Dünya genelinde doğurganlık oranlarının düşmesi ve yaşam süresinin uzaması, nüfus yapısında köklü bir değişime yol açtı. DSÖ’nün 2026 yılına ilişkin yayımladığı rapor, yaşlanan dünya nüfusunun sağlık, ekonomi ve sosyal yaşam üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi.

MALATYA’DA DURUM
TÜİK’in 2024 verilerine göre Malatya’nın nüfusu 750 bin 491 olarak kayıtlara geçerken, 65 yaş ve üzeri bireylerin oranı yüzde 12,1’e ulaştı. Türkiye ortalamasının üzerine çıkan bu oran, kentte yaşlı nüfusun giderek arttığını ortaya koydu. Ayrıca geçen yıl Malatya’da 7 bin 438 bebek canlı doğarken, doğurganlıktaki düşüş ve yaşlı nüfustaki artış, kentin demografik yapısında önemli bir dönüşüme işaret etti.

TARİHİ DÖNÜM NOKTASI
DSÖ verilerine göre, 2026 itibarıyla dünya genelinde 65 yaş ve üzeri bireylerin sayısı, 5 yaş altı çocuk nüfusunu geçti. Uzmanlar, bu gelişmenin insanlık tarihinde bir ilk olduğuna dikkat çekiyor.

DOĞURGANLIK DÜŞÜYOR, YAŞAM SÜRESİ UZUYOR
Raporda, birçok ülkede doğurganlık oranlarının nüfus yenilenme seviyesinin altına indiği vurgulandı. Buna karşın sağlık hizmetlerindeki gelişmeler, ortalama yaşam süresinin artmasına neden oldu.

SAĞLIK SİSTEMLERİNE BÜYÜK YÜK
Yaşlı nüfusun artışıyla birlikte kronik hastalıklar, uzun süreli bakım ihtiyacı ve sağlık harcamalarının da hızla yükseldiği belirtiliyor. DSÖ, ülkelerin sağlık sistemlerini yaşlı nüfusa uygun şekilde yeniden yapılandırması gerektiğini vurguluyor.

EKONOMİK VE SOSYAL ETKİLER
Çalışma çağındaki nüfusun azalması; emeklilik sistemleri, iş gücü piyasası ve sosyal güvenlik yapıları üzerinde baskı oluşturuyor. Raporda, aktif yaşlanma politikaları ve yaşlıların üretkenliğini destekleyen modellerin önemine dikkat çekiliyor.

DSÖ’DEN ÜLKELERE ÇAĞRI
Dünya Sağlık Örgütü, hükümetlere yaşlanmaya hazırlık çağrısında bulunarak; yaşlı dostu şehirler, erişilebilir sağlık hizmetleri ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesini önerdi. Raporda, “Yaşlanan nüfus bir kriz değil, doğru politikalarla yönetilmesi gereken bir dönüşümdür” ifadesine yer verildi.




