Kuraklık yeraltı sularını etkiledi ( GÖRSEL ÜZERİ BAŞLIĞI )
SİNEM HATUN DAVUT
Malatya’da yeraltı suyunu etkileyen ve beklenen yağışların gelmemesiyle birlikte kendisini iyiden iyiye gösterecek olan kuraklık için tehlike çanları çalmaya başladı. Malatya’da merkezde kuraklıkla ilgili herhangi bir sorun yaşanmayacağını, gerekli hazırlıkları yaptıklarını dile getiren MASKİ Genel Müdürü Mehmet Mert, kırsal alanlarda problem yaşandığına dikkat çekti. Mert, “Kırsalda bazı bölgelerde artık sondajla su çıkartamıyoruz. Örneğin ben dün Kuluncak ilçesindeydim. Birkaç yerde sondaj çalışması yaptık ve su bulamadık. Akçadağ’da belirli kuraklık olan bölgelerde yeraltı suyu da yok” dedi.
Ekim ayının sonuna gelinmesine rağmen hala sonbahar yağışlarının olmaması, kuraklık tehlikesini de beraberinde getirdi. Kuraklık çanlarının çalındığı son günlerde bilinçsiz su kullanımı yönünde ne gibi tedbirlerin alındığı, kuraklığa karşı hangi hazırlıkların yapıldığını BUSABAH gazetesine anlatan MASKİ Genel Müdürü Mehmet Mert, önemli açıklamalarda bulundu.
Şu anda çok ciddi bir kuraklığın olduğunu ifade eden Mert, ekim ayının sonuna gelinmesine rağmen herhangi bir ciddi yağışın olmadığını belirtti.
“HAZIRLIĞIMIZA DEVAM EDİYORUZ”
“Su kaynaklarımızda ciddi azalmalar var” diyen Mert, “Biz zaten kuraklık öngörüsüyle tedbirlerimizi almıştık. 2’nci kaptajımıza su takviyesi yapıyoruz. 3’üncü kaptajımızı hazırlıyoruz. Ben kuraklık nedeniyle merkezde bir su problemi yaşayacağımızı düşünmüyorum. Kayıp kaçakla ilgili de hala çalışmalarımız devam ediyor. Dinlemeler yapılıyor. Kaçakların ciddi manada üzerine gidiyoruz. Ancak kırsalda şöyle bir sıkıntımız var: Bazı bölgelerde artık sondajla su çıkartamıyoruz. Örneğin ben dün Kuluncak ilçesindeydim. Birkaç yerde sondaj çalışması yaptık ve su bulamadık. Akçadağ’da belirli kuraklık olan bölgelerde yeraltı suyu da yok. Yok demek çözüm değil ve biz yeraltı suyunu bulmamız gerekiyor. Biz en kötü senaryoya karşı hazırlığımıza devam ediyoruz. İnşallah yağış bol olur, herhangi bir sıkıntı yaşamayız” ifadelerini kullandı.
“OTURDUĞUMUZ YERDEN SUYU YÖNETEBİLİYORUZ”
Skala sitemiyle her şeyi uzaktan yönetebildiklerini dile getiren Mert, “Geçen yıl ciddi manada kuraklık yaşadık. Kaptajdaki 3,5-4 metreküp olan suyumuz, 1,5 metreküpe kadar düşmüştü. Bu yıl kaptajdaki suyumuz hala 2,5 metreküpte. Bu yönden merkezde bir problem görünmüyor. Ancak biz yedekleme yapmaya devam ediyoruz. Depolarımızı yeniliyoruz. Kayıp kaçak suların peşine düştük. Skala dediğimiz sitemi çok hızlı bir şekilde devreye sokuyoruz. Skalayla oturduğumuz yerden suyu yönetebiliyoruz. Vanayı açıp-kapatıp, depoları uzaktan görebiliyoruz” şeklinde konuştu.
“BU KESİNLİKLE YANLIŞ BİR DÜŞÜNCE”
Vatandaşların, “Malatya’nın içme suyu cazibesiyle, kendiliğinden akıyor, suyun fiyatı neden bu kadar pahalı?” sitemine cevap veren Mert, şunları kaydetti:
“Vatandaşlarımız su noktasında bilinçleniyor. Bugünkü verilerle geçen yılki verilerimizi karşılaştırdığımızda vatandaşlarımızın suda yüzde 20 oranında tasarruf ettiğini görüyoruz. Çünkü artık Türkiye ve Malatya’da enerji maliyetleri, su maliyetleri anormal şekilde yükseldi. Bazen vatandaşlarımız, ‘Malatya’nın içme suyu cazibesiyle, kendiliğinden akıyor, suyun fiyatı neden bu kadar pahalı?’ diye soruyorlar. Bu kesinlikle yanlış bir düşünce. İnsanlarımıza kaptaja geldiklerinde suyu ücretsiz olarak verebiliriz ama sadece arıtmanın bir aylık elektrik faturası 3,5 milyon lira. Biz bütün sularda arıtma yapıyoruz. Biz köy-kent bir şehiriz. Yani insanlarımız yazın köylerinde, kışın ise merkeze veya başka şehre giderler. Mesela Akçadağ ilçesinin mahallerinin nüfusu yazın artıyor, kışın azalıyor. Kışın nüfus azaldı diye oraya yatırım yapmamamızın imkânı var mı, yok. Örneğin Darende Ayvalı’da kışın nüfusu 2 bin ise yazın 12 bin. Biz artırdığımız parayla yatırım yapmaya devam ediyoruz. Sadece 2 yılda Orduzu, Hanımınçiftliği, Kemerköprü, Aşağıbağlar mahallelerine şebeke yenileme için harcadığımız para 120 milyon lira. Sürekli yatırım yapmak, sürekli yenileme yapmak zorundasınız. Zamanında belediyeyken şimdi mahalle olan yerler daha önce eski usulle çalışmalar yapılmış ve biz buralarda yer alan şebeklerin tamamını yeniliyoruz ve ciddi yatırımlar yapıyoruz. Hatta Orduzu, Hanımınçiftliği bölgelerinde yaşayan insanlarımız bu konuda çok mağduriyet yaşadılar, sebebi de eski şebeklerin nereden gittiği belli olmadığı için. Bunları yenilerken insanlarımız susuz kaldı, problem yaşadılar. Şimdi ise insanlarımıza yeni şebeklerden su verdik ve problem giderildi. Bunlar hep parayla oluyor. Bir yılda sadece boru fiyatı 3 kat arttı. Enerji fiyatı 4 kat arttı. Personel maaşları yüzde 100 arttı. Bizim sadece su faturasından topladığımız para elektrikle personel maaşlarını karşılıyor. Biz Türkiye’nin en ucuz suyunu veriyoruz, artık vatandaşlarımızın bunu bilmesi gerekiyor.”





