ÜMHAN AYAZ

Malatya’nın geleneksel giyim kültürü hakkında açıklama yapan Araştırmacı – Yazar Nezir Kızılkaya, önemli açıklamalarda bulundu. Kızılkaya,“Her yöresinin kendine özgü başlıkları var. Malatya’da başlıkların tepelikle kullanımı daha yaygındı ve bir hayli gösterişliydi. Maddi durumu iyi olan kişilerin başlıkları genellikle altınla süsledikleri bazı bireylerin gümüşle süslemektedir. Altın yâda gümüş ile süsleyecek güce sahip olmayanların ise metal parçalarla süslemeler yaptıkları görülmekte” ifadelerine yer verdi.

Malatya geleneksel giyimi ile ilgili bilgiler veren Nezir Kızılkaya, “Geleneksel giyime dair bilgileri eski dönemlerdeki fotoğrafları inceleyerek elde ediyoruz. Geçmiş dönemlerde kadın ve erkek giyimleriyle ilgili konuşulacak olunursa 100. yıl öncesine kadar gitmek mümkündür” dedi.

Malatya’nın geleneksel giyiminden bahseden Nezir Kızılkaya, “Erkek giyiminde yüzyıldan daha eski geleneksel bir giyimden bahsetmek pek mümkün değil. Çünkü daha çok Anadolu Coğrafyasında erkek giyiminde neredeyse tek tip bir giyim mevcuttu. Yani biraz daha uzun entari şeklinde hatta o gömleğin biraz uzatılmış halini giyenlerde mevcuttu uzun haline de Antere denirdi.” ifadelerini kullanarak tarihsel açıdan kaç yıl kadar öncesine gittiğinin üzerinde durdu.

CUMHURİYETİN İLANINDAN SONRA

Özellikle cumhuriyetin ilanından sonra giyimlerin yöreselleşmeye ve geleneksel giyimin ortaya çıkmaya başladığını anlatan Kızılkaya, “Geleneksel kıyafetler yüzyıl önceki dönemlerde de vardı ama daha çok maddi durumu iyi olan ailelerde bu tip giyimi elde edebildikleri için daha az bir kitle içinde geleneksel giyim mevcuttu. Çünkü geniş halk kitleleri maddi yetersizliklerden dolayı bu tür kıyafetlere ulaşamıyorlardı ve yaygın olarak kullanılmıyordu.” şeklinde konuştu.

FOTOĞRAFLARDAKİ GİYİMLER

Yöresel giyimi yaygınlaşmaya başladı yüzyıl öncesinde Malatya’nın giyimi hakkında açıklamalarda bulunan Kızılkaya şu şekilde konuştu: “Malatya için geleneksel giyime dayanan belgeler, fotoğraflar var. Özellikle 1900 yıllardan sonra elimizde çok fotoğraf var bunları kronolojik olarak incelediğimizde yöreye özgü, yörenin iklim ve sosyal şartlarına uygun kıyafetlerin de oluştuğunu, hatta günümüze kadar geldiğini de görüyoruz.”

ZIBINHer ilçenin hatta büyük beldelerin bile kendine özgü giyim tarzlarının olduğunu söyleyen Kızılkaya, Malatya merkezindeki yöresel giyimden bahsederek şunları söyledi: “Geleneksel giyim çeşitlerine bakıldığı zaman kadın giysilerinin daha çok olduğunu görülmekte. Kadınların daha çok zıbın dediğimiz kadınların özellikle bayramlarda, düğünlerde, törenlerde giydiği giysilerdi. Günümüzde yöresel kıyafetleri daha çok halk oyunları oynayan ekiplerin üzerinde görmek mümkündür. Zıbın dediğimiz yöresel kıyafetler çiçekli ya da düz koyu renkli kadife kumaşlardan yapılmakta. Kadınlar, zıbınların üzerine kemer takmaktadır.”

Kadınların olmazsa olmazı olarak adlandırdığı giysinin pervanik olduğundan bahseden Kızılkaya, “İşlemeli yün çoraplar, yöresel adıyla pervanik giydikleri ayakkabı olarak yemeni olarak adlandırılan ayakkabıları kullanılmıştır.” dedi. Kızılkaya, erkek ve kadınlarda eski zamanlarda kullanılan yemeni adı verilen ayakkabıların günümüzde azda olsa yapımının ve kullanımımın devam ettiğini anlattı.

YÖREDEN YÖREYE EN ÇOK DEĞİŞEN

Yöreden yöreye en çok değişen giysi parçasının başlık olduğunu söyleyen Kızılkaya, “Her yöresinin kendine özgü başlıkları var. Malatya’da başlıkların tepelikle kullanımı daha yaygındı ve bir hayli gösterişliydi. Maddi durumu iyi olan kişilerin başlıkları genellikle altınla süsledikleri bazı bireylerin gümüşle süslemektedir. Altın yâda gümüş ile süsleyecek güce sahip olmayanların ise metal parçalarla süslemeler yaptıkları görülmekte” ifadelerine yer verdi.

ERKEK GİYİMİ

Malatya yöresine ait erkek giyiminin Anadolu erkek giyimiyle uyumlu olduğunu dile getiren Kızılkaya, “Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da biraz daha şalvar yaygın. Gömlek olarak beyaz üzerine gri çizgili, çok ince çizgili gömleklerin yakın zamana kadar kullanıldığını, hatta zaman zaman hala şehirde bu tür gömleklerin giydiğini görüyoruz. Yelek, şalvar ve gömlek üçlüsünün yine ayağında yemeniyle beraber kullanıldığına hala günümüzde de şahit oluyoruz.”

BEYAZ KUŞAK

Malatya’da takılan kuşağın beyaz ipek kuşak olduğunu belirten Kızılkaya, “Halep kuşağı da deniyor. O zamanlar tabii Malatya’nın giysi ihtiyacını, kumaş ihtiyacını yani giyimle ilgili hemen hemen bütün ihtiyaçları karşıladığı Halep’ten, Şam’dan gelen malların olduğunu görüyoruz. Kumaşların, elbiselerin, Halep’ten, Şam’dan geldiğini, ona da Halep işi, beyaz ipeğimsi ya da ipek şalların geldiğini, kullanıldığını görüyoruz. Tabii bu üniforma değildir geleneksel giyim farklı renklerde, farklı kumaşlarda da kullanımı mümkün olan ya da kullanılan giysi parçaları ya da giysiler vardır. 1900’lü yıllardan sonra çekilen fotoğraflardan yapılan yayınlardan, yazışmalardan, dergilerden, gazetelerden, haberlerden bu dergiler için, bu yayınlar için özel hazırlanan ya da çektirilen fotoğraflardan faydalanıyoruz.” dedi.

ÇOCUK KIYAFETLERİ

Çocuk kıyafetlerinde geleneksel giyimden bahsetmenin çok mümkün olmadığını dile getiren Kızılkaya, “Çocuklar bu konunun dışında tutuluyor. Çocuklar kundaktan çıktıktan sonra büyüklerden artan kumaş parçalarıyla yapılan elbiseler giyerlerdi. Yakın zamana kadar erkek çocuklarında etek benzeri elbiseler, tulumlar Malatya genelinde hem erkek çocuklarında hep de kız çocuklarında yaygın olarak kullanılmaktaydı.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Haber Merkezi