"Asrın felaketi" ile birlikte büyük bir yıkım yaşayan Malatya'da, en büyük çileyi çekenlerin başında esnaflar geliyor. Ancak, bu esnaf grupları içinde, Devlet desteği almayan tek kesim olarak öne çıkan pazarcılar, şimdilerde çaresizlikleriyle gündemde. Ne ip bağlayacakları bir bina ne tezgâh açacakları bir cadde ne de kendileri için inşa edilen kalıcı semt pazarı binaları bulunan pazarcılar kendilerini ötelenmiş gibi hissederken Malatya Seyyar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Ümit Emre, busabahmalatya.com’a konuşarak pazarcı esnaflarının sorun ve sıkıntılarını dile getirdi.
11 ili etkileyen yıkıcı bir deprem yaşandığını hatırlatan Malatya Seyyar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Ümit Emre, özellikle 6 Şubat 2023 yılında meydana gelen depremde Malatya’nın çok büyük bir yıkım yaşandığını dile getirdi.
“DEPREMDEN ETKİLENMEYEN SEKTÖR KALMADI”
Depremlerde Malatya esnafının hepsinin zarar gördüğünü ifade eden Emre,
“Depremin yıkımlarından her kesim etkilendi. Depremden etkilenmeyen sektör kalmadı. Memleketimiz her yönden aşırı bir yıkım yaşadı. Devletimizin büyüklüğü sayesinde bu yıkım en aza indirilmeye çalışıldı. Malatya’mız Doğu’nun en güzel şehriydi, havasıyla, suyuyla her şeyiyle, biz bunları kaybettik. Bunun üzerine de Malatya ekonomisini ayakta tutan kayısımız zirai dondan hasar aldı. Bu ekonomik çöküşle birlikte sadece pazarcılar değil Malatya esnafının hepsi zarar gördü”
diye konuştu.
“PAZAR AÇTIĞIMIZ CADDE VE SOKAKLARIMIZ YOK OLDU”
30-40 yıldan bu yana pazar açtıkları yerlerin kalmadığını dile getiren Emre,
“Malatya’nın yıkımı, ekonomik sıkıntısı pazarcılarımızı da etkiledi. 30-40 yıldan bu yana pazar açtığımız cadde ve sokaklarımız yok oldu. Müşterilerimiz yer değiştirdi. Mahalleler darmadağın oldu, yapısı değişti. Esnaflarımızın hepsinin pikapları var ve nakliyecilik anlamında insanlara yardım ettik. Çünkü nakliyecilik konusunda hiç kimse kalmamıştı. Bizim esnaflarımızın devletimizden konteyner, elektrik, su, klima talebi de olmadı. Maddi bir destek de kira yardımı da istemedik. Kendi imkanlarımızla ayakta durmaya çalışan tek esnaf gurubuyuz”
ifadelerini kullandı.
“TALEBİMİZ PEK DİKKATE ALINMADI”
“Deprem esnasında el birliğiyle toparlanmaya çalıştık, birçok dosya hazırlayıp bunları da vekillerimize takdim ettik” diyen Emre, sözlerine şöyle devam etti:
“TOKİ Malatya’mıza yeni bir şehir kuruyor. Kurulan yeni Malatya’da kapalı pazar alanları talebimiz oldu. Eğer kapalı pazarlar oluşturulursa esnaflarımızın lavabosu, mescidi, tuvaleti, müşterilerimizin dinlenme alanı, otopark olur dedik. Maalesef bu talebimiz pek dikkate alınmadı. Taleplerimiz de Malatya’mızın hayrına olacaktı. Oluşturulacak semt pazarları afetlerde sığınma alanı, erzak depolama, malzeme olabilir diye düşündük. Pazarların kurulmadığı zamanda o mahallelerin nefes alabileceği yerler olabilirdi. Mesela toplantı alanı, düğün, cenaze, kermes alanı gibi kullanılabilirdi. Ama bu taleplerimiz dikkate alınmadı. Yeşilyurt ve Battalgazi Belediye başkanlarımızın bizlere semt pazarı söz var, birer tane yapacaklar. İnşallah Malatya’ya ve Doğu’ya örnek olacak pazar yerleri olur.”

“BUNA GÖRE BİR PROJE ÜRETİLMEDİ”
Pazarcılığın bin yıllık bir gelenek olduğuna dikkat çeken Emre,
“Şu anda merkezde kurduğumuz 28 pazar yeri var. Bu pazarların birçoğunda ip bağlama, tuvalet, lavabo, mescit sorunumuz had safhada. Sadece sebze ve meyvede değil, konfeksiyonda, züccaciyede, ayakkabıda büyük marketler karşısında fiyat dengeleyen tek unsur olarak biz kaldık. Pazarcılığın bin yıllık bir kültür olduğu görülüp, buna göre bir proje üretilmedi. Pazarcılık ülkemizin bin yıllık bir gerçeği. Pazar dünyanın her yerinde kuruluyor. Modern bir Malatya kuruyorsak pazar yerlerini de buna göre dizayn etmemiz lazım”
dedi.








