Gündem

PANDEMİ SÜRECİNİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

“ANORMAL ZAMANDA NORMAL DAVRANIŞ OLMAZ”

Abone Ol

PANDEMİ ÇOCUKLARI

TÜRKAN YILDIZ KAYA

“Pandemi ile yaşadığımız karantina sürecinde tabiri caiz ise geçmişi, geleceği ve bugünü aynı anda deneyimledik. Dünyanın hem çok küçük hem de çok büyük yer olduğunu anladık” diyen Rehberlik ve Psikolojik Danışman Bilgen Güzelaydın, pandemi sürecinin çocuklar üzerindeki etkilerinden bahsetti.

Dünya genelinde yayılan koranavirüs salgınına karşı herkes endişeli… Nitekim bu durumdan en çok etkilenen 0-18 yaş grubu olarak adlandırdığımız çocuklar… Süreci sağlıklı yaşamak ve atlatmak için en büyük görev ebeveynlere düşüyor. Bu nedenle ebeveynler süreci kendilerince çözmeli ve çocuklarına yeterlilik sağlayabilmeli.

Çocukların anlayamadığı, zihninde çözüme kavuşturamadığı soruları anne-babalar somutlaştırmalı. Böylelikle pandemi süreci çocukların ruhsal ve fiziksel dengelerini bozmadan atlatılabilinir.

Gündemde olan konulardan biri de pandeminin çocuklar üzerindeki etkileri. Konunun uzmanlarından olan Rehberlik ve Psikolojik Danışman Bilgen Güzelaydın ile konuya ilişkin yaptığımız röportaj ise şöyle:

“ANORMAL ZAMANDA NORMAL DAVRANIŞ OLMAZ”

-Pandemi süreci çocukların ruh sağlığını nasıl etkiledi?

Bu sorunun cevabını verebilmemiz için pandeminin önce yetişkinleri nasıl etkilediğine bakmamız gerekmektedir. Çünkü çocuklar bu süreci ebeveynleri ile ya da onlara primer bakım veren kişilerle birlikte yaşadılar. Pandemi ile yaşadığımız karantina sürecinde tabiri caiz ise geçmişi geleceği ve bugünü aynı anda deneyimledik. Dünyanın hem çok küçük hem de çok büyük yer olduğunu anladık. Zamanı farklı şekillerde tecrübe ettik. Bu farklı tecrübe edişlerde acaba çocuklara ne oldu? Çocukların ellerinden bir anda parkları, okulları, anane babaanne ve dedeleri, arkadaşları alındı. Tabi ki bu süreci bir ergenin algılayabilmesi biraz daha kolay iken soyut döneme geçmemiş çocuklar algılayamadı. Haliyle acaba biz kötü bir şey yaptık da bunlar başımıza geldi diye düşündüler. Enerjilerini gün boyu okulda parkta arkadaşları ile sosyalleşerek atmaya alışmış çocuklar bir anda anne babaları ya da büyükanne ve büyükbabaları ile 24 saat vakit geçirirken buldular birbirlerini. Anne babası sağlık çalışanı olan çocuklar üstüne aylarca anne babalarını göremediler. Durum bu olunca duygu durumdaki değişikliklerden tutunda yeme içme düzenine çocukların birçok tutumunda değişiklikler oldu. Ancak burada şunun altını çizmek istiyorum ki anormal zamanda normal davranış olmaz.

Aileler bu sürece uyumlanırken çocuklar belki evlerinden sıkıldılar, anne babalar çocuklarından sıkıldılar. Olabilir, böylelikle negatif duyguya da tahammül etmeyi öğrenmiş oldular.

“SÜREKLİ NASİHAT VE UYARI VERİLMEMELİ”

-Pandemi sürecinde çocuklarla iletişimimiz nasıl olmalı?

Bu süreçte ailelerin en çok zorlandıkları şey bu çocukları sürekli nasıl oyalayacağız sorusuydu. Her iki taraf içinde gerçekten zorlayıcı bir deneyim oldu. Ancak burada yine durumu yönetecek kişi ebeveynler… Mümkünse yemek yenilen saatlerde birlikte olunmalı, sürekli nasihat ve uyarı verilmemeli, çocuğa evde diye daha önce kazandırılmamış bir alışkanlık zorla kazandırılmaya çalışılmamalı, birlikte günde 20-30 dakika oyun oynanmalı, çocuk hayatın akışına dâhil edilmeli, örneğin makineye çamaşır atarken renkli ve beyazı çocuktan ayırmasını istediğimizde bu bile ev içi bir aktivitedir. En önemlisi çocuğun sıkılmasına da izin verilmelidir.

-Peki, virüsü çocuklara nasıl anlatmalıyız?

Çocuğa kesinlikle doğru bilgi verilmeli. Sorun yokmuş gibi davranmak ya da sorunu fekaletleştirerek yaşamak her iki boyutu ile çocuğa zarar verir. Koronanın ortaya çıkması ile beraber aslında teknolojinin de desteği ile çocukların anlayacağı şekilde çok güzel animasyonlar hazırlandı. Aileler bunlardan destek alabilirler. Buradaki en önemli konu çocuğa virüsü anlattıktan ve tehlikeli bir şey olduğunu söyledikten sonra yeterli önlem alırsak bu virüse yakalanma riskinin düşebileceği ailesi olarak onu her zaman koruyabilecekleri hissiyatının verilmesidir. Çünkü çocuklar hayatı anne babalarının gözünden görürler. Kahramanları anne ve babalarıdır. Anne babasının tedirgin olduğunu hisseden çocuk kendini güvende hissedemez. Hatta çocuğa anlatmadan önce çocuğun ne bildiği yordanabilir bu vesile ile yanlış düşünceleri düzeltilebilir. Örneğin sence korona ne demek? Çocuğun zihninde nasıl yer ettiğini vereceği cevaplarla bulup sonrasında yanlış ve eksik bilgiyi düzelterek de durumu anlatabiliriz.

Aynı zamanda bu durumda onlara yardım edecek sağlık çalışanlarının ve hastanelerin olduğunu, devletin elinden geleni yaptığını söylüyor olmakta çocukları bir miktar rahatlatacaktır.

“HİKÂYELEŞTİRİLEREK ANLATILMALI”

-Virüsten korunmak için alınacak tedbirler çocuğa nasıl anlatılmalı?

Hijyen tedbirleri anlatılırken emir komuta zinciri gibi çocuğa dikte etmektense, konu biraz daha hikâyeleştirilerek anlatılmalıdır. Koronavirüsün sabunu pek sevmediği ellerimizi yıkarsak bizden uzaklaşabileği uygulamalı örneklerle anlatılmalıdır.20 saniye dediğimizde çocuk anlayamazken 20-30 saniyelik bir melodi eşliğinde ellerini ne kadar yıkaması gerektiğini daha iyi idrak edecektir.

Maske kullanımı ancak anne baba olarak çocuğa model olursa doğru anlatılabilir. Bunun geçici bir süreç olduğu ve maskeyi taktıkça herkesin güvende olacağı anlatılabilir. Hatta mümkünse sevdiği karakterlerden maskeler alınabilir ya da dikilebilir.

“ENERJİSİNİ ATAMAYAN ÇOCUKLAR HIRÇINLAŞTI”

-Bu süreçte çocukların hangi alışkanlıkları değişti?

Öncelikle çocukların biyolojik ritmi değişti. Çocukların uyku saati beslenme saati teknoloji kullanımları değişti. Daha geç uyuyup güne daha geç başladılar. Teknolojik aletlerle vakit geçirme süresi uzadı. Enerjisini atamayan çocuklar hırçınlaştı.

-Okulların kapanması ile beraber online eğitim konusu ailelerde krize dönüştü mü?

En başta krize dönüştü evet. Ebeveynler uyum sağlasa bile bu çocukların hoşuna gitmedi. Çünkü anne babaları bir anda öğretmen rolüne büründüler. Bu da çatışmayı beraberinde getirdi. Ancak daha sonra bir kısım bu sürece daha da uyumlandı. Evde online eğitim saatlerinde temizlikler ertelendi. Çocuklar için uygun ortamlar hazırlandı. Çocuğun zamanı programlandı.

-Ebeveynler çocuklarında ne gibi değişiklikler gördüğünde bir uzamandan yardım almalı?

Stres faktörü azaldıktan sonra çocukta uyku bozukluğu, korku, endişe, ani öfke patlamaları, takıntılar, tikler görülürse vakit kaybetmeden uzmandan destek alınmalıdır.

-Normale döndüğümüzde çocuklarda uyum süreci nasıl olacak?

Aslında bu durum okulların açılması ile beraber gözlemleyeceğimiz bir sürecide içinde barındırıyor. Çünkü mesela okul öncesinde anne babadan ayrışmasını beklediğimiz çocuk aksine daha fazla anne babaya yapıştı. Okul açıldığında bunun yansıması nasıl olacak tecrübe edeceğiz. Ya da anne babaları evde olup da yeniden işe başlayacak çocuklarda ne gibi değişiklikler olacak aslında hepsinin cevabı ilerleyen günlerde saklı.

Yeni normal ile çocuklar yeni yeni haşır neşir oluyorlar. Dolayısıyla birden eskiye dönülmeyip yeni önlemlerle bu sürece uyumlanacaklar gibi gözüküyor.