Hazine ve Maliye Bakanlığı, kamuoyunda merak uyandıran borçlanma stratejilerine dair sessizliğini bozdu. Bakanlık tarafından yayımlanan resmi duyuruda, borçlanma kararlarının "tekil ihraçlar" üzerinden değil, küresel finansal dalgalanmaları sınırlamak amacıyla "stratejik risk dengesi" gözetilerek alındığı vurgulandı. Özellikle vadedeki keskin düşüşün nedenlerine dikkat çekilen açıklamada, piyasa yatırımcısını yakından ilgilendiren önemli veriler paylaşıldı.
HAZİNE BORÇLANMA VADESİ NEDEN DÜŞTÜ?
Bakanlık açıklamasında, iç borçlanmanın ortalama vadesi konusundaki değişime açıklık getirdi. 2023 yıl sonunda 65,1 ay olan nakit borçlanma vadesi, Ocak 2026 itibarıyla 33,8 ay seviyesine geriledi. Bu azalışın temel nedeni; küresel ve yurt içi finansman koşullarındaki geçici dalgalanmaların, borç stoku üzerinde kalıcı maliyet oluşturmasını engellemek olarak açıklandı.
2025 YILI İÇ BORÇLANMA KOMPOZİSYONU VERİLERİ
Açıklanan verilere göre, borçlanma araçlarının paylarında ciddi değişimler gözlendi:
TLREF'e Endeksli Senetler: yüzde 10,8'den yüzde 20,9'a yükselerek dikkat çekti.
Döviz Cinsi Senetler: 2025 yılında payı yüzde 14,5 olarak gerçekleşti.
Sabit Kuponlu Senetler: 10 yıllık senetlerin payı yüzde 14,3’ten yüzde 1,9’a kadar geriledi.
RİSKLER DENGELİ ŞEKİLDE YÖNETİLİYOR
Hazine ve Maliye Bakanlığı, borçlanma politikasının bütçe finansmanı, likidite ve refinansman riskleri doğrultusunda şekillendiğini belirtti. Yapılan teknik açıklamada, borç stokunun sürdürülebilirliği için piyasa talebi ve verim eğrisinin tüm vadelerde sağlıklı oluşmasının hedeflendiği ifade edildi.




