Zorluklar içinde engellerini aşmaya çalışanlar: kar çiçekleri…

Abone Ol

Tazeliğin, saflığın ve gençliğin sembolü olan kardelen çiçeği ilkbaharın en narin çiçeklerinden bir tanesidir.

Kar ortamında yetişmesinden dolayı fedakârlık ve sabır anlamlarına geldiği de bilinir.

Zor ve çetin şartlarda oldukça mükemmel bir şölen sunar kar çiçekleri.

Şüphesiz ki, her ülkede olduğu gibi engellilerimiz de bizim Kar çiçekleri gibidirler.  Zor şartlarda mükemmel bir yaşam sürmek isterler. Tüm engellere rağmen, engelsiz bir yaşamdır arzu ettikleri.

Engellerine rağmen engelsiz bir hayat mümkün mü, yüzde 100 mümkün değil, lakin insanları buna azmettirmekte toplumun ve devletin sorumluluk,  gözetim ve denetiminde olmalı.

Son zamanlarda engellilerin karşı karşıya kaldıkları birçok engel ile mücadele edilmiş olsa da arzu edilen seviyede bir başarı elde edilmiş gözükmüyor.

Engellilerin engelleri hep farklı farklı, fiziksel, zihinsel, psikolojik, yatağa bağımlı vs. Haliyle karşılaşacağı engeller de farklı olacaktır.

Devlet bu konuda oldukça yol almış olsa da yeterli düzeye gelmediği fikrindeyim.

Engellilerin karşılaşacağı engelleri topyekûn bir iletişim ile mümkün; STK’lar, belediyeler, resmi kurum ve kuruluşlar, toplum vs.

Sosyal yaşam alanları dizayn edilebilir, toplu kullanım alanları düzenlenebilir, en önemlisi engellilere, engelleri için değil içimizde onların bu topluma Allah tarafından verilmiş imtihanımız olduğu gerçeğidir.

Hiç kimse mükemmel değildir ve olamaz da ama herkes herkesi olduğu gibi benimseyip önemsemeli. Nasıl ki, herkesin istek ve arzuları farklı ise engellilerde de aynı durum var.

Devlet olarak engellilerin istihdamı konusunda oldukça mesafe kat etmiş. Lakin bu konuda da istendik bir sonuç alınamıyor. Her engelli çalışamayabiliyor. İmkansız ve kısıtlı olabiliyor. Bu durumda olan engellilerin durumları değerlendirilmeli en azında annesi veya aile içinde biri istihdam edilmeli.

Yatağa bağımlı ve kısıtlı olmak bir suç değil böyle bakmalı herkes.

Engelliler bazı özel durumlarda gündeme gelmemeliler, her daim gündemde olmalılar. Çünkü onlar Allah’ın bizlere verdiği bir imtihandır.

Yılda sadece 1-2 gün hatırlanmamalılar, engelliler hiç kimsenin vitrinine malzeme edilmemeliler.

Şu an gündemde olan engelliler kendi imkânları ile mücadele edip kapıları çalanlardır. Oysa ki devletin görevi tüm engellileri görmesinden geçer.

Hz. Ömer: "Hz. Muhammed Aleyhissalatü Vesselamı, hak Peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, Fırat kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer'den sorulur! Devlete felsefe teşkil etmeli bu sözler. Devlet herkesi ama herkesi görmeli yoksa o vakit devlet, devlet olmaktan çıkar.

Evde yatağa bağımlı, ailesini de eve bağlayan engellileri değil devlet yakındakiler dahi görmüyor ya da görmek istemiyorlar.

Sosyal devlet politikası kapsamında resmi kurumlar bunların envanterlerini çıkarmalı ve gereken ilgi ve alakaları göstermelidir.

Öyle aileler var ki 365 gün dahi dışarı çıkamıyorlar, bunları gören yok. Varsa yoksa özel program yaptırıp kendi imkânları ile o programa gelenleri engelleri üzerinden kendine reklam alanı uluşturmaları bu hiçbir akla ve vicdana sığmaz.

Herkesten ricamdır; ne olur engellileri engelli oldukları için önemseyin, kendinize reklam alanı için resmetmeyin!

Bizzat bir engelli babası olarak kendim şahit oldum. Engellilerin taleplerine hiç kimse duyarlılık göstermiyor. Normal olan insanlara gösterdikleri gibi muamele ettiler. Halbuki  o insanalar engelleri oldukları için talepleri vardı. Yasalar böyle yasalar şöyle o vakit engelli kelimesini kullanmaya ne hacet.

Gün boyu evde kalıp, sabaha kadar inlemelere şahit oldunuz mu ki engellilerin ve engelli yakınlarının psikolojisini anladığınızı beyan edebiliyorsunuz!  Asla anlayamazsınız, çünkü anlamak dahi istemezsiniz vicdan varsa dayanamazsınız anne ve baba hariç.

Engelliler o kadar zor şartlar altında hayatlarını ikame etmeye çalışıyorlar ki, o zor şartlar atında öyle mükemmellikler ortaya koyuyorlar o sebepten her engelli bir “Kar Çiçeği”dir.

Taze ve temiz duyguları ile saflıkları ile bize hayatı ve yaratılışın gayesini resmediyorlar.

Özetle:

Her engellinin durumunun farklı olduğu…

Çözüm noktalarının farklı olacağı…

Toplumda benimsenmeleri ve önemsenmeleri gerektiği…

Birilerine reklam olmamaları, bilakis herkesin onlar için yapacak bir şeylerin olduğu…

Bütün engelli ve engelli yakınları rencide edilmemesi gerektiği toplumca bilinmeli…

Engelliler sadaka istemiyorlar, acınma ve duygulanma istemiyorlar sadece engellerinin farkında olmaları gerektiğini arzuluyorlar.

Engelliler bu toplumun “Kar Çiçekleri”dir.

S O L D U R T M A Y I N!

Sağlıkla kalın…