Yeni nesil anlayış...

Abone Ol

Gençlerin yeni nesil isimlendirildiği, Z kuşağı, alfa kuşağı diye isimler aldığı bu dönemde açıkçası eğitim adına pek bir şeyin olmadığı bunun yerine çok şeyin aşılandığı bir dönemdeyiz.

Son kuşak aslında ahir kuşak denilebilecek özellikleriyle meşhur. Toplumsallaşmanın çevreye uyum olduğu yani çevrenin beklentisini karşılama ve bir topluluğa üye olma bilincinde gençlerimiz. Okulun eğitimden çok bir araç olarak görüldüğü mecburi olarak bakıldığı dönemdeyiz. Hal böyle olunca genç kuşaklar okulu yani mecburi gördükleri ortamı dış yaşam alanları gibi düzenleme eğilimindeler.

Okullarda forma hariç görülen giyim kuşağın bir anda patlama noktasına gelip aşırı karşıt giyime dönüşmesi, kültürel etkiyi yok sayıp kendi kültürlerini yaratmaya çalışan topluluklar ve bu topluluklara dahil olmaya çalışan genç nesiller...

Eğitim kültür iç içe iken artık eğitim ortamı kültürü zoraki değiştiren kültürlenme çabasının arttığı ve Milli kültür öğeleri yerine batı kültürü veya abuk sabuk değerlerle donanıyorlar. İnternet ve teknolojinin hızlı haberleşme ağı oluşturması, sosyal medya baskısı sebebiyle dövmeleriyle hayata benliğine küfreden genç nesillerden tutunda ,öğretmenine el kaldıran tehdit eden veya öğretmeniyle dalga gecen bir nesil oluştu hem de bu muzun bir zaman içinde değil 2015 sonrası artarak bir anda ortaya çıktı .Hem eğitim yöneticileri hem öğretmen hem de veliler bu oluşumu ısrarla izledik.

Sonra ne mi oldu...

Ben ateistim yok yok deistim diye haykıran ama ne olduğu hakkında bilgi sahibi olmayan sadece bir moda gibi dile getirilen kavramları kullanmaya çalışan nesillerimiz oldu bizlerde çağdaş toplumun gereği olarak izledik onlara bakıp harika özgür gençler yetişiyor dedik.

Abuk sabuk dernekler veya topluluklar içinde buldular kendilerini güya çağdaşız. Kendimize bile bu etiketi verebilmek yani dışardan böyle görünmek uğruna bir neslin yok olmasını izledik. Öğretmenler daha modern görünmek için yarıştı ama bunu meslek anlamında değil görünüş için yaptılar geçtiğimiz günlerde bir öğrencinin söylemlerine denk geldim branş öğretmeni bir profil fotoğrafı koymuş neymiş vücut geliştiriyormuş ve öğrenci bununla diyor ki okulda da böyle geziyor ben öğrencinin yalancısıyım ancak bu söylem bile ne kadar abes diye düşünmek gerek. Veya öğrencinin durumlarına bana ne şimdi karışsam şikayet etse ben uğraşacağım diyen öğretmen söylemlerine hak vermekle beraber en azından yaşama dokunmak deyimiyle hareket edilmesi daha uygun olur diye düşünüyorum.

Hayat bağları kökleri için küçük yaşta beslenmek gerekir ancak günümüz sistemi küçük yaşta koparıyor bir nesli ve biz oturup bana dokunmayan yılan… örneğiyle yüzleşiyoruz ve neslin çürüyüp lokmasını bekliyoruz.

Modernizasyon adı altında yok olan bu nesil gelecek toplum yapımızı ve kültürel değerlerimizi de yok edecektir. Bu tehlikeli boyuttaki değişimin mimarı aile toplum ve öğretmen unsuru olacaktır.

Eğitimin toplumsal değerleri temel alarak düzenlenmesi gerektiğine inanıyorum.

Sevgi ve saygıyla...