Malatya’da 6 Şubat tarihli depremlerin ardından geçen 8 ayda Yeşilyurt ve Battalgazi belediyeleri orta hasarlı binalara güçlendirme yapılması için ruhsat verdi. Peki orta hasarlı binaların güçlendirme işlemleri yapılmadan önce nelere dikkat edilmeli. Bu konu hakkında vatandaşlara tavsiye ve önerilerde bulunan İnönü Üniversitesi, İnşaat Teknolojileri Bölüm Başkanı Vehbi Aluçlu, Malatya fayı hakkında da BUSABAH Medya’ya önemli açıklamalarda bulundu.

Hükümetin orta hasarlı binaların yıkılıp yıkılmayacağına ilişkin hala net bir karar vermediğine vurgu yapan Aluçlu, bu binalara ruhsat verilmesinin bazı sorunlara neden olabileceğinin altını çizdi.

“BURADA BİR KARIŞIKLIK VAR”

Orta hasarlı binalara ruhsat verilmeden önce hükümetin bu binalar hakkında bir karar vermesi gerektiğini söyleyen Aluçlu, “Öncelikle binalara ruhsat vermek tabi ki vatandaşlar açısından çok önemli bir konu; ancak burada hükümetin henüz bir kanun ya da yönetmelikle orta hasarlı binaların yıkılıp, yıkılmayacağı hakkında vermiş olduğu net bir karar yok iken bu binalara ruhsat verilmesi bazı sorunlar ortaya çıkartacaktır. Eğer oturma ruhsatı olmayan binalara güçlendirme yapılırsa bu sorun nasıl çözülecek? Zaten hükümetin bu konuda henüz net bir kanun ya da yönetmelik çıkarmadığı durum söz konusu iken bu ruhsatların verilmesinin bazı avantajları varken bazı da dezavantajları da olabilir. Bu durum vatandaşların ekstradan masraf yapması anlamına da gelebilir. Çünkü ruhsatsız bir binaya izin verilmeyecektir yani siz orayı güçlendirsenizde, performans analizi yaptırıp güçlendirme projesi hazırlasanız da belediyeye gittiğinizde o bina ile ilgili izin alamayacaksınız. Burada bir karışıklık var. Öncelikle hükümetimizin orta hasarlı binalar hakkında bir karar vermesi gerekiyor. Ondan sonra yapı kullanım izni olanlar yani oturma ruhsatı olanların güçlendirme ile ilgili çalışmaya başlaması gerekiyor. Aksi halde bazı vatandaşlar ekstradan iş yapmış olacaklar bu da tabi ki zaten deprem bölgesinde zor şartlarda yaşayan insanların ekstradan bir maliyeti anlamına gelecek diye düşünüyorum. Öncelikle devletin buna bir karar vermesi gerekiyor. En önemli konulardan biri de binanın oturma izni yoksa yani yapı kullanım izin belgesi yoksa bu vatandaşlar ekstradan bu işlemleri yapmasınlar. Oturma izni olmayan vatandaşlar bu işlemleri boşu boşuna yapmasınlar” şeklinde konuştu.

“İNSANLARI KORKUTMAK İÇİN SÖYLEMİYORUZ”

Malatya fayının diri bir fay ancak deprem periyodunun ise çok uzun bir fay olduğunu belirterek, “Malatya’nın batısında bulunan Malatya fayı, Sürgü’den başlıyor, Doğanşehir, Akçadağ, Yazıhan, Arguvan, Hekimhan ve Kemaliye’den sonra Tunceli’nin Ovacık fayı ile birleşen bir fay ve oradan da Erzincan’a kadar uzayan bir hat burası. Bu hat üzerinde geçmişte yaklaşık 10 bin yılda 4 tane deprem olmuş. Yani bu fay aslında diri bir fay olmasına rağmen deprem periyodu çok uzun bir periyoda tekabül ediyor. Yani yaklaşık olarak 2 bin 500 yılda bir deprem üretiyor. Burada Malatya Tunceli’nin Ovacık fayı ile birleşinceye kadar yaklaşık 160 kilometrelik bir fay. Bu fay 4 segmentten oluşuyor bu 4 segmentin tek seferde kırılması halinde 7 ve 7.2 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip. 2 defada kırılma ihtimali var burada da 6.5 ve 7 arasında bir deprem üretme potansiyeline sahip. Bu fay geçmişte 2 bin 500 yıl önce kırılmış ama şu anda kırılma tarihini 150 yıl kadar geçmiş durumda. Bundan kaynaklı olarak aynı zamanda Pazarcık’ta olan deprem artı Elbistan’da olan depremde buraya bir enerji transferi söz konusu oldu. Bu fay her an deprem üretebilir ama biz bunu insanları korkutmak için söylemiyoruz. 6 Şubat depremlerinden önce ben 17 yıl kamuoyuna 20 yılda öğrencilerime Malatya’da her an depremin olabileceğini anlatıyordum. Bunu söylerken yetkililerin binalar hakkında tedbir alması gerektiğini izah etmek için kamuoyunda defalarca açıklama yaptım ama dikkate alınmadı” ifadelerini kullandı.

“RİSKİN FAZLA OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİZ”

Malatya’yı bekleyen 3 tehlikenin söz konusu olduğunu dile getiren Aluçlu, “Malatya fayının haricinde bölgemizde 2 tane daha kırılmayan fay var. Birisi Doğu Anadolu fayı yani Malatya’nın güneyinden geçen Palu ile Bingöl arası kırılmamış durumda. Bir de Kuzey Anadolu fayı yani Malatya’nın kuzeyinden geçen fay var. Bingöl, Karlıova’dan başlayarak İstanbul’a oradan Yunanistan’a geçiyor. Bu fayında Erzincan ile Bingöl arasındaki kısmı kırılmamış durumda. Yani bölgemizde şu anda bizi ilgilendiren 3 tane daha tehlike söz konusu. Bu tehlikelerden 2 tanesi Malatya’ya uzak olduğu için Palu-Bingöl arası ve Erzincan-Bingöl arasındaki depremler Malatya’mızı daha az büyüklükte etkileyecek depremlerdir. Yani uzaklık arttıkça, etkilenme oranımız da düşüyor; ama Malatya fayı öyle değil. Malatya fayı Akçadağ ile Malatya’nın arasından geçiyor. Bu fay kırılırsa Malatya’daki yapı stokumuz şu anda zaten büyük depremlerden kaynaklı olarak hasarlı olmasından dolayı riskin fazla olduğunu söyleyebiliriz. Ben yer bilimci değilim ama bu konu Malatya’yı ilgilendirdiği için yaklaşık 20 yıldır bu konuda çalışmalarım var, kendim inşaat mühendisiyim, üniversite de akademisyenim bu konu Malatya’yı çok ilgilendirdiği için ekstradan burada mesai harcadım. Bu konuyu çok çalıştım. Halen de çalışıyorum. Malatya için bir can kaybına dahi tahammülümüz kalmadı, yetkililerimiz bir an önce ağır hasarlı binaların yıkımını, orta hasarlıların da ne olacağının kararını verilmesini istiyoruz. Bu konuda yerel yönetime seslenişte bulunmak istiyorum. Bir an önce Malatya’nın yapı stokunu yenilememiz gerekiyor. Gerek TOKİ vasıtası ile gerek yerinde dönüşüm gerekse de kentsel dönüşümden faydalanarak Malatya’daki binalarımızı mutlaka dönüştürmek durumundayız” diye konuştu.       

“3 TARAFIMIZDA DA FAYLAR VAR”

Son olarak Malatya’da artçı sarsıntıların devam edeceğini kaydeden Aluçlu, “Bölgemiz çok hareketli bir bölge yani 3 tarafımızda da faylar var. Bu faylar zaman içerisinde ana depremden sonra bir, 2 yıl kadar uzun süreye varacak şekilde artçı depremleri devam ettirebilirler; ama büyüklüğü de periyodu da her geçen gün azalarak bu artçı sarsıntılar devam edecek. Bir fay kırıldıktan sonra bu fayın zemininin oturması gerekiyor, oturma tamamlandıktan sonra tekrar enerji birikmesi için uzunca bir süre geçmesi gerekiyor. Bu periyot 150 yıl ile 240 yıl arasında da değişiyor. 350 yıla kadar varan periyotlarda da değişkenlik göstererek enerji biriktirdikten sonra ana deprem üretiyor. Tabi her yer aynı büyüklükte aynı periyotta deprem üretmeyebilir; ama artçılar devam edecek. Malatya fayında bir deprem olursa biz bu depreme ana depremin öncüsü diyebiliriz” açıklamasında bulundu.

 
Muhabir: Murat İpekten