Mevsiminde beklenen yağışları alamayan Malatya'da kuraklık kâbusu büyüyor ve etkileri giderek belirginleşiyor. Özellikle barajlardaki su seviyesinin düşüşü, kuraklık tehlikesinin ne denli ciddi boyutlara ulaştığını gözler önüne sererken, acil önlemler alınmazsa bu tehlikenin giderek içinden çıkılmaz hale geleceği ifade ediliyor. Konuyla ilgili busabahmalatya.com'a açıklamalarda bulunan Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, Malatyalıları bekleyen bu önemli tehlikeyle ilgili konuştu.
Kuraklığın had safhada olduğunu belirten Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, bu sorunun sadece Malatya’da değil Türkiye’nin genelinde yaşanan bir sıkıntı olduğunu dile getirdi.
“ÇİFTÇİ OLARAK ÇOK ZOR BİR YIL GEÇİRDİK”
Malatya’nın diğer iller gibi olmadığını belirten Kılınç,
“Malatya’ya bir yılda bir defa yağmur yağdı. Bu yağış ne işimize yarar derseniz bu yağış ekilen tohumların çimlenmesini sağlar. Ancak barajlarımızda şu anda hiç su yok. Bunu bu yıl yaşadık. Yani çiftçi olarak çok zor bir yıl geçirdik. Zirai don nedeniyle meyve ağaçlarının tamamı yandı. Şimdide kuraklık. Artık yüzümüzü tarıma çevirmemiz, tarıma yatırım yapmamız lazım. Çünkü biz diğer iller gibi değiliz. Mesela Sivas'ta yağış olmazsa buğday zarar görür ama bizde su olmazsa 11 milyon kayısı ağacımız kurur. Bu vesileyle Malatya'da acil eylem planı uygulanmalı”
şeklinde konuştu.
“RECAİ KUTAN BARAJI’NIN SUYU YÜZDE 30 AZALDI”
Ne yapılması gerektiğini de anlatan Kılınç şunları kaydetti:
“Tohma Nehri, Karakaya Barajı’na akıp Suriye’ye gidiyor. Kuruçay Barajı Karakaya Barajı’na akıp yine Suriye’ye gidiyor. Niçin bu suların önü kesilmiyor, neden bu sular değerlendirilmiyor? Recai Kutan Barajı’nın suyu yüzde 30 azaldı. Bizim ihtiyacımızı karşılayamaz. Kuruçay Nehri, Karakaya Barajı’na akıyor. Bu nehrin suyu bir pompajla, basit bir çalışmayla Recai Kutan Barajı’na aktarılması mümkün. Diğer taraftan Çat Barajı’mız. Malatya’nın altından çıkan suyun bağlanacağı söylendi. Bu sular toparlanıp Çat Barajı’na aktarılabilir. Şimdi biz bunların tedbirini almazsak Malatya'nın hasarı çok daha ağır olur. Diğer illerle bir değiliz. Her ilçemize özgü meyve ağaçları var. Biz bunları korumamız lazım. Bu nedenle yetkililere sesleniyoruz. Gerçekten artık yelkenler tarıma çevirmeli. Bir daha bu insanları bir mağduriyet yaşamasını engellemek zorundayız. Üreticimiz de tüketicimiz de mağdur oluyor. Mutlaka tedbir alınması lazım. Hem insanlar için hem hayvanlar için su olmadığı zaman hayat durur. Bundan dolayı su sorununun üzerini hızla gidilmesi gerekiyor.”







