YSK'nın son yasağı

Abone Ol

Rüyalarımda bile genel seçimle uğraşıyorum artık durum o kadar vahim. Sadece ben değil eminim bir çoğumuz aynı durumda. Vekil adayları ve bağlı olduğu partiler o kadar iyi o kadar yoğun çalışıyorlar ki gece gündüz onlarla yatıp kalkıyoruz. Fena da değil yapılan seçim çalışmaları, etkili olduğu da bir gerçek.

Telefon mesajıyla bildirilen toplantı, miting zamanları, televizyon programları bence şahane bir uygulama. Yapılan mahalle toplantıları miting kıvamında, etkinlikler keyifli olduğu kadar sürece yararlı da. Ama aynı övgüleri seçim arabaları için yapamayacağım kusura bakmayın. Çarşıda, evde, işte, hastanede her yerde duymak mümkün arabadan çalan müzik ve lider seslerini. Olmuyor ama, vatandaşın büyük bir kısmı kendi partisinin arabasını bile görse rahatsız oluyor artık. Çünkü sabahın erken saatlerinde mesaiye başlayan seçim arabalarının paydos edeceği saatler de belli değil. AK Parti, CHP, MHP, HDP, diğer partiler ve bağımsız adayların resimlerinin bulunduğu, parti seçim müzikleriyle hareketlenen arabalar arka arkaya konvoy halinde şehir turu atıyorlar. Gitmedikleri cadde, girmedikleri mahalle sokak kalmadı üstelik.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) seçim için geri sayıma başladıktan sonra yeni yasağını uygulamaya koydu. Uğur Işılak'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için bestelediği Dombra şarkısı, AK Parti'nin arabalarında 2015 genel seçimleri için bir kez daha can buldu. “Cumhurbaşkanı devletin birlik ve beraberliğini temsil ettiği için hiçbir parti Cumhurbaşkanı ile propaganda yapamaz" diyerek, AK Parti'ye Dombra yasağı getirdi. Bu karar bazıları için geç kalınmış bir karar bazıları için de yerinde bir karar olarak yorumlandı. Bana göre de yasak genişletilerek uygulanmalıydı. Hasta olan, çocuğu olan, YGS'ye hazırlanan derken bu yersiz propaganda sistemi tamamen ve bütün partiler için yasaklanmalıydı.

Arabalardan kulak tırmalarcasına sadece gürültü kirliliğine neden olan seçim propagandası hiç olmamalıydı aslında. Zaten buna ihtiyaç da yok şu süreç içerisinde. Büyük bir çoğunluk oy vereceği partiyi biliyor, takım tutar gibi sahip çıkıyor, kararsız kalan yad a kafasında soru işareti olan vatandaş içinde yapılan mahalle toplantıları, ziyaretler, geziler ve medya yeterli diye düşünüyorum.

Yani kimse "aaa falanca partinin seçim arabası geçti, müziği de güzelmiş, oyumuzu bunlara verelim" diyerek sandığa gitmiyor. Yani şu benzinin pahalı olduğu dönemde gezen araçların masrafı zarardan başka birşey değil teşkilat bütçesine. Baş ağrısı yaptığı, bezdirdiği de çabası. Son haftalar için bari bir karar alınsın ve araçla oy toplama sistemi sona ersin.