BUSABAH TV YouTube kanalında Malatya Son Manşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünde yayımlanan “Haftanın Nabzı” programının bu haftaki konuğu Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin oldu.
“İLK 10'DA 5 TANE MALATYALI VAR”
Malatyalı zenginlerden bahseden Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Malatya Şube Başkanı Yunus Akçin, “Türkiye'nin en zenginleri listesinde, ilk 10'da 5 tane Malatyalı var. Ya bu işte bir gariplik var. Şehirde girişimci ruhu var, çalışkan, üretken bir şehir. Ancak şehirde projeksiyon açısından bizim kısır çekişmelerle şehri yönettiğimiz bir durum var. Sayın Valimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza, mevcut görev yapanlara haksızlık etmeyip, şehir yönetilmiyor dediğimi biraz açmak istiyorum. Şehirde üç tane basamak olduğunu tabir ediyorum. Halkımızdan üstünde meslek odaları, sivil toplum örgütleri, sanayi odası, esnaf odası ve üst tarafta yönetici kademesi var. Yerel belediye başkanlarımız. Daha üstte merkezi hükümetle koordinasyon sağlayacak milletvekillerimiz var. 3 tanesi avukat, 2 tanesi iş adamı, bir tanesi eğitimci, bu fark etmez. Birileri gelip bir belediye başkanı olacak ya da milletvekili olacak. Altı tane seçeceğiz. Bizim o orta tabaka dediğimiz şeyden üst tabakaya doğru bilgi giderse, bizi orada doğru sağlayabilir. Şimdi biz buradaki koordinasyonu sağlayamıyoruz aslında. Gelişmemenin en temel sebebi bu. Ekonomiyle alakalı MÜSİAD'ın oraya doğru bilgi vermesi lazım. Sanayi odası başkanının doğru bilgi vermesi lazım. Esnaf odasının doğru bilgi vermesi lazım. Eğitim camiasının doğru bilgi vermesi lazım. Sağlık camiasının doğru bilgi vermesi lazım. Biz doğru bilgileri kendi içimizde çalışmadan böyle acayip bir şekilde aklımıza ne geldi. Gündelik işlerle uğraşıyoruz. Mesela Gaziantep’teki yönetim hep beraber çalışıyorlar. Sadece iş yükünü Büyükşehir Belediyesine atmak değil, topluca hareket edilme, bir kişi bireysel girişimiyle şehir gelişmez” sözlerine yer verdi.
“KISIR DÖNGÜLERLE BİZ BİR YERE GİDEMEYİZ”
“Benim de herkesi sevdiğimle alakalı bir durum yok. Sevmediğim insanlar vardır. Ama makama saygı göstermek zorundayız” diyen Başkan Yunus Akçin, “Bu kişilikle alakalı bir durum, şahsileştirmeden… Olay Malatya menfaati ise bizim hiçbir sorunumuzun olmaması lazım. Böyle kısır döngülerle biz bir yere gidemeyiz. Yani merkezi hükumette temsil edilemiyor. Mesela Adalet Bakanıyla toplandığımızda o temsiliyet görünce soruna eğildi. Çünkü hep beraber ordaydı Malatya’nın sorunlarını dile getirdik. Yani Sanayi ve Teknoloji Bakanı'na randevu alıyorsanız, Sanayi Odası ilk sırada, arkasındaki ilgililer, ondan sonraki sıralarda olması gerekiyor. İsimden ziyade makam, saygı göstermek zorundayız” diye konuştu.
“EKONOMİYİ GELİŞTİRMEDEN BELEDİYEDE BİR BAŞARI ELDE EDEMEZSİNİZ”
Fatma Şahin üzerinden örnek veren Başkan Akçin, “Başkan olmadan yönetim kurulu üyeliğinde, Antep'te toplantı vardı. Suriye'yle alakalı. Toplantıda Fatma Şahin ev sahibi. Fatma Şahin dinlerken Gaziantep Ekonomi Bakanı konuşuyor dersiniz, Fatma Şahin ‘İstihdam sayımız 10'den 12 bine çıkmış. İhracatımız 10'dan 11'e çıkmış. Ondan sonra enerji tüketimimiz şuradan şuraya çıkmış. Geçen yıl, marka tescil başvurumuz 100'den 200'e çıkmış. Patent başvurumuz 10'dan 15'e çıkmış gibi gibi rakamlar verdi. Şimdi aslında bizim, şu an işte bütün belediye başkanlarımıza söyleyeceğim şey şu: Sayın başkanlarımız, ekonomiyi geliştirmeden belediyede bir başarı elde edemezsiniz. Sebebi Malatya'da toplanan vergilerin yüzde 6'sı direkt belediyelere geçiyor. Siz ne kadar vergi toplarsanız, ne kadar ekonomiyi geliştirirseniz o kadar kaynak oluşturursunuz. O kaynakla beraber hizmet üretebilirsiniz. Dolayısıyla bizim, bundan sonra depremden sonra merkezi hükûmetinin buradaki elini çektiği zaman baş başa kalacağız. Onun için siz ekonomi geliştirmemiz lazım. Bizim şu anda bir 50 yıllık turizm projeksiyonu çizmemiz lazım. Anadolu şehirlerinde bir gün konaklama yapmak çok zordur. Yani turist geldiği zaman bir gün. Onu bir günlük projeksiyonda gezdirmeniz lazım. O lokasyon oluşturmanız lazım. Bir gün fazla kalırsa ne demek? Bir gece konaklama demek. Üç öğün fazla yemek demek. Hediyelik eşya alma zamanı var demek, gezmesi anlamına gelir ve ne kadar bacasız bir, turizmin, bacasız bir fabrikanın çalıştığını düşünün. Şehre ciddi anlamda bir katkı sunar” sözlerini aktardı.
Bunu nasıl yapacaklarına ilişkin de konuşan, “Şimdi bunu nasıl yapacağız? Mesela Aslantepe'ye bir karşılama merkezi yapıldı, yapıldı. Ama onun etrafında biz o turisti bir 2 saat oyalayacağımız bir şeyler yapmamız lazım. Göbeklitepe için de geçerli, değil mi? Yani hepsi için, UNESCO'ya girmiş, Miras Listesinde. Esnafı orada hediyelik eşya satanı vesaireyi planlamamız lazım. Yani mesela Mardin'e gidiyorsunuz, bir lokasyon var. İki gün gezebilirsiniz. Sıkılmazsınız. Şimdi bunların hepsini biz planlamamız lazım. Bunlar böyle bugünden yarına olacak işler değil. Plan dahilinde gidilmesi gereken ve bu projeksiyonla bakmamız gerekiyor. Sadece bir karşılama merkezi yaptık, gittik, güzel bir karşılama merkezi. Orada bir binayla olmuyor. Deprem görmüş bir şehirde, deprem görmüş bir şehirde, birden beklemek de doğru değil ama bu noktada bizim hepimizin çalışması lazım. Gastronomiyi paydaşımız olarak almamız lazım. Turizmi almamız lazım” ifadelerini kullandı.
“MALATYA'YA TEKNOFEST YAPALIM DİYE BİR GİRİŞİMİMİZ OLDU”
Malatya’da Teknofest yapılması konusuna ilişkin Akçin, “Selçuk Bayraktar bizim üyemiz, ben ona ulaşıp, işte depremden sonra bir moral motivasyon olsun. Malatya'ya Teknofest yapalım diye bir girişimimiz oldu. T3 Vakfı'nın Malatya temsilcisi Genç Müsiad'da bir program vardı. Dedim biz ne zaman Teknofest düzenleyeceğiz? ‘Malatya'da imkansız.’ Neden imkansız? Ana jet üstümüz var. Bizim altyapımız o konuda müsait. T3 Vakfı'nın konaklayacağı oda sayısı yok. Yani otel sayımız bu kadar kötü durumda. Ekonominin gelişmesi gerekiyor ana tema bu. Siz ekonomiyi geliştirmeden, siz otel sayınızı da arttıramazsınız. Dolayısıyla bizim otel anlamında, turizm anlamında otelciliği de bir paydaş olarak görmemiz lazım. Yani bunların hepsi zincir halkaları gibi. Mesela, 1996 yılı civarında belediyeye ait konferans salonu Çöşnük’te açılmıştı. Salon 800-850 kişilik civarındaydı. Daha sonra bir tane daha yapıldı; Kongre ve Kültür Merkezi hizmete açıldı. En büyük salon kapasitesi 550 kişilik. Mesele büyüklüğü değil ihtiyaca cevap verebilmesi yani 20-30 yıl idare etmesi gerekiyor. Mesela 1998 yılında yapılan otogarımıza da küçük denilmişti bugün şehrin ortasında kalmasaydı 50 yıl daha giderdi. Malatya’da Şehir Mezarlığı Türkiye'nin en prestijli, mezarlığıdır. İnsanın acısını yaşadığı yerde o kadar, beş yıldızlı hizmet aldığınız bir yer. Her şeyiyle düşünülmüş” sözlerini kullandı.







