Zaferi kazananlar kutlar

Abone Ol

Sinirlenmenize gerek yok.

 Zaferi kazananlar kutlar!

Sizleri, kaybedenlerin sessizliğini, hüznünü, sitemini ya da isyanını anlamaya davet ediyorum. Kaybeden tarafların elbette canı sıkılacak. Elbette onların canları sıkılıyor diye zaferlerimizle ilgili coşkulu kutlamalar yapmayacak değiliz.

Cumhuriyetimizin kuruluşunun yüzünce yılını da coşkuyla kutlayacağız.

Yüz yılda neler yaşadık, nelere şahit olduk hatırlayalım.

Dünyanın saydığı saygıyla önünde eğildiği büyük önderimizin ebedi hayata irtihalinin ardından, O var diye oynanamayan oyunlar tekrar tekrar kurgulanıp önümüze getirildi.

Sinir uçlarımızla oynandı: Alevi Sünni, Türk Kürt, Sağcı Solcu, laik antilaik gibi tartışmaların içine çekilip durduk.

Tuzak kuranlar, tuzak kuranların en hayırlısı olanını hep ama hep unuttular. Binlerce yıllık devlet olma tecrübemizi ve inançlarımızı hiç hesaba katmadılar.

Türk milleti ilelebet muhafaza ve müdafaa etmesi gereken değerlerin hep arkasında durdu. Hiç unutmadı.

Bu millet her şeyi öğrendi, uşaklığı öğrenemedi!

Çok partili hayata geçtiğimiz ilk seçimlerden bu yana yüzde seksenlerin üzerindeki katılım oranlarımız neredeyse hiç düşmedi.

Milletimiz değerlerine hep sahip çıktı çıkmaya da devam ediyor.

Bir başbakanımız asıldı, bir diğeri katledildi, diğeri suikaste uğradı… korku cumhuriyeti inşa etmeye çalıştılar. Başaramadılar.

Yurtta sulh dünyada sulh düsturumuzdan vazgeçmeme çabamız hep kullanılmaya çalışıldı. Savaşmak istemedik. Savaşmamızdan hep çekinildi, çekinilmeye de devam ediyor. Çünkü onlar iyi biliyorlar ki Türkler savaşmaya başlarsa şeytanı cehennemde esir alır!

Hitler ne demişti? ‘’Türkler öyle bir milletki, eğer saldırırsak tamamını yok etmemiz gerekir. Bir tane bile hayatta bırakırsak, yeni bir devlet kurar ve intikamını alır.’’ Daha ne desin?

Napolyon ‘’Bana Türklerden kurulu bir ordu verin dünyayı rehin alayım.’’ derken espri yapmıyordu herhalde!

Kurucu liderimize iftiralar atıldı. Yetmedi ailesine dil uzattılar. Kimsenin kimseyi suçlayamayacağı ve kurtaramayacağı kaçınılmaz günü unuttular. İnandıklarını iddia ettikleri kitabı anlayamadan ve yaşayamadan göçüp gittiler.

Daha ileri giden ‘’babayiğitleri’’ keşke yunanlar kazansaydı bile dedi…

Vesayet odaklarının içindeki satılmışlarla milletin canına kasteddiler…

Ettiler de ne oldu? Atatürk liderliğinde kurulan cumhuriyetimizin ve organlarının bir parçası olmaya çalışmaktan daha büyük hayalleri hiç olmadı!

Bu yüzden bırakın, bırakın da zaferleri kazananlar kutlasın… ibrikçiler değil!

Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…