BUSABAH TV Youtube kanalından yaylanan ve Busabah Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu’nun hazırlayıp sunduğu “Gündem Malatya” Programına Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu konuk oldu.
“PARASI OLAN GELSİN ALSIN, UCUZA VERMEYE GEREK YOK”
Malatya’da tuzu kuru bir kesimin arsa fiyatlarını arttırdığını iddia eden Başkan Sadıkoğlu,
“Organize Sanayi Bölgelerinde arsa maliyetlerinin bugün ulaştığı fahiş seviyelerin temel sebebi, bu işlerin finansman modelindeki stratejik hatalardır. Normal şartlarda OSB yatırımları, hükümetin özellikle yatırım bankaları aracılığıyla sağladığı uzun vadeli borçlanma modelleriyle yürütülmelidir. Eğer biz devletin bu sübvansiyonel gücünü kullanmak yerine, sadece kendi yerel bütçemizi oluşturarak bu projeleri yapmaya kalkarsak, maliyetler kaçınılmaz olarak yükselir ve bu maliyeti karşılamak için arsaları sanayiciye çok yüksek fiyatlarla satmak zorunda kalırız. Oysa devletin ve hükümetin temel amacı, üretimin önünü açmak adına arsaları uygun fiyata sunmaktır. Bugün doğalgaz fiyatlarında yapıldığı gibi, sanayi arsalarında da devletin zararı göze alarak fiyatları aşağı çekmesi, sanayiciyi desteklemesi şarttır. Bu noktada OSB yönetim kurulları, diğer illerdeki düşük maliyetli arsa örneklerini emsal gösterip inisiyatif alarak fiyatları aşağı çekme yetkisine sahiptir. Ancak maalesef OSB içerisinde, ‘Parası olan gelsin alsın, ucuza vermeye gerek yok’ diyen, tuzu kuru bir kesimin varlığına da bizzat şahit oldum”
diye konuştu.
“BÜYÜK SANAYİ DEVİNİN MALATYA’YA GELMESİNİ İSTEMEDİLER”
Kişisel menfaatlerin küçük firmaları olumsuz etkilediğini belirten Başkan Sadıkoğlu,
“Daha da vahimi, sanayi içerisinde belirli bir güce ulaşmış bazı firmaların, kendilerinden daha büyük bir sanayi devinin Malatya’ya gelmesini istememeleridir. Kendi vizyonlarını bir kenara bırakıp, bölgeye gelecek ağır sanayi veya orta ölçekli güçlü yatırımcıların önüne ciddi engeller çıkarıyorlar. Bizim Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu noktadaki yetkimiz maalesef sınırlıdır; ancak OSB yönetiminde doğrudan yer aldığımız takdirde bu çarpık düzeni dizayn edebiliriz. Yönetimde olmadığımız sürece, müteşebbis heyet içerisinde sadece fikir beyan edebiliriz ki bu da icraatın yanında etkisiz kalıyor. Birilerinin kişisel menfaatleri doğrultusunda güçlendiği bu yapıda, küçük ve orta ölçekli firmaların önü bilinçli olarak kapatıldı. Bizim küçük sanayiciyi oraya taşımak için hazırladığımız 5’er dönümlük yerler, projeler iptal edilerek 100’er dönümlük devasa parsellere dönüştürüldü ve bir şekilde belirli çevrelerin rantına sunuldu. Bizim dönemimizde, tahsis edilen arsayı yatırıma dönüştürmeyenlerin elinden o yerleri derhal alıp gerçek üreticiye vererek rantı ortadan kaldırıyorduk; fakat şu an bu sistemin ne kadar sağlıklı işlediği meçhuldür”
dedi.
“SEÇİMDE BANA OY VERDİN Mİ VERMEDİN Mİ” İDDİASI
Oy vermeyene organizede arsa verilmediğini de söyleyen Başkan Sadıkoğlu,
“Sanayileşme bir kültür meselesidir. Bugün hayranlıkla baktığımız Gaziantep ve Kayseri gibi şehirlerin sanayi devleri, vaktiyle Özsan Sanayi Sitesi gibi küçük sanayi sitelerinde, hatta merdiven altı atölyelerde üretim yaparak işe başlamışlardır. Biz bu küçük işletmelere fırsat tanıyıp onların önünü açmadıkça Malatya’nın topyekûn büyümesi mümkün değildir. Altyapıyı kurup arsayı ucuzlatırsanız, orada bir üretim potansiyeli oluşur; büyük sanayici küçük olana fason iş yaptırır, herkes kazanır ve istihdam artar. Ancak bizde maalesef ‘seçimde bana oy verdin mi vermedin mi’ gibi sığ ve kişisel hesaplarla insanların elinden arsa alınması veya kişiye özel parselizasyon yapılması gibi vizyonsuz yaklaşımlar sergilendi”
şeklinde konuştu.
“YEREL SİYASETÇİLERİN SANAYİ ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİLERİ OLDU”
Son olarak Başkan Sadıkoğlu,
“Mevcut valimiz Sayın Seddar Yavuz, devlet adamı vakarına sahip, şehre hizmet etmek için çabalayan bir bürokrattır. Ancak geçmişteki bazı yönetim dönemlerinde valilerin nasıl yönlendirildiğini, sanayi ve ticaret odasının en ufak harcaması için dahi nasıl müfettişler gönderilerek baskı kurulmaya çalışıldığını hepimiz biliyoruz. Yerel siyasetçilerin, kendi güçlerini korumak ve alanı konsolide etmek için kurdukları baskıların sanayi üzerinde ciddi olumsuz etkileri olmuştur. Biz Malatya’nın evladıyız; bizim kimseyle şahsi bir tarla ya da kan davamız yok. Ancak Malatya halkı ve sanayicisi adına yanlış gördüğümüz her şeyi konuşmaya devam edeceğiz. Deprem sürecinde bile sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıp, koltuklarını koruma pahasına şehre gelecek yardımların önünü kesen anlayışlar, bu kente en büyük zararı vermiştir. Başka bir Malatya yok ve biz bu şehir için doğru bildiklerimizi en yüksek perdeden savunmaya devam edeceğiz”
ifadelerini kaydetti.
Muhabir: Besime Güner




