6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen üç yılın ardından, depremin en ağır yükünü omuzlayan gizli kahramanlardan birisi olan defin görevlisi Vedat Aris, Malatya Şehir Mezarlığı’nda morgların dolup taştığı, iş makinelerinin durmaksızın çalıştığı o günlerde, görev aşkıyla kendi evlatlarını bile unuttuğunu söyledi.

“BİZ BU İŞİN İÇİNDEN NASIL ÇIKACAĞIZ”             

Malatya Şehir Mezarlığında defin görevlisi Vedat Aris,

“16 yıldır Mezarlıklar Müdürlüğü bünyesinde defin görevlisi olarak çalışıyorum. 6 Şubat sabahı saat 04.17’de deprem olduğunda, önce bunun bu kadar büyük bir felaket olduğunu düşünmemiştim. Çocukları güvenli bir yere çıkarıp hemen görev yerime koştum. Trafik kilitlendiği için ancak sabah 09.00 gibi iş yerine ulaşabildim. İlk başta elimizdeki mezarların yeterli olacağını sanıyordum ama cenaze sayısı arttıkça ‘Biz bu işin içinden nasıl çıkacağız?’ diye düşünmeye başladım”

dedi.

"MORGLAR DOLDU, CENAZELER ARAÇLARLA GELMEYE BAŞLADI"

Deprem kahramanı Aris, cenazeleri usulüne uygun denettiklerini belirterek,

“İlk gün defin yapamadık, sadece enkaz altından çıkarılan cenazeleri kayda alıp kabul ettik. Morglar, depolar, her yer dolmuştu. İkinci gün Van’dan gelen ekiplerin araç ve personel desteğiyle definlere başladık. Gelen her araçta 7-8 cenaze vardı; bir araç geliyor, parselin yarısı bir anda doluyordu. Bir yanda iş makineleri çalışıyor, bir yanda biz kar, kış, çamur demeden görevimizi yapıyorduk. Tedarikli olmamıza rağmen malzeme yetmiyordu ama hiçbir cenazeyi bekletmeden, usulüne uygun şekilde defnettik”

şeklinde konuştu.

Kayısıda don alarmı: -3 dereceye dikkat!
Kayısıda don alarmı: -3 dereceye dikkat!
İçeriği Görüntüle

"KENDİ AİLEMİ O MAHŞERDE UNUTTUM"

Çocuklarının ayaklarında terlik olmadan soğukta bir camiye sığındıkları anları hiç unutamadığını belirten deprem kahramanı Aris,

“Deprem anında çocuklarımı dışarı çıkarıp ateş yakan komşulara emanet etmiştim. Buradaki mahşer yerinde çalışırken onları tamamen aklımdan çıkarmışım; sağ olduklarından emindim ya içim rahattı. Akşama doğru bir arkadaşım ‘Vedat abi, çocukları hiç aramadık?’ deyince kendime geldim. Gidip baktığımda bir camiye sığınmışlardı, ayaklarında terlik bile yoktu, karın içindeydiler. O an yaşadıklarımı anlatamam; çok büyük acıydı ama Rabbime şükürler olsun ki sağdılar”

ifadelerini kullandı.

"DERS ALMAMIZ LAZIM"

Son olarak deprem kahramanı Aris,

“Pandemi döneminde de buradaydım, o zaman da yoğunluk vardı ama bu bambaşkaydı. Mezarlık personeli olarak 7/24 uykusuz, aç, bir battaniye üzerinde yatarak çalıştık. Adıyaman’dan gelen, tüm ailesini (eşini, çocuklarını, kayınvalidesini) kaybetmiş bir polisin cenazelerini gece yarısı projektörler altında defnettiğim o anı asla unutamam. Bu felaketten büyük dersler çıkarmalıyız. Malatya adeta yok oldu. Biz mezarlık çalışanları olarak 70-80 kişiydik; hiçbirimize veya ailemize bir şey olmaması bizim için Allah’ın bir lütfuydu. Eğer birimize bir şey olsaydı burayı bırakır, kendi derdimize düşerdik ve bu işler aksardı. Allah bir daha ne memleketimize ne de dünyaya böyle bir acı yaşatmasın”

dedi.

Muhabir: Besime Güner