Malatyalı iki çocuk annesi Aslı Badem, toplumsal ön yargıları yıkarak kendi tamirci dükkanını açtı ve beyaz eşyadan klimaya kadar birçok markaya yetkili servis hizmeti veriyor. Ankastre, beyaz eşya, klima ve kombi gibi geniş bir alanda hizmet veren ve il dışlarına da çıkan Usta Badem, özellikle kadın müşterilerinin kendisini tercih ettiğini belirterek, "Kadın kullanıcılar olduğundan dolayı birbirimizin dilinden çok rahat anlaşıyoruz" dedi.
Çevresinde çok fazla baskı görmesine rağmen işinin başında durduğunu ve pes etmediğini dile getiren Badem, “Bana yapamazsın dediler. Şu anda beni yargılayanlar zaten ilk başta tebrik etmeye geldi” dedi.

“BİRBİRİMİZİN DİLİNDEN ANLIYORUZ”
Mesleğinden dolayı etraftaki insanların şaşırdığını ifade eden Badem,
“Tamirci olduğumu insanlar ilk duyduğu zaman şaşırıyorlar ama sanatın kadını ve erkeği hiçbir zaman olmaz. Bizim toplumumuzda kadın baskılandırılmıştır. Mesela kadınsın yapamazsın, kadın bunu beceremez, kadınsın olmaz, elinin hamuruyla kalkıp erkek işine karışma. Bu mesleğin erkek işi olduğu nereden belli? Ben insanlara ilk başta bu durumu anlatmaya çalıştım. Ortalama 3 yıldır kendi iş yerim var, birçok markaya yetkili servisçilik yapıyorum. Genellikle özel müşterilerim beni çok tercih ediyor. Kazancımın yüzde 60’ını özel müşterilerimden kazınıyorum. Müşterilerim benden çok memnunlar, çünkü genellikle kadın kullanıcılar olduğundan dolayı anlaşabiliyoruz. Gece saatlerinde bile arayan müşterilerim var. Onlar genellikle, ‘Badem ustam yetiş makine bozuldu, yarın çocuğun okulu var’ şeklinde birbirimizin dilinden anlıyoruz. Kadın müşterim olunca en azından evin içerisinde bile çok rahat anlaşabiliyoruz”
dedi.

“USTA HER ZAMAN BEKLENİR”
Müşterilerinin çoğunun ev hanımı olduğunu ifade eden esnaf Badem,
“Önceden bu sektörde insanlar ustayı çağırırken eşleri iş yerinden izin almak zorunda kalıyordu. Ama şu an bu durum yok. Bizim çalışma saatlerimiz sürekli değişiyor, sabit bir saat dilimimiz yok. Usta olan biri dediği saatte gitmez eğer gidiyorsa o usta değildir. Çünkü usta her zaman beklenir. Benim müşterilerim bana saat kaçta geleceksin diye sormaz. Zaten müşterilerim yüzde 60 ev hanımı zaman sıkıntıları olmuyor”
diye konuştu.

“KİMSE MESLEĞE YÖNELMİYOR”
Malatya dışında farklı illerde de hizmet verdiklerini ifade eden Badem,
“Ankastre, küçük ev aletleri, beyaz eşya grubu, ısıtma ve soğutma, klima ve kombi, hepsinin hizmetini veriyoruz. Yetkili servisliklerin çoğunluğu beyaz eşya, ankastre ve küçük ev aletlerinden oluşmakta. Bu şekilde sektöre hizmet veriyoruz. Bazı markalarda Doğu Anadolu bölge servisiyiz. Arıza ve montajlarda il dışlarına da çıkıyoruz. Tüketicimiz bu konuda memnun. Amacım bayan elaman yetiştirmek. Ama milletimizde sürekli beyaz yaka gibi bir merakı var. Bu sebepten kimse mesleğe yönelmiyor”
şeklinde konuştu.

“ŞU ANDA ÇIRAK YETİŞMİYOR”
Şimdiki gençlerin kolaya kaçtığını dile getiren Badem, şu şekilde konuştu:
“10 yıl sonrasına baktığımız zaman bizim bu işi yapan ya da bir kalıpçı ya da bir duvar ustası ya bir doğramacı bulmakta zorlanacağız. Şu an her şey yapay zekaya devrediliyor ama bu gruplarda hepsinden mutlaka sanatkâr olması gerekiyor. Şu anda çırak yetişmiyor. Çırak yetiştirmek istiyoruz ancak eleman bulmakta zorlanıyorsunuz. Devlet bu konuda mesela iş verenlere de birçok teşvikler veriyor. Ama işin sonu anne ve babalarda bitiyor. Şimdiki gençlerimiz de daha çok kolaya kaçıyor. Hızlı bir şekilde para kazanmanın yolunu arıyor. Önceden bizim anne babalarımız ‘Usta eti senin, kemiği benim’ derdi. Şimdi o toplumun çocukları, dışardan eve gelmiyorlar. Böyle bir toplum oluştu. 25 yaşına kadar üniversiteye gidiyorlar, ondan sonra atanamıyorlar, bekliyorlar. İş yok, meslek yok, o kadar emek vermiş, alın teri dökmüş, gecesini gündüzüne katmış, nesille ortalık dolu. Ve bizler de kimsenin yetişmemesinden, usta bulamamaktan, kalfa bulamamaktan yakınıyoruz. Ahilik artık tam anlamıyla şöyle bir 5-10 yıl sonra maksimum kalkacak. İnsan hiçbir zaman rızkın nereden seni gelip bulacağını kestiremiyor. Akılda ve hayalde olmayan bir şey ama hani küçüklükten bildiğin tek şey bu. Mesela babam bizi böyle erkek gibi yetiştirmiş, hiçbir şeyden korkmuyorsun, pes etmek yapında yok, o sana aşılanmamış.”

“BANA YAPAMAZSIN DEDİLER”
“Beni yargılayanlar zaten ilk başta tebrik etmeye geldi” diyen Aslı Badem,
“Bazı duygular anne ve baba tarafından çocuğa aşılanır. Bana bunu aşılanmamış, inatçıyımdır, dediğim dedik, olacaksa bu dakika olacak. Bana yapamazsın dediler, evde bir huzursuzluk oldu, kardeşler arasında bir huzursuzluk, “Bizi rezil mi edeceksin?” “Kadından usta mı olur?” Şu anda böyle beni yargılayanlar zaten ilk başta tebrik etmeye geldi. Ama insanlar böyle bir şey yaparken, Ahmet’in, Mehmet’in, Ayşe’nin, Fatma’nın fikriyle değil, kendi istekleri doğrultusunda hareket etmeleri gerekiyor. Çünkü verdiği kararlar sadece onları ilgilendiriyor”
şeklinde ifadelere yer verdi.

“BİZİM HER ŞEYİMİZ NİZAMİ, KURALLI VAR”
Malatya’da tamir işi ile ilgilenen çok fazla kişinin olduğunu ancak bu işi kaçak olarak yaptıklarını ifade eden Badem, kendi işini kanuna uygun bir şekilde yaptığını belirterek şu şekilde konuştu:
“Malatya’da söylentilere göre binin üzerinden tamirci var. Ancak Malatya’daki tamirciler mesela, çoğu merdiven altı ya da ek iş olarak bu işi yapıyor. Ben mesela vergi, dükkan kirası, personel istihdam ediyorum, o adam gidiyor benim 10 TL’ye yaptığım işi 5’ye yapıyor. İnsanlarda bir algı oluşuyor ‘Sen pahalı çalışıyorsun’. Hayır, ben pahalı çalışmıyorum. ‘Ben vergi ödüyorum’ kıyafet gibi giydiriyorlar sana ama aslında hakikat öyle değil. O insan bir vergi vermiyor. Seni mağdur ettiği zaman ulaşabileceğin kimse de yok. Ama bir esnafın yeri bellidir. Mesela bizler Türk Standartları Enstitüsü’ne göre çalışan servisiz. Bunun dışına çıkamıyoruz. Bizim her şeyimiz nizami, kurallı var. Ama dediğim gibi onların hiçbirinde bunlar yok. İyi kötü demeyin, herkes eline bir mesleğini alsın. Hani ben bunu yapamam, kadın bunu yapamaz demesin, kimse size ekmek vermiyor. Akıl veren çok ama ekmek veren olmuyor. Şu an bir terzi yok. Mesela eskilerdeki pikocu derler, onlar yok. Bir bakır kalaycısı bulamıyorsunuz.”





