Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmenler ve eğitim çalışanları hakkında CİMER gibi birimlere yapılan asılsız ve kötü niyetli şikâyetlere karşı yasal süre işletileceğini açıklamasına Malatyalı öğretmenlerden tam destek geldi. Bakanlık tarafından yayımlanan yazıda, uydurma suç isnadıyla yapılan ihbarların hem adli hem de hukuki sonuçları olacağı hatırlatılması öğretmenlere rahat bir nefes aldırırken, Bakanlığın bu kararını değerlendiren Anadolu Eksen Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Kenan Akdoğan busabahmalatya.com’a önemli açıklamalarda bulundu.
Eğitimcileri yaralayan, eğitim ortamlarını içinden çıkılmaz hâle getiren CİMER ve MEBİM şikayetlerinin deyim yerindeyse kabak tadı vermeye başladığını belirten Akdoğan, bu sürekli, asılsız ve temelsiz şikayetlerin okul iklimine zarar verdiği gibi eğitim süreçlerini de olumsuz etkilediğini söyledi.

“BU MESLEĞİN İTİBARINI ZEDELEMEYE BAŞLAMIŞTI”

Halis niyetli bir kurumun asılsız ihbar ve şikâyetlerle amacından uzaklaştırıldığını belirten Akdoğan,

“Velilerin, kimi zaman da okul idarecilerinin yönlendirmesiyle velilerin; öğretmenlere karşı bir sopa olarak kullandığı CİMER; amacı haricinde kötü niyetlere malzeme edilmektedir. Kuruluş ve işleyiş amacından saptırılmaya çalışılmakta, asıl amacı vatandaşa hizmet ve vatandaşın mağduriyetini gidermek gibi halis niyetli bir kurum asılsız ihbar ve şikâyetlerle amacından uzaklaştırılmaktadır. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı ve bağlı il, ilçe müdürlükleri çoğunlukla CİMER üzerinden öğretmenlere yönelik şikâyetleri kutsal bir emirmiş gibi telakki edip sorgusuz sualsiz soruşturma açıp öğretmenlere 657 sayılı DMK’nin 125. maddesi marifetiyle çeşitli cezalar vermektedirler. Unutulmamalıdır ki öğretmenlik mesleği, sadece bilgi aktarmaktan ibaret değildir; aynı zamanda sabır, özveri ve yüksek bir toplumsal sorumluluk gerektiren bir meslektir. Ancak son dönemde, bazı öğrenci ve velilerin kişisel husumetlerini veya memnuniyetsizliklerini ‘şikâyet’ kisvesi altında kamu görevlilerine yöneltmesi, bu mesleğin itibarını zedelemeye başlamıştı”

diye konuştu.

“SOSYAL MEDYADA ALAY KONUSU OLDU”

“Özellikle son zamanlarda can yakan CİMER şikayetleri had safhaya varmış, bu şikâyetlerin mantıksızlık seviyesi de sosyal medyada alay konusu olmuştur” diyen Akdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“MEB, bu tepkilere ve alandaki mağduriyetlere daha fazla kulak tıkamamış, geç kalınmış olsa da CİMER şikayetlerini mercek altına alarak gerekli adımı atmıştır. MEB illere gönderdiği yazıda, öğretmenler ve kamu çalışanları hakkında yapılan şikâyetlerin kasıtlı, dayanaksız ve mağdur etmeye yönelik olması hâlinde, bu şikâyeti yapanlar hakkında savcılığa başvurulmasının zorunlu olduğunu belirtmiş. Soruşturma veya yargılama sonunda suçlamaların gerçek dışı olduğunun ortaya çıkması durumunda ise suç uyduran kişiler hakkında kamu davası açılabileceği belirtmiştir. Gönderilen yazıda ayrıca şikâyetlerin yalnızca baskı kurmak, tehdit etmek veya kamu görevlisini yıpratmak amacıyla yapılmasının kabul edilemez olduğunu da vurgulamıştır.”

“EKONOMİK ANLAMDA BÜYÜK YÜKLER TAŞIYOR”

Bu kararın caydırıcı olacağını belirten Akdoğan,

“Son yıllarda öğretmenler, yalnızca eğitimsel değil, duygusal, sosyal ve ekonomik anlamda da büyük yükler taşıyor. Pandemi süreci, uzaktan eğitim, artan beklentiler ve şimdi de artan ve sonu gelmeyen asılsız şikayetler. Bir öğretmenin her sabah sınıfa girerken ‘Acaba bugün kim ne yazdı, kim ne diye şikâyet etti; kimin çocuğuna gözünün üstünde kaşın var diyerek ya da bakışlarımla öğrencinin psikolojisini bozdum?’ kaygısıyla görev yapması, eğitim sisteminin sağlığı açısından alarm verici bir durumdur. İşte böyle bir ortamda MEB’in aldığı bu karar, öğretmenlerin mesleki onurunu koruma yönünde atılmış yerinde bir adımdır. Bu kararın en önemli işlevi, caydırıcılık olacaktır. İnsanlar artık bir kamu görevlisini suçlamadan önce iki kez düşünecek, ellerinde somut delil olmadan harekete geçmeyeceklerdir. Ayrıca asılsız şikâyet sahipleri tazminat ödemek zorunda da kalacaktır”

şeklinde konuştu.

“GERÇEK MAĞDURİYETLERİ BASTIRMAMALI”

Akdoğan, burada dikkat edilmesi gereken ince bir çizgi olduğuna dikkat çekerek,

Yeşilyurt’ta imar planı değişikliği askıya çıktı
Yeşilyurt’ta imar planı değişikliği askıya çıktı
İçeriği Görüntüle
“Bu uygulama, iyi niyetli eleştirileri ve gerçek mağduriyetleri bastırmamalı. Aksi takdirde, kamu denetimi zayıflar, şeffaflık zarar görür. Şikâyet hakkı kutsaldır; ancak bu hakkın sorumlulukla kullanılması da bir o kadar önemlidir. Öğretmenlerin itibarı, sadece onların değil, toplumun geleceğinin de teminatıdır. Bu açıdan düşünürsek toplum olarak bu tarz olumsuz ve kasıtlı eğilimlere itibar edilmemeli ve öğretmenin saygınlığına zarar verilmemelidir. Eğitim, güvenle başlar. Öğretmenin kendini güvende hissetmediği bir sistemde ne müfredat işler ne de değerler aktarılır. Güven temelli yaklaşımların uygulandığı eğitim ortamlarında daha sağlıklı ve donanımlı nesiller yetişecektir. Mağduriyetlerin önüne geçecek, öğretmenlerin mesleki itibarlarını koruyacak bu adım için Bakanlığı takdir etmekle beraber bu sürecin takipçisi olacağımızı da belirtmek istiyorum”

ifadelerine yer verdi.

Muhabir: Resul Sözüer