Ramazan ayına artık saatler kala emekliler bu Ramazan ayında nasıl ayakta kalabileceklerini kara kara düşünüyor. Emekliler aldıkları maaşla hayatlarını idame ettiremeyeceğini her fırsatta dile getirirken Birleşik Emekliler Sendikası (BES) Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş önemli açıklamada bulundu.
Ramazan ayına bir kez daha ulaştıklarını ifade eden Göktaş, oruç ibadetimizi yerine getirmeye hazırlanırken, geçmiş Ramazanları bilen emekliler olarak bugün Ramazan ayını ve ardından gelen bayramları ne yazık ki daha büyük maddi zorluklarla karşıladıklarını söyledi.
“KİMSESİZLER, GARİBANLAR YANİ EMEKLİLER MUTLU OLURDU”
“Ramazan ayı dinimizde kutsal ve özel günlerdendir” diyen Göktaş,
“Bu ayda birlik ve beraberlik artar, aile ve komşuluk ilişkileri güçlenir, insanlar kaynaşırdı. Zengin ile fakir arasındaki fark azalır; yardımlaşma, dayanışma ve iyilik zirveye ulaşırdı. Mütevazı iftar ve sahur sofraları kurulur, israftan ve haramdan kaçınılırdı. Oruç sadece belli saatlerde aç kalmak değildir; kötü alışkanlıklardan uzak durmak, ihtiyaç sahiplerini gözetmek, fakiri ve yoksulu bulup yardım etmektir. Yardım edilirken kimliğe, mezhebe bakılmaz; insan olduğu için destek verilirdi. Ramazan ayında en çok yetimler, yaşlılar, kimsesizler, garibanlar yani emekliler mutlu olurdu. İmece usulü kurulan sofralarda aile fertleri ve komşular bir araya gelir, hoş sohbetler edilirdi. Oruç ibadetinin amacı da budur: Zenginin, aç kalarak yoksulun hâlini anlamasıdır. Allah’ın insanların aç kalmasına ihtiyacı yoktur; ibadetin özü paylaşmaktır”
diye konuştu.
“EMEKLİLER NE YAZIK Kİ YARDIMA VE SADAKAYA MUHTAÇ HÂLE GETİRİLMİŞTİR”
Emeklilerin muhtaç hale getirildiğini savunan Göktaş,
“Ne yazık ki günümüzde bu güzel gelenekler, dayanışma ve yardımlaşma kültürü zayıflamış; toplum bilinçli bir şekilde üretimden uzaklaştırılıp tüketime yönlendirildi. İnsanlar yardıma muhtaç hâle getirilmiş, yapılan günübirlik yardımlarla belirli siyasi anlayışlara bağımlı bir düzen oluşturuldu. ‘Bizden olan, olmayan’ ayrımıyla toplum bölünmüş; yardım kolileri ve cüzi desteklerle insanlar kendilerini güvencesiz hissetmeye itildi. Oysa Ramazan ayında en büyük ibadet; şatafatlı, israf dolu sofralar kurmak değil, açın, yoksulun, yetimin, engellinin yani yardıma muhtaç herkesin ihtiyacını gidermektir. Bugün gelinen noktada emekliler ne yazık ki yardıma ve sadakaya muhtaç hâle getirildi”
ifadelerine yer verdi.
“RAMAZAN AYINDA DEĞİL, YILIN TAMAMINDA SÜRDÜRÜLMELİ”
Ramazan ayında toplumda bu kadar ihtiyaç sahibi varken, israfın ve şatafatın ön planda olduğu etkinliklerden kaçınılması gerektiğini söyleyen Göktaş şunları kaydetti:
“Ramazan ayı emekliler, dul ve yetimler için adeta bir çile dönemine dönüşmüştür. Hayat pahalılığı özellikle bu dönemde daha da artmakta. Gıda fiyatları katlanırken, gösterişli sofralar çoğalmakta; israf ve şatafat zirve yapılıyor. Yıl boyunca geçim sıkıntısı yaşayan, pazarcı artıklarına muhtaç kalan emekli, bu günlerde sefaletin daha da derinini yaşıyor. Yardımlaşma ve iyilik duygusu zayıflarken, bazı kurum ve siyasi yapılar reklam ve gösteriş amacıyla büyük ve gösterişli iftar organizasyonları düzenliyor. Toplumda bu kadar ihtiyaç sahibi varken, israfın ve şatafatın ön planda olduğu etkinliklerden kaçınılmalı. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin ihtiyaç sahibi, yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlara Ramazan ayı boyunca gıda yardımı yapacağını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu katkılarından dolayı teşekkür ederiz. Ancak bu tür destekler yalnızca Ramazan ayında değil, yılın tamamında sürdürülmelidir. Emekli sadece Ramazan ayında değil, yılın 12 ayında geçim sıkıntısı yaşanıyor. Bizim öncelikli talebimiz; emekli ve yoksullarımıza kimseye muhtaç olmadan yaşayabilecekleri insanca bir maaş ve düzenli bir gelir sağlanması.”