YENİ CUMHURBAŞKANIMIZ HAYIRLI OLSUN

Abone Ol

“İnanmak” ile ilgili çok yazı okumuşumdur. Başarının ilk temel taşı inanmaktır. Önce inanıp sonra harekete geçeceksin.


Adaylar belli oldu. Önce, CHP ve MHP’nin çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu açıklandı. Sonra HDP’nin eş başkanı Selahattin Demirtaş açıklandı ve en sonunda beklenen aday yani Başbakan Tayyip Erdoğan açıklandı.


Son 12 yılın bütün seçimlerinde galip gelmiş bir adaya karşı, belirli bir zümreye hitap eden bir aday ile ismi açıklandıktan sonra yeni tanınan bir aday var.


Son yerel seçimde sadece ismi ile yüzde 46 oy almış bir liderden bahsediyoruz. Yaşadığı şehirde belediye başkanından memnun olmamasına rağmen sırf Tayyip Erdoğan ismine oy veren milyonlar var bu ülkede. Bu tespit bir realitedir.


Kimi tutarsanız tutun ama siyaset bilimi açısından objektif bir değerlendirme yapacaksak, Recep Tayyip Erdoğan ismini iyi analiz etmemiz gerekir. Ve ona göre bir aday karşısına çıkarmanız gerekir.


Geçen gün Habertürk kanalında bir tartışmaya rast geldim. CHP milletvekili Başbakanı eleştiriyordu. Başbakan gittikten sonra yerine geçecek Başbakan adayını sadece kendisinin seçeceğini ve AK Parti hükümetinin tek adam üzerine kurulu olduğunu savunuyordu. MHP milletvekili de aynen katılıyordu o programda.


Bu tespitin altında yatan fikre iyi bakmak gerekir. Mealen şöyle diyor: Başbakan aday olursa Cumhurbaşkanı seçilir. Kendisinden sonra geleni de seçer.


Yazının başında “inanmak” eylemini bu yüzden yazdım. Ekmel Bey de dahil herkes yani Kılıçdaroğlu da Bahçeli de kadroları da Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olacağını yani seçileceğini biliyor.


Son 12 yılın tüm seçimlerini, referandumlarını, neredeyse muhtar seçerken dahi AK Partili olduğuna bakılan bir süreçte adını dahi söylerken zorlanılan bir adaya yenileceğini düşünmek delice bir düşüncedir.


ÖMER FARUK ÖZ


Geçen akşam Türkiyem TV’de Ömer Faruk Bey’i izliyorum. Belediye başkanlarına kızgın bir konuşma yaptıktan sonra, “Hiç kimse kusura bakmasın, bakarlarsa da baksınlar, vatandaş beni arıyor, ‘Falanca belediyede özel kalemdeyim, bir alo deyince beni içeri alsın’, veya ‘Falanca müdürün yanındayım, bir alo deyince bizi içeri alsınlar.’ Çok net söylüyorum, vatandaşlarımız, özellikle muhtarlarımız belediye başkanlarına ulaşmada sıkıntı yaşıyorlar” diye dobra dobra konuştu.


“Herkes haddini bilecek ben de sen de Tayyip Erdoğan sayesinde o koltuklarda oturuyoruz” diye alkışlanacak ve milletin yüreğini ferahlatan bir konuşma yaptı. Ben buradan alkışlıyorum. Tebrik ediyorum. Bir partinin dinamiklerini ayakta tutmak için basın karşısında bu tür uyarılar yapmak soğuk duş etkisi yapar. Çok etkilidir.


AK Parti hükümetinde bu tür gelişmeleri çok nadir görüyoruz. İnşallah ilerisi için örnek teşkil eder.