TBMM’ye sunulan son rapor, dijitalleşmenin karanlık yüzünü gözler önüne serdi. Artık çocuklar "oyun" oynadığını sanırken ağır suçların öznesi haline geliyor. Uzmanlar uyarıyor: Bir beğeni ya da sohbet mesajı, geri dönülemez bir yolun başlangıcı olabilir.
Raporda en dikkat çeken noktalardan biri, çocukların işledikleri suçları birer "başarı" veya "merak unsuru" olarak görmeleri. Özellikle şu eylemler çocuklar arasında normalleşmiş durumda: Yasa dışı sorgu panelleri üzerinden veri sızdırma, hesap ele geçirme (Hacking), dijital tehdit ve şantaj.
Çocuklar, bu tehlikeli aktiviteleri birer suç olarak değil; bir teknolojik yetkinlik veya zeka göstergesi olarak kodluyor. Raporda ilk temasın oyun içi sohbetler, bir mesaj ya da masum görünen bir sosyal medya beğenisi ile başladığını ortaya koyuyor. Çocuğun güveni kazanıldıktan sonra, çocuklar denetimin olmadığı kapalı gruplara davet ediliyor. Bu kapalı devre platformlarda çocuklar dolandırıcılık, tehdit ve siber zorbalık gibi ağır suçlarla karşı karşıya bırakılıyor.
Çocuklar dijital dünyada attıkları bir adımın onları birer suçluya dönüştürebileceğinin farkında değil. Ailelerin 'çocuğum teknolojiyi çok iyi kullanıyor' diyerek gurur duyduğu eylemler, aslında birer adli vaka olabilir.
Uzmanlar, dijital okuryazarlığın sadece çocuklar için değil, ebeveynler için de hayati olduğunu belirtiyor. Ekran süresinden ziyade, ekran içeriğinin denetlenmesi ve çocuklarla kurulan açık iletişimin en büyük koruma kalkanı olduğu vurgulanıyor.








