Zirvede kalmak zirveye çıkmaktan daha zor

Abone Ol

Türkiye siyaseti, demokrasi tarihi boyunca inişli-çıkışlı dönemlere sahne oldu.

Gün geldi açık oy gizli sayım, gün geldi darbeler ve e- muhtıralara maruz kaldı.

Balans ayarları verilmeye çalışıldı. Halkın üzerine bombalar yağdırılmaya yeltenildi.

Türkçe dışında (aslında hedef Kürtçe idi) başka dil konuşmak suç sayılırdı. Resmi dairelerde her dil konuşulabilirdi tercüman kanalı ile ama Kürtçe asla…

İşkenceler, hakaretler, asimile çalışmaları hiç olmadığı kadar tam gaz ilerliyordu. JİTEM Güneydoğu ve Doğu da akıl almaz yöntemler deniyordu. Asit Kuyuları vs.

Bu inkar ne zamana kadar devam etti: 3 Kasım 2002 gününe kadar…

Bütün engellemelere rağmen demokrasi tarihimiz bugünlere geldi.

KÜRT KİMDİR?

Neden bu konunun arasına bu başlık eklendi dememeniz için, bugünlerde terörsüz Türkiye söyleminin zirvesi için önemli bir konu olması hasabiyle… derim…

Mezopotamya topraklarında var olan ve yaşayan soylu halktır. 639 yılında Hz. Ömer’in Diyarbakır’ı almasıyla ‘’Kelime-i Tevhidi’’  benimseyenlerdir.

1071 Malazgirt Savaşı’nda  Alparslan’ın yanında saf tutandır. 1514 Çaldıran Savaşı’nda İdris-i Bitlisi ile Yavuz’a destek verenlerdir.

… Dost sevendir, ihanet etmeyendir, ikram edendir, misafiri baş tacı edendir, İslam inancını etnisitesinden önde tutandır, tamamlayandır, destek olandır, türküleri ile duyguları kabarandır, içeriye ayakkabı ile girmeyendir…

 İbadetini aksatmayandır, ikram sahibidir, Siirt’te koçeru, Diyarbakır da kart kurt İstanbul da kıro’dur, ‘’sen devletten iyi mi bileceksin’’ diyendir.

 Selahiyet verildiğinde babasını tanımayandır, yaşa bakmadan erkeklere abi bayanlara abla diyendir, herkese tabi olan ama en yakınına tabi olmayandır…

… Türkçe konuşurken soru ekini yutandır (yer misin yerine yersin, gelir misin yerine gelirsin gibi),  birlik olmayı asla beceremeyendir, yönetmeye değil yönetilmeye talip olandır, ikinci evliliğe müsait olandır, ata binmekten korkmayandır, eti çok sevendir…

 …Her şeyin kaçağına meyl edendir (kaçak çay, kaçak tütün, kaçak elektrik, kaçak asker gibi), özgürlüğüne düşkün olandır o sebepten birlik olamayıp dağlarda bireysel halde yaşarlar, sarı saçlı mavi gözlü sevgiliye dahi (çavreşamın) diyendir, tek ittifak ettikleri nokta Kelime-i Tevhid’dir…..

Türk-Kürt kardeşliği ana metafordur.

Farklı etnik kökenlilerin farklı özelliklerini bilmeden hamle yapmak zirveden aşağı inmektir/zirvede kalamamaktır.

3 KASIM 2002

3 Kasım 2002 günü Türkiye Siyaset tarihi Türk halkı tarafından olağanüstü bir başarıya imza attı.

Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı. Kürt, Kürt; Türk, Türk olacaktı; oldu da… Fikir ve düşünce alanı gelişti. Ekonomi hamleleri bir bir devam etti. Yol, sağlık ve savunma sanayii çok yol adı. Eğitim’e ayrıca bir makale gerek o konu biraz geride kalmış..!

3 Kasım 2002 gününde başlayan demokratik ve güçlü Türkiye söylemi çok yol kat etti. Devam eden seçim süreçlerinin hepsinden zafer ilanları balkon konuşmalarında verildi.

3 Kasım 2002 seçimlerinde tek başına iktidar olan Ak Parti 2016 yılına kadar pek muktedir olamadı.

Ak Parti 25 yıl boyunca temsil ettiği siyaset pratiği hala sahada ve aktif…

Geldiğimiz noktada ‘’dava mefhumu’’ diye başlanılan motivasyon süreci alabora edilerek sadece afili bir söz olarak söylenegelir.

2002 seçimlerinden 2024 yerel seçimlerine kadar giderek yukarı doğru giden bir eğri zirveden aşağı doğru yön değiştirmiş oldu.

Bu sonucun bir çok sebepleri vardır.

Zirvede kalabilmenin epey bir külfet gerektirdiği…

Aktör olarak var olmak isteyenlerin ‘’dava mefhumu’’na yakından uzaktan alakalarının olmaması…

Nasreddin Hoca misali ‘’parası olanın düdüğünün çalması’’ merkezli aktörlerin vitrinde olması…

Donanım, ehliyet ve liyakatin gözetilmemesi…

Daha çok gözlerde olanın listelerde yer bulması…

Halka tepeden bakmaklı yaklaşım…

‘’Listeye girersem tamam’’ ön yargısı…

Sürekli liderlerinin bakiyesi ile nemalanmak..!

Kendilerine ait söylemleri olanın azlığı…

TBMM temsilcilerinin meslek dağılımında ki, adaletsizlik gibi bir çok sebepleri olabilir.

Bir anektot,; bir hayırlı olsun ziyareti sırasında yaşananlar adeta bu iddiaları kanıtlar niteliğinde; ‘’görüşme sırasında kendini danışman olarak tanıtan birisi sürekli ziyaret sahibine kısa tut aşağıda bekleyenler var’’ deyip konuşulması gerekenleri konuşmamaya çaba harcaması, ziyaret randevulu olmasına rağmen gerekli süre ayrılmaması, bütün ziyaretler sosyal medyada tasdik edilir iken bizim garibanların esameleri okunmaz.

…..

Bu durumlar olası bir 2027 erken seçimlerine referans olabilir mi bunu da ileri ki zamanlarda siyasi vizyon belirleyecektir.

2000 GS UEFA KUPASI

Ben takım olarak Galatasaraylıyım. Galatasaray 2002 yılında UEFA kupasını kaldırdı. O günden bugüne bir çok Avrupa Kupası maçlarına çıktı lakin o başarıyı bir türlü yakalayamadı. Zirveye çıktı lakin o zirvede kalabilmeyi daha beceremedi.

Siyasette aynen böyle…  Ak Parti Zirvede ama zirvede kalmaya devam edecek mi?  CHP yerel seçimlerinde zirveyi gördü bu iddiasını ispatlayacak mı?  Bunu da bize zaman, söylem ve icraatlar gösterecektir.

VELHASILI

Zirvede kalmak, zirveye çıkmaktan daha zor bir durumdur. Türk Demokrasi tarihi bir çok badireler atlatarak bugünlere geldi. Gelinen bu noktadan geriye gitmek zor olsa da imkansız değildir. Bir sandık uğruna değerlerinden, söylemlerinden, ehliyet,  liyakat ve vasıftan vazgeçilirse zirveden aşağı inmek kaçınılmaz olacaktır.

Bugünlerde mimarı Sayın Devlet Bahçeli olan ‘’terörsüz Türkiye’’ yolu bir zirvedir. Bu zirvede tutunmak büyük fedakarlıklar gerektirecektir. Silah istemiyoruz..!

Zirveyi gören Ak Parti zirvede kalmayı 2024 Yerel Seçimlerinde sekteye uğratmış olsa da gelecek olan seçimlerde zirvede kalmaya devam edecek mi?  Zaman cevabı en doğru seçenektir.

Kürtler her vakit dostluğu, kardeşliği, birlik ve beraber olmayı tercih etmişlerdir. Kürtler asla terör ile anılmamalılar. Tıpkı İslam’ın terör ile anılmasının saçma olduğu gibi…

Her ikisi de ‘’mış gibi’’ yapanların ayak oyunları ile yok edilmeye çalışılmış olsa da var olacaklardır. Onlar zirvedir… Hiçbir ayak oyunu o zirveyi sekteye uğratamayacaktır.

Zeki, çalışkan ve vasıflı insanlar asla sevilmezler, toplumda dışlanırlar. Diğerlerinin yoluna taş koymamaları için…. Zirvede kalmak zeki insanların marifeti olmalı… Zirvede kalmak geriye gitmeye asla tevessül etmez.