İnanın bu Battalgazi Belediyesi’nin Yeşil Kuşak projesini tam anlamadım.
Tam anlamaya çalışıyorum ama yine bi açıklama gelip bu anlam kavrayışımı tekrar karıştırıyor!
Mesela İnönü Stadı…
Bildiğimiz kadarıyla Yeşil Kuşak projesinin içinde…
Üç-beş gün önce Sayın Ahmet Çakır aynen şunları söyledi:
"O bölge biliyorsunuz yeni stadın yapımı karşılığında TOKİ'ye devredilmişti. Şimdi biz ise TOKİ'den oraya bir yapı gelmesini arzu etmiyoruz. Yani herhangi bir konut alanı, herhangi bir yapılaşmanın olmasını istemiyoruz. Bununla ilgili de bir çalışmamız var. TOKİ'ye daha önce bu talep iletilmişti. Biz aslında TOKİ'ye devredilen yerlerin şehrimiz için birer yeşil alan olarak kalmasını arzu ediyoruz. Aslında kültür merkezi veya sosyal tesis olarak da kullanılabilir. Bununla ilgili tekrar görüşmelerimiz var. Ama henüz bir netice alamadık. Bizim önerimiz sosyal alan veya kültürel tesis, yeşil alan olarak kalması. Ama karşılığında bir arsa vermemiz gerekiyor. Onunla ilgili de çalışmalarımız devam ediyor"
Kısaca diyor ki biz halen bir netice alamadık ama burayı TOKİ’ye verirken yeni stadın karşılığında verdik.
Dün ise Net Haber’e konuşan Sayın Selahattin Gürkan;
TOKİ Başkanı Ergün Turan ile konuştuğunu ve Sayın Ergün’ün Sayın Gürkan’a, “Bu işi biz çözeceğiz, siz rahat olun” dediğini öğreniyorduk.
Devamında Selahattin Gürkanaynen şunları söylemiş:
“Ergün bey de bizim gibi meydan ve yeşil konusundan hassas olan bir arkadaşımız. En son yaptığımız görüşmede orada 4-5 dönümlük bir yerin mekansal anlamda bir değerlendirmesi noktasında düşüncemiz var. Orası 48 dönüm yer. Geri kalan 40 dönümü tamamen yeşil alan olması konusunda birbirimizle fikir birliğine vardık.”
Kısacası TOKİ Başkanı ile fikir birliğine vardık diyor.
Büyükşehir Belediye Başkanı “Henüz bi netice alamadık” diyor, Battalgazi Belediye Başkanı ise “Fikir birliğine vardık” diyor.
Allah aşkına kim doğru söylüyor.
Bu arada Yeşil Kuşak projesi kimin?
Battalgazi Belediyesi diye biliyorum.
Sayın Çakır sürekli açıklama yaparken Selahattin Gürkan ismini hiç kullanmıyor. Ben duymadım ve okumadım.
Kamuoyuna verilen algı yanlış gibi…
Sanki Ahmet Çakır ve Selahattin Gürkan ayrı ayrı TOKİ ile görüşüyorlar.
Birbirinden koordinesiz bi şekilde…
Malatya’nın oksijen deposu olacak bi yerin çözümü ile ilgili koordinesizlik Malatya’ya zarar verir.
Anlayamadığım bir soğukluk hissediyorum.
BU HAVALAR
Ocak ayına mı girdik yoksa Mayıs ayına mı girdik inanın belli değil.
Sabah işe giderken kalın mı giyinelim yoksa biraz ince mi giyinelim, diye kafa patlatıyorum her sabah.
Bu havalara sevinenleri görüyorum!
Tarım şehri Malatya için bu havaların “hava” olmadığını söylemek isterim.
“Biraz daha bu şekilde sıcak havalar devam ederse kayısı çiçeği açacak Ocak ayında” diye serzenişte bulunan tüm çiftçi arkadaşlara katılıyorum.
Küresel Isınmanın etkilerini iliklerine kadar hissediyoruz.
Fazla değil…
On-on beş gün daha bu şekilde havalar devam ederse belki çiçekler açmaz ama kayısı için dönülmez akşamın ufku düzeyine geçmiş oluruz.
Geçmiş olsun Malatya, deriz…