla da anılan İbrahim Paşa, 1775 yılında vefat etti.

Bir diğer önemli isim Hacı Mehmed Paşa, saray teşkilatında kilerci başılıktan valide sultan kethüdalığına, İstanbul kaymakamlığından Mısır valiliğine kadar pek çok kritik görev üstlendi. Dönem kaynakları, onu “akıl ve temkin sahibi, dindar ve devlet erkânından biri” olarak tanımlar.

GÜMRÜKÇÜ OSMAN PAŞA VE AİLESİ

Arapgir’in Osmanlı bürokrasisine kazandırdığı güçlü ailelerden biri de Gümrükçü Osman Paşa ailesidir. Osman Paşa; kapıcıbaşılık, gümrük eminliği, tophane nazırlığı ve Boğaz muhafızlığı gibi görevlerde bulundu. Ardından vezirlik rütbesi aldı. Oğulları ve yeğenleri de Osmanlı yönetiminde önemli makamlara yükseldi. Bu aileden gelen en tanınmış isimlerden biri ise Yusuf Kamil Paşa oldu.

1805’te Arapgir’de doğan Yusuf Kamil Paşa, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın damadı olarak “Zeynep-Kamil” lakabıyla tanındı. Hem Osmanlı hem de Mısır idaresinde üstlendiği görevlerle 19. yüzyıl Osmanlı siyasetinin öne çıkan figürleri arasında yer aldı.

VALİLER, VEZİRLER VE KOMUTANLAR

Arapgirli devlet adamları yalnızca sivil idareyle sınırlı kalmadı. Mustafa Süreyya Paşa, Halep’ten Ankara’ya uzanan valilik görevleri ve Şurayı Devlet üyeliğiyle dikkat çekti. Süleyman Paşa, miralaylık ve livalık görevlerinden sonra emekliye ayrıldı.

Malatya’da dev konser alarmı Emir Can İğrek 31 Mart’ta burada: Sakın kaçırmayın
Malatya’da dev konser alarmı Emir Can İğrek 31 Mart’ta burada: Sakın kaçırmayın
İçeriği Görüntüle

Osmanlı’nın son döneminde ise Arapgir kökenli askerler öne çıktı. Bunların başında, Çanakkale savunmasındaki rolüyle tarihe geçen Cevat Çobanlı gelir. 18 Mart 1915’te Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı olarak gösterdiği başarı, onu dünya tarihine taşıdı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında da görev yapan Cevat Paşa, 1938’de İstanbul’da vefat etti.

Babası Mehmet Şakir Paşa da Arapgir doğumlu bir Osmanlı generaliydi. Paris’te askerî eğitim almış, Almanya’ya diplomatik askerî görevlerle gönderilmiş ve II. Abdülhamid döneminde önemli vazifeler üstlenmişti.

VAKIFLAR, CAMİLER VE KALICI İZLER

Arapgirli paşalar yalnızca görevleriyle değil, bıraktıkları eserlerle de yaşadı. Mirliva Ahmet Paşa, Arapgir Çarşı Mahallesi’nde kendi adını taşıyan camiyi yaptırdı. Cafer Paşa, Kara Süleyman Paşa ve Yusuf Paşa gibi isimler ise Anadolu’nun farklı şehirlerinde camiler, hanlar ve hamamlar inşa ettirdi. Bu eserlerin bir kısmı günümüze kadar ulaşarak Arapgir’in tarihsel mirasını canlı tuttu.

OSMANLI TARİHİNDE ARAPGİR'İN YERİ

Osmanlı dönemine bakıldığında Arapgir, sadece yerel bir yerleşim değil; imparatorluğun merkezî yapısına insan kaynağı sağlayan önemli bir kültür ve idare havzası olarak öne çıkıyor. Paşalar, vezirler, valiler ve generallerle şekillenen bu miras, Arapgir’in tarih içindeki saygın konumunu bugün de korumasını sağlıyor.

Muhabir: Tahir Özçelik