Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş, emeklilerin içinde bulunduğu zor durumu tekrar gündeme taşıdı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki milletvekilleri eleştiren Göktaş, vekillerin emekliler için bir araya gelmediğini ileri sürdü.
Halk olarak milletvekillerini halkın temsilcisi, sesi olsunlar diye seçtiklerini ifade eden Göktaş, milletvekillerine sitem etti.
“EMEKLİNİN GÖNLÜNÜ ALAN İKTİDARI DA ALIR”
Emeklilerin hakkını verenlerin oyunu da alacağını söyleyen Göktaş,
“Milletvekilleri halkın içinde olsalar, arada bir dertleri, sorunları dinleselerdi Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne çıkar, o kürsüde emeklinin, asgari ücretlinin, emekçinin sorunlarını dile getirirlerdi. Onlar için emeklinin, asgari ücretlinin açlığı, sefaleti önemli değil. Seçtiğimiz milletvekillerinden beklentimiz emeklinin, asgari ücretlinin, emekçinin faydasına bir öneri geldiği zaman birlik ve beraberlik içinde olmalarıdır. Emekliler artık kim hakkını savunur ve alırsa onun yanındadır. Emeklinin hakkını veren gönlünü alır, emeklinin gönlünü alan oyunu da ve iktidarı da alır”
şeklinde konuştu.
“30-35 YIL PRİM ÖDEDİK Kİ YAŞLILIĞIMIZDA RAHAT EDELİM”
Emeklilerin çalışmak zorunda kaldığına dikkat çeken Göktaş,
“Biz emekliler 30-35 yıl bu vatana çalıştık, emek verdik, askerlik yaptık, vergi, prim ödedik ki yaşlılığımızda rahat edelim, çalışma hayatında gidemediğimiz yerleri görelim, tatil yapalım, torunlarımızı sevelim, onlara boynumuzu bükmeden harçlık verelim ama bize verilen maaş ev kirasına yetmiyor. Emekliler çalışmak zorunda kalıyor. Emekliler hobi olsun diye çalışmıyor, ev kirasını verdikten sonra aç kalmamak, acil gıda, sağlık harcamaları için çalışıyor. 2002’de ev satın almak lükstü, 2025’de kiracı olmak, şimdi lokantada tavuk dürüm yemek lüks oldu”
ifadelerini kullandı.
“ARTIK GEÇİNEMİYORUZ”
Başka bir emekli ise,
“Aldığımız maaş belli, ödediğimiz kira belli. Artık geçinemiyoruz. Çoğu emekli çalışmak zorunda kalıyor. Biz bu yaşta neden bir işte çalışalım. Emekli olduk ki rahat edelim ama hala çoğu emekli çalışıyor. Biz bu duruma bir şekilde ‘Dur’ denmesini bekliyoruz”
dedi.
Muhabir: Besime Güner







