ZAMANA BIRAKILANLAR

Abone Ol

Zaman acıdır, zaman ilaçtır, zaman sabrın bir diğer adıdır…

Bugün ömür kavramından yola çıkarak yazmak istedim sizlere. Hızlı geçiyor zaman ve eskilerin dediği gibi, her nefes ömrümüzden gidiyor işte.

Bir koşuşturmacadır almış başını gitmiş. Dünya telaşımız bizi bizden etmiş.

Halbuki bize verilmiş ortalama süre 65-70 yıldır. Ne zaman denk gelip sohbet etsem bir koca çınarla, “Nasıl da geçti bilemedim” der. Israrla sorarım bende nasıl geçti anlatsana diye.

Üç-beş anıdan sonra hatırlamamaya başlar genelde. Buda gösterir ki insanoğlu unutkandır. İnsanoğlu tüm canlıların en sabırlısıdır.

Güçlüdür İnsan.

Şu bir gerçektir ki; herkesin ömür dediği kendi yaşadıklarından ibarettir. Yaşadığı kadardır. Kişinin yaşadığı, sıkıntı, zorluk, yokluk ise onlara sığdırmıştır ömrünü, anılarını. Güzel geçmişse, huzur içinde gelmişse 70’ine, elleri nasırsız yüreği biraz daha yarasızdır. Ve ömür demek sadece bizlere sunulmuş “Al hadi kullan şu kadar yıl senin demek değildir.”

Amaçtır,ekmektir, ailedir, kırgınlıklardır, küskünlüktür, sevinçlerdir, pişmanlıklardır, en olmadık yerde gelen mucizedir. Çok şeydir ömür demek…

Peki, zaman nedir? Ömür boyu yaşanmış kötü izleri silendir zaman. Yılların birikmiş yükünü bizden alıp sırtlayandır. Tamda bu noktada Allah’ın sadece insanlara nasip ettiği unutma becerisi giriyor devreye.

Ne olursa olsun zaman iyilikleri silmiyor. Güzellikler asla yok olmuyor.

Hz. Eyyüb’ün sabrından katılsın ömürlerinize.

“Gözünü açıyorsun doğdu diyorlar, kapatıyorsun öldü diyorlar, bu göz kırpışa ömür diyorlar”…(NECİP FAZIL KISAKÜREK)

Selam ile…