Yeşilyurt ders verdi

Abone Ol

Pazar günü Yeni Malatyaspor ile Yeşilyurtspor arasında oynanan hazırlık maçını izledim. Malatyalı futbolseverlerin de bir hayli ilgi gösterdiği maçta hiç şüphesiz kazanan Malatya futbolu oldu. Yücel Hoca PTT 1.Lig’de Alanyaspor’u 2 – 1 mağlup eden kadroyu sahaya sürerek, BAL’da yer alan rakibine duyduğu saygıyı gösterdi. Maçtaki herkes bu duruma şaşırsa da ben İldiz Hoca gibi düşünenlerdenim.

***

Ama aynı kadro o saygıyı göstermemiş olacak ki tıngır mıngır çıktı maça. Baştan sona Yeni Malatyaspor’un farklı kazanması ve oyunsal anlamda kalite ile güç farkını ortaya koyması gerekirken hiçte öyle olmadı. Yeni Malatyaspor’da ikinci yarı oyuna dahil olan, Burak, Ferhat, İrfan, Kemal, Yakup gibi isimler daha iyi mücadele etti. Karşısında bu denli bir direnç beklemeyen as kadro için ilk yarının Yeşilyurt’ un 1 – 0 üstünlüğü ile bitmesi iyi bir ders oldu.

***

Tabi bu tür maçları oynamak daima daha üst ligde olan takım için zor olur. Kendisinden 3 gömlek büyük bir takımla oynamak elbette Yeşilyurtlu oyuncuları ekstra motive etti. Bu maç Yeni Malatyaspor adına oyunsal anlamda hiç bir şey ifade etmediği için daha çok Yeşilyurt penceresinden bakmak istiyorum.

***

Mustafa Taşar kendi teknik adamlık becerisi ile aslında kadro kalitesi üst düzey olmayan takıma çok şey katmış. Yeşilyurtspor’un 350 bin liralık bütçe ile 15 milyonluk takımla başa baş oynamasının takım olma anlayışından başka bir şey ile izahı yok. Zaman zaman top kaybetmeden 17 pas yapan, attığı gol öncesi dikine 5 isabetli pas oynayan, rakibe hiçbir zaman net fırsat vermeyen ve orta sahası top kaybetse bile savunmada hazırlıksız yakalanmayan bir takım olmuşlar. Birbirine yakın oynayan, çıkarken zorlanmadıkça uzun oynamayan, takım halinde topun gerisine geçen ve tüm bunlara çizgi bindirmelerini de dahil eden bir takım izledik. Fiziksel açıdan Yeni Malatyaspor ile 90 dakika başa baş mücadele eden Yeşilyurt, geçen yıl 60’da oyunu bırakan yapısından çok uzak. Bunu sağlayan Faruk Akçınar’ın kendi alanında ne kadar uzman olduğunu da bir kez daha görmüş olduk.

***

Mert Ali’yi kaydettiği harika golden, Ahmet Yazıcı’yı kusursuza yakın oluşundan, Turgut’u tam bir pivot santrafor gibi oynayışından ve Murat Avcu-Onur ikilisini müthiş uyumundan dolayı tebrik ediyorum. Oyuna sonradan giren, Burak, Ramazan, Yunus Kutlu, Cihan ve Raif gibi oyuncular yerlerine giren arkadaşlarını hiç aratmadılar. Aynı oyun anlayışını bozmadan oynadılar. Mustafa Taşar’ın topa hakim olma tutkusunu çok iyi bilirim. Bu sene Yeşilyurtspor’a bunu çok iyi aşılamış. Ancak takımın bu anlayışını bozan birkaç oyuncu var. Çıkarken Fuat ve Vahap’ı pas kalitesi düşük toplarla zor durumda bırakabiliyorlar. Önce bunu çözüp, sonra hücum bölgesinde çoğalmayı sağlarlarsa kusursuza yakın olurlar.

***

Tüm güzel şeylerin sonu olduğu gibi bu maçın da Yeşilyurtspor için acı bir gerçeği var. Bu tür maçlarda Yeni Malatyaspor’a karşı böyle oynamak önemli ama aynısını kendi kategorinde becerebilmek çok zor. BAL’da bu futbolu oynayabilmek için çok çalışmalılar. Yeşilyurt takımı insanlara güzel bir oyun izletti. Ama eğer ligde bunun altına düşerlerse, herkes durduk yere bir sorun arayacak. Onun için oyuncuların bu anlayışı bozmadan sürdürebilmeleri onların asil kalitelerini ortaya koyacak.

***

Küçük bir detay da Mustafa Hoca’ya. Kendisinden 3 kategori üstte bir takımla hele de ligin başlamasına kısa bir süre kala maç oynama cesareti, takımı 1 – 0 öndeyken, 8 oyuncuyu çıkarıp tüm yedeklerine şans vermesi ve buna rağmen anlayışta en ufak bir değişiklik yapmaması ve saha kenarındaki sakin tavrı, teknik adam yetiştiremiyoruz dediğimiz Malatya’ya örnek olmalı.