Bir zamanlar dayım postane, İş Bankası, Soykan Parkı, Kapalı Çarşı üstünde kartpostal satarken ben de o zamanlar dayıma yardım ediyordum.
Hiç unutmam Malatya’nın güzel fotoğraflarını çeker ve İstanbul’da fotoğrafları çoğaltır, satardık. Bu fotoğrafların çoğunu hala arşiv olarak saklarım.
Orta ve lise yıllarında, ben ve dayım dini bayramlar ve yılbaşı öncelerinde Malatya Postane önü, İş Bankası yanında ve en son olarak Soykan Parkı’nda geçici olarak yılbaşı, bayram kartpostallarının satışını yapardık.
Merkez PTT Şubesinin önündeki kaldırımlar, bildiğim en eski kartpostal pazarları. Soykan Parkı’nın yan sokağında başlayan satışlar yılbaşından veya bayramlardan en az 3 hafta, 30 gün öncesinden başlayıp son güne kadar devam ediyordu.
O dönemlerde kartların postaya verildiği PTT şubelerinde inanılmaz kalabalıklar ve kuyruklar oluşuyordu.
Aralık, ocak aylarında (Yılbaşı) geyikler, kızaklar, çamlar, Noel babalar, kar manzaraları ile başlayan bu serüven giderek sanatsal, kültürel, politik hatta sanatçı kartpostallara evrildi.
Siyah-beyaz kartlar zamanla renklendi, simlendi, boyutlandı, katlandı ve son derece çeşitlendi.
Öylesine çeşitlendi ki tezgâhlarda, kart göndereceğiniz kişilerin beğenilerine, huyuna-suyuna, eğilimlerine, dünya görüşüne göre ayrı ayrı kartlar seçebiliyordu.
Artık neredeyse yılbaşı kartı da yok (türlü biçimli iletiler var), posta pulu da yok (pul makineleri var), adres de yok (internet adresleri ve cep telefon numaraları var).
Haydi, bu yılbaşında güzel geçmiş günlere dönelim.
3-5 dostumuza o bildiğimiz “sağlık, mutluluk, başarı” dileyen “sevgi ya da saygı” sunan yeni yıl kartı yazalım, zarfını adresleyelim, pulunu yapıştıralım ve postalayalım.