"Bir şehirde genç kalmazsa, üretim kültürü de yaşlanır" bu uyarı, deprem sonrası Malatya’nın sosyo-ekonomik röntgenini çeken Prof. Dr. Gökhan Tuncel’e ait. Duruş Dergisi’ne konuşan Tuncel, esnafın müşterisini kaybettiği, ticari belleğin silindiği bu süreçten çıkışın anahtarını sundu.
"KRİZ YÖNETİMİ İLE KALKINMA YÖNETİMİNİ KARIŞTIRDIK"
Şehrin kalbi sayılan Yeni Cami ve çevresinin yok olmasını "ekonomik hafıza kaybı" olarak nitelendiren İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Gökhan Tuncel, iyileştirme sürecindeki en temel eksikliğin mekânsal planlama değil, stratejik düşünme eksikliği olduğunu belirtti. Prof. Dr. Tuncel,
"Afet yönetimini sadece arama-kurtarma olarak görürsek büyük resmi kaçırırız. Geçici çözümler, doğru planlanmadığı takdirde uzun vadede kalıcı sorunlara dönüşür. Esnafın müşterisini, müşterinin esnafını kaybettiği bir tablo, ticari hafızanın kopması demektir."

SANAYİDE KABUK DEĞİŞİMİ: TEKSTİLDEN SAVUNMAYA
Depremin Malatya sanayisi üzerindeki etkilerini de değerlendiren Prof. Dr. Tuncel, bu yıkımın aynı zamanda bir "yeniden tanımlama" fırsatı sunduğuna dikkat çekti. Malatya sanayisinin artık geleneksel sektörlerin dışına çıkmaya başladığını vurgulayan Tuncel, yeni rotayı şöyle çizdi:
Yeni Odak Alanları: Savunma sanayii, makine, kompozit ve yazılım teknolojileri.
Akıllı Sanayi Alanları: Sadece fabrikadan ibaret olmayan; içinde teknopark, model fabrika ve laboratuvar barındıran entegre yapılar.
Üniversite-Sanayi İş Birliği: Akademinin sadece bilgi üreten değil, sanayiye rehberlik eden bir konuma gelmesi.
GENÇ NÜFUS VE "BEYİN GÖÇÜ" RİSKİ
İstihdam yapısındaki değişimlere değinen Prof. Dr. Tuncel, genç nüfusu şehirde tutmanın yolunun sadece "iş sahası" açmak değil, "yaşam kalitesini" artırmak olduğunu söyledi. Turgut Özal Üniversitesi tarafından uygulanan "Yerinde Eğitim" modelinin önemine değinerek; barınma, sosyal alanlar ve kültürel aktivitelerin eksikliğinin beyin göçünü tetikleyeceği uyarısında bulundu.




