Efendimiz(a.s) şöyle buyuruyor: “Bir malın içinde zekât kalmayı görün o malı helak eder.”
Daha önce zekâtı tarif ederken şöyle demiştim: Zekât Allah’ın fakire verilmek üzere zengine emanet ettiği maldır. Dolayısıyla zekâtı vermeyen hem Allah’ın emanetine ihanet etmiş hem de fakirin hakkını gasp etmiştir. Onun için zekâtı verilmeyen bir malı o içinde kalan zekât yok eder diyor Efendimiz (a.s).
Yine bir başka hadisinde Efendimiz (a.s) Enes (r.a) rivayetinde: “Allah Resulü (sav) şöyle buyuruyor : ‘Herhangi bir Müslüman, bir ağaç diker ya da bir ekin eker de, ondan kuş ya da insan veya hayvan yerse, mutlaka karşılığında bir sadaka sevabı alır."
Müminin hayatı hiç boş değildir, yeter ki ibadet mantığıyla yaşasın. O zaman uykusu, çalışması, gezmesi hatta evlenmesi dahi ibadet olur. İşte bu hadisi şerif bize hayatımızı nasıl ibadete çevirinizi öğretiyor.
Yine Efendimiz (a.s) hadisi şerifinde Ebû Hureyre (ra) rivayetinde: “Allah Resûlü (sav) şöyle buyuruyor: ‘insanın, her bir organı için, her gün verilmesi gereken bir sadakası vardır. İki kişi arasında adaletli davranman bir sadakadır. Binitine binerken birine yardım etmen, onu üzerine bindirmen veya yükünü onun üzerine yüklerken yardım etmen, bir sadakadır. Güzel bir söz de bir sadakadır. Namaza gitmek üzere attığın her adım bir sadakadır. Yoldan insanları rahatsız edici bir şeyi kaldırman da bir sadakadır." Bu hadisi şeride Efendimiz (sav) bir önceki hadisi tefsir ediyor. Hayatın her anı sadakadır, yani ibadettir.
Efendimiz(a.s) bir başka hadisinde Ebû Hureyre (ra) rivayetinde: “Allah Resulü (sav) şöyle buyuruyor: ‘Yedi sınıf insan vardır ki, Allah, kıyamet gününde, kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı zamanda, onları kendi gölgesinde gölgelendirecektir:
Adaletli davranan yönetici.
Allah’a ibadet ederek büyüyüp yetişen genç.
Çıkıp dönünceye kadar kalbi mescide bağlı olan kişi.
Buluştuklarında da, ayrıldıklarında da Allah sevgisinde birleşip, birbirini seven iki kişi.
Alımlı bir kadın kendisini cinsel ilişkiye davet edince, ‘Ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım’ diyen namuslu kişi.
Sağ elinin verdiğini sol eli bilemeyecek derecede yardımını gizli yapan insan.
Issız yerde Allah’ı zikredip de gözleri dolu dolu olan kişi."
Kıymetli okuyucularım kıyamet günü çok zor ve çok dehşetli olacak. Güneş tepeye doğru inecek. Güneşin o harareti insanın beynini kaynatacak, arşın gölgesinden başka gölge de olmayacak. İşte o gün arşın gölgesinde gölgelenecek yedi sınıf insandan birsi de zekat verenler olacaktır. Allah(c.c)cümlemize arşın gölgesinde gölgelenmeyi nasip etsin inşeallah…
Bir başka hadisinde Allah Resûlü (sav) şöyle buyuruyor: "Müslüman olup, kendisine yetecek kadar rızık verilip, Allah’ın verdiklerine kanaat eden, gerçekten kurtuluşa ermiştir."
Son bir hadis daha verip bitireceğim.
İbn (ra) rivayetiyle Allah Resûlü (sav) şöyle buyuruyor: "Biriniz mal ve huy bakımından kendinden üstün birini gördüğü zaman, kendinden aşağı olana baksın." Bu hadisinde Peygamber Efendimiz (sav) bize kanaatı öğreterek maddi imkanlarda hep daha kötü durumda olanların varlığını düşünerek şükretmemizin gerektiğini, güzel huy ve davranışta da yüksekte olana bakarak eksiklerimizi tamamlamamızı emrediyor.
Allah cümlemizi kemale erenlerden eylesin, Allah’a emanet olun efendim.